O Petroller Bizimdi, Alıyoruz-Alacağız!
Mahmut Emin Birliktir
Türkiye ve Irak arasında yapılan anlaşmalar kapsamında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), BP Energy Company of Kirkuk Limited’in 15 hissesini satın aldı…
Bu anlaşmayla Türkiye, BP ile beraber Kerkük’teki sahalara ortak oldu…
Türkiye, attığı bu stratejik adımlar sayesinde 100 yıl önce Irak’a bıraktığı Türk kenti Kerkük’te petrol üretmeye başlayacak…
Söz konusu anlaşmayla Türkiye’nin enerji alanındaki uluslararası varlığının güçlendirilmesi, petrol ve doğal gaz üretimindeki etkinliğinin artırılması ve iki ülke arasındaki enerji iş birliğinin daha ileri bir seviyeye taşınması hedeflenmektedir…
Türkiye ile Irak arasındaki stratejik iş birliğinin bazı çevreleri rahatsız ettiğini aşikardır…
İki komşu ülkenin her türlü engellemeye rağmen son yılların en güçlü yakınlaşmasının yaşadığını görmekteyiz…
Irak’ta özellikle Kalkınma Yolu Projesi ve enerji alanındaki anlaşmalara yönelik çeşitli itirazların gündeme gelmektedir…
Türkiye-Irak ilişkilerini sürekli baltalamaya çalışan birçok farklı taraf var. Bunlardan biri hiç şüphesiz İran…
Diğer taraftan İsrail de aynı şekilde Türkiye’nin Irak’la olan yakınlaşmasını istemiyor…
Bu süreçleri dikkatli okumak gerekiyor. Şu an Türkiye’nin hem jeostratejik konumu hem de artan kabiliyetleri dikkat çekiyor…
Tüm engellemelere rağmen Ankara ile Bağdat’ın stratejik iş birliğini derinleştirme konusunda kararlı olduğu aşikardır…
Enerji alanındaki anlaşmaların en önemli başlıklarından biri şüphesiz petrol taşımacılığıdır…
Türkiye’ye günlük 1 milyon varillik petrol akışının gündemdedir…
Bu miktarın Türkiye’nin günlük petrol ihtiyacına yakın olup, aynı zamanda Kerkük-Erbil-Ceyhan petrol hattının mevcut kapasitesiyle aynı olduğu bilinmektedir…
Söz konusu hattın tam kapasite çalıştırılmasının ve ilerleyen süreçte kapasitenin artırılmasının Türkiye açısından stratejik önem taşıdığı gözden uzak tutulamaz…
Kalkınma Yolu Projesi’nin yalnızca kara yolu ve lojistik taşımacılığından ibaret görülmemesi gerekir, projeye ham petrol ve doğal gaz sevkiyatının da entegre edilmesinin gündemde olduğunu gözlemlemekteyiz…
Eski Kerkük-Ceyhan Boru Hattı’nın Irak tarafındaki bölümünün yeniden inşası da masadadır…
Kapasite artışıyla birlikte günlük 2 milyon varilin üzerinde taşıma kapasitesine ulaşılabileceğini ifade edilmektedir ki!, buda yanlış değildir.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Kerkük sahasındaki bazı üretim alanlarında yüzde 15 pay almasının son derece önemli bir gelişme…
Söz konusu ortaklığın ticari açıdan karlı bir yatırımdır…
Türkiye’nin yalnızca enerji arz güvenliğini güçlendirmediğini, aynı zamanda üretimden doğrudan gelir elde edecek bir konuma gelmektedir…
Türk petrolcülük tarihi açısından Kerkük özel bir yere sahiptir…
Anlaşmanın hem ekonomik hem de stratejik açıdan önemli sonuçlar doğuracağı yadsınmaz bir gerçektir…
Kerkük’teki gelişmeleri tarihi bir dönüş olmakla birlikte, Türkiye’nin uzun yıllar sonra yeniden bölgenin enerji denkleminde doğrudan yer almaya başlaması gurur verici bir gelişmedir…
Türkiye’nin hidrokarbon alanındaki etkisi giderek artmakta ve enerji yatırımları sayesinde Ankara’nın bölgesel ağırlığı daha görünür hale gelmektedir…
Bölgedeki jeopolitik gelişmeler Türkiye’nin önemini ciddi biçimde arttırmıştır…
Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek olası krizlerin alternatif enerji koridorlarının değerini daha da yükseltmiştir…
Enerji, güvenlik ve ekonomi ekseninde çok boyutlu bir politika izleyen Türkiye, Kalkınma Yolu Projesi’nin hayata geçirilmesiyle birlikte Türkiye’nin bölgesel kalkınmadaki ağırlığı daha net hissedilecektir…
Türkiye adım adım, sabırla ilerliyor. Enerji diplomasisini doğru kurguluyor….
Önümüzde zorluklar olsa da Türkiye’nin bölgedeki hidrokarbon varlığı ve stratejik etkisi önümüzdeki dönemde çok daha güçlü hissedilecek…
Velhasıl bizim olanı yöntemler değişse de, geri almaya başladık.