SON
DAKİKA
Mahmut Emin Birliktir

Komşuluk - Bir Zamanlar

Mahmut Emin Birliktir

Şimdi apartmanın girişindeki şifreyi komşundan saklıyorsun ya...
Bir zamanlar anahtar saklanmazdı, paspasın altına konurdu. Çünkü komşu yabancı değildi.
Bir zamanlar komşuluk, duvarların ses geçirmesi değildi, dert geçirmesiydi.
Annem "kızım bir tabak börek götür, Ayşe teyzenin tuzu bitmiş" derdi. Tabak hiç boş dönmezdi. Ya içinde erik olurdu, ya içinde "biz de yapmıştık" diye bir dilim daha börek. Borç değil, bahane idi o. Görüşmek için bahane.
Şimdi "rahatsız etmeyeyim" diyoruz. O zaman rahatsız etmemek ayıptı. Cenazede, düğünde, hastada ilk komşu koşardı. Kan bağı değil, can bağıydı.
Hatırlıyor musun o akşamları?
Elektrikler kesilirdi. Herkes kapının önüne kilimini sererdi. Karpuz kesilirdi ortadan. Çekirdekler çitlenirdi. Biz çocuklar, bir topun peşinde yalın ayak... Kimin çocuğu kimin evinde uyuya kalmış, kimse merak etmezdi. Çünkü bütün sokak bizim evimizdi.
Bir evde yemek pişince kokusu bütün apartmana, sokağa yayılırdı. Şimdi koku gitmesin diye aspiratör takıyoruz. O zaman "Ay koktu, canı çekmiştir" diye bir tabak da komşuya giderdi.
Televizyonu ilk alanın evi sinema olurdu. Perde aralığından değil, kapı sonuna kadar açıktı. Çaylar demlenir, çekirdekler bir kasede toplanırdı.
Hastalandın mı? Komşu kadın çorba yapıp getirirdi. İlaca değil, hatıra iyi gelirdi insan.
Şimdi ne oldu bize?
Aynı apartmanda ölsek haberimiz olmayacak. Yan dairede kim oturuyor bilmiyoruz. Adını bilmiyoruz ama internet şifresinin hızını biliyoruz.
Çocuğumuz düştüğünde ilk komşu değil, ambulansın numarasını arıyoruz. Oysa bir zamanlar komşunun dizindeki yara bandı hep hazırdı.
Biz büyüdük sanıyoruz.
Evler büyüdü, kalpler küçüldü.
Kapılar çelik oldu, gönüller kilitli.
Keşke biri yine kapıyı çalsa...
"Komşu, tuzun var mı?" diye.
Aslında tuzu istemiyor. "Ben buradayım, sen de var mısın?" diyor.
Ve biz en çok o sesi özledik.
Varmış gibi yaptığımız kalabalıkta, yokmuş gibi yaşadığımız yalnızlıkta... En çok o tuzu, o börek tabaklarını, o paspasın altındaki anahtarı özledik.
Bir tabak börekle dönecek kadar yakınken, bir şifre kadar uzak olduk birbirimize.
                                                          …………………………………
Resulullah s.a.v. efendimiz, Cebrail bana komşu hakkında o kadar çok şey söyledi ki; 
neredeyse Allah c.c.’nun komşuyu komşuya mirascı edeceğini zannettim buyurmuştur.
Buradan da komşuluğun dinende ne kadar önemli olduğunu öğrenmekle birlikte,
ŞİMDİ KOMŞULUĞUN NERESİNDEYİZ? Diye düşünmeden de edemiyor insan.
 

Yazarın Diğer Yazıları