! ! ! ? Nasıl Olacak Bu Nesil
Mahmut Emin Birliktir
Hayatın gerçeklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler için gözyaşı döken kendi ana, babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamalarına anlam veremiyorlar. Yanıbaşımızdaki savaşlar acı çeken çocuklar ölen on binlerce insanlar onları hiç ilgilendirmiyor. Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor. Hayatlarının odağında ki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar. Kendileri için yapılan fedakarlıkların hiç farkında değiller, kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek için yaratılmış görülüyor. İnsanlara verdikleri değer onların isteklerini yerine getirdikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı. Hayatlarında eğlenmekten başka amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağı olan tablet ve telefonu ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar. Geçmiş onları pek ilgilendirmiyor. Atalarımıza karşı vefasızlar, dedelerinin canları, kanları uğruna vermedikleri vatan topraklarını en iyi fiyata satacak kadar ne yazık ki maneviyattan yoksunlar. Vatan onlar için son model bir cip, cep telefonundan daha değersiz. Milletimizin geleceği açısından endişeleniyorum. 20 yıl sonra bu nesil nasıl ana, baba olacak.
Kendine hayrı olmayan nesil nasıl çocuk yetiştirecek. Bu çocuklar evlerini nasıl idare edebilecek. Ülkeyi nasıl yönetecek. Vatanı nasıl savunup, nasıl can verecek. Bütün bunlar neden oluyor. Ben izah edeyim. Altın kafeslerde çocuklar yetiştiriyoruz. Artık uçmayı bilmeyen kuşlar gibi çocuklar hayattan bihaber, açlık nedir bilmiyorlar. Yedikleri önünde yemedikleri arkasında. Acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. Öyle ki yemek yemeği bile işkence görür hale geliyorlar. Susuzluk nedir hiç bilmiyorlar. Hiç susuz kalmamışlar. Üç adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda içecek taşıyoruz, su taşıyoruz. Çocuk daha susadım demeden, ağzına suyu dayıyoruz. Çocuklar hiç üşümüyorlar, soğuk havalarda evden çıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp çıkarıyoruz. Onlar hiç titremiyor, üşümüyorlar. Çocuklar hiç ıslanmıyorlar. Evden arabaya kadar 3 metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz. Saçına 1 tek damla yağmur düşürmüyoruz. Bu yüzden çocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar. Yorgunluk nedir onu da bilmiyorlar. 2 adımlık mesafeye bile arabayla götürüyoruz. Yorulmasınlar diye, birazcık parkta koşsalar hasta olacak diye engel oluyoruz. Onları takatları tükenecek kadar hiç yormuyoruz. Onlar da hiç yorulmuyorlar. Daha istemeden her şeyi önlerine sunuyoruz. Bu yüzden varlığın kıymetini bilmiyorlar. Onlar bir yanık, bıçak kesiği acısını da bilmiyorlar. Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bıçak tutturuyoruz ne de ocak yaktırıyoruz. Çocuklar yaşamayı hissetmiyorlar. Açlığı bilmediği için açlara acımıyorlar. Üşümek nedir bilmedikleri için sokaktaki evsizleri umursamıyorlar. Çünkü üşümeyi bilmiyorlar. Yokluk nedir bilmedikleri için ekmeğe gelen zam ilgilerini çekmiyor, haber kalabalığı olarak görüyorlar. Gülüp geçiyorlar. Sıcak odalarında yaşadıkları için evsizlik nedir, sürgün nedir anlamıyorlar. Savaşta kurşunlanan, ölen insanları umursamıyorlar. Kıymetini bilmiyorlar. Ekmeğin, elbisenin, barışın ve huzurun hatta anne, babanın… Müdahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek. Güzel ülkemize. Bu sorunu devlet Derinden hissetmeli, bu sorunun çözülmesi için ciddi çalıştaylar düzenlenmeli, okulların duygu eğitimi konusunda rolleri artırılmalı genç kalınmadan bu sorun halledilmeli, bu sorun halledilmezse ülkenin geleceğini düşünemiyorum.
Sadece çok beğeni alabilmek için çocuklarının sosyal mecrada fotoğraf ve videolarını paylaşan ebeveynlerin rezilliklerinden bahsetmiyorum bile. Ebeveynler nasıl eğitilecek onu da bilmiyorum. Sağlıcakla kalın.