Kur’an’da, “… Allah’ın kitabına göre, yakın akrabalar birbirlerine (varis olmaya) daha layıktırlar…” (Enfâl Sûresi, 8/75) buyrulurken, yaratılış gereği akraba olanların, yakınlık derecelerine göre de birbirlerine diğer insanlardan daha çok ilgi duyacaklarına, birbirlerini daha çok koruyacaklarına işaret edilmektedir.
Rahim bağı, kan bağı, aile bağı gibi biyolojik ve sosyolojik faktörler, akrabayı birbirine yakınlaştırır. Kısacası, insanın önce kendi yakınlarına yardım etmesi, yaradılış yasasının gereğidir. Bu husus, başka bir ayette şöyle dile getirilir: “Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.” (İsrâ Sûresi, 17/26) buyrulması ve önce akrabanın anılması, akrabalık ilişkisinin önceliğini anımsatmaktadır.
Akrabalık hassasiyeti, nesebini gurur ve kibir vesilesi yapmayla karıştırılmamalıdır. Esasen öyle bir tutku, cahiliye döneminden beri süregelen ve İslam’ın ısrarla mücadele ettiği bir yanlışlıktır.
Zalim de olsa mazlum da olsa kendi kabilesinin, aşiretinin, ailesinin fertlerini savunma ve kayırma alışkanlığı, dinimizin adalet ilkesine aykırıdır. Aksine, insan akrabalarıyla ilişkilerini menfaat üzerinden değil, merhamet, sevgi, karşılıklı hak ve sorumluluklar üzerinden okumalıdır. Zira en yakın akrabası bile olsa, şahitlikte ve yargıda dürüstlükten ayrılmamakla yükümlüdür.
İşin özü, “Akrabalık bir ağaç gibidir. Dallar ne kadar birbirinden uzağa da gitseler, her zaman aynı kökün üstünde dururlar.” (Mevlâna Celâleddîn Rumî)
(Alıntı: Diyanet İşleri Başkanlığı “Aile Dergisi” ve “Ailem” Kitabı)
Yazarın Diğer Yazıları
Okulun Başarısı, Ailenin Katılımıyla Büyür
02 Kasım 2026 15:02Emirdağ’da Eğitimin Durumu: Başarıyı Nerede Kaybediyoruz?
27 Ekim 2026 09:57Eğitime Farklı Bir Bakış Öğretmen: Yetenek Avcısı, Gönül Mimarı ve Geleceğin Rehberi
22 Ekim 2026 12:27Ege’de Sular Isınırken: Yunanistan’ın Arayışları Ve Türkiye
17 Ekim 2026 01:12Afyon’da Yolum Dostlar Meclisine Düştü
08 Eylül 2026 01:12