Misafir Kalem

Emirdağ'da Eğitimin Durumu: Başarıyı Nerede Kaybediyoruz?

Misafir Kalem

Bir ilçenin geleceği, yetiştirdiği nesillerin niteliğiyle ölçülür. Eğitimde yaşanan sorunları görmek kadar, bu sorunların sorumluluğunu üstlenmek ve çözüm üretmek de önemlidir.

Emirdağ, geçmişten bugüne yetiştirdiği değerli insanlarla, eğitim kültürüyle ve sahip olduğu potansiyelle önemli bir ilçemizdir. Yıllarca ilçemizin farklı okullarında öğretmenlik ve yöneticilik yapmış bir eğitimci olarak, bugün eğitimde yaşanan gelişmeleri değerlendirirken bazı soruları yüksek sesle sormamız gerektiğine inanıyorum.

Temel eğitimde başarılı bir grafik çizen öğrencilerimizin ortaokulda, özellikle de lisede aynı başarıyı sürdürememesi üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir meseledir. Peki, öğrencilerimizin başarıları neden düşüyor? Sahip olduğumuz potansiyeli neden yeterince değerlendiremiyoruz? Emirdağ, eğitimde hak ettiği noktaya neden ulaşamıyor?

Bu soruların cevaplarını yalnızca öğrencilerde aramak, sorunun önemli bir bölümünü görmezden gelmek olur.

Başarılı Öğrencilerimizi Emirdağ’da Tutabiliyor muyuz?

Eğitimdeki sorunların önemli nedenlerinden biri, başarılı öğrencilerimizin eğitimlerini sürdürmek için başka illere yönelmesidir. Ailelerin göç etmesi de bu tabloyu ağırlaştırmaktadır. Başarılı öğrencilerin ilçeden ayrılması, okullarımızdaki akademik birikimi ve başarı iklimini olumsuz etkileyebilmektedir.

Elbette her öğrencinin başka bir şehirde eğitim görme tercihi olabilir. Ancak asıl mesele, Emirdağ’daki okullarımızın öğrencilerimize neden daha güçlü hedefler, daha nitelikli eğitim ortamları ve daha fazla başarı fırsatı sunamadığıdır.

Başarılı öğrencilerimizi destekleyecek özel programlar, akademik rehberlik, burs ve teşvik imkânları geliştirilmelidir. Öğrencilerimiz, iyi bir eğitim almak için mutlaka ilçelerinden ayrılmak zorunda olduklarını düşünmemelidir.

Başarılı öğrenciyi yetiştirmek kadar, onun başarısını ilçesinde sürdürebileceği ortamı oluşturmak da önemlidir.

Öğretmen Motivasyonu Olmadan Eğitimde Başarı Olmaz

Eğitimin temel taşı öğretmendir. Öğretmenin mesleki heyecanı, öğrencisine duyduğu ilgi ve yaptığı işin değer gördüğünü hissetmesi, eğitimde başarıyı doğrudan etkiler.

Öğretmenlerin emeklerinin takdir edilmediği, fikirlerinin yeterince dikkate alınmadığı ve başarılı çalışmalarının yeni fırsatlarla desteklenmediği bir ortamda zamanla motivasyon kaybı yaşanabilir.

Öğretmenlik, yalnızca ders anlatmak ve müfredatı tamamlamak değildir. Öğretmen, öğrencisinin yeteneğini keşfeden, ona hedef gösteren, eksiklerini belirleyen ve geleceğe hazırlanmasına rehberlik eden kişidir.

Bu nedenle öğretmenlerimizin çalışma azmini artıracak, mesleki gelişimlerini destekleyecek ve başarılı uygulamalarını görünür kılacak bir anlayışa ihtiyacımız vardır. Öğretmenlerimizin ilgisi, gayreti ve sorumluluk bilinci de aynı ölçüde önemlidir. Her öğrencinin takip edildiği, hiçbir çocuğun kendi hâline bırakılmadığı bir eğitim ortamı oluşturulmalıdır.

Yöneticilikte Adalet ve İletişim Başarının Anahtarıdır

Okul yöneticiliği, yalnızca idari işleri yürütmek, evrak hazırlamak ve günlük işleyişi sürdürmek değildir. İyi bir yönetici; öğretmenlerini dinleyen, onları ortak hedefler etrafında birleştiren, sorunları çözmek için sorumluluk alan ve adaleti her şeyin üzerinde tutan kişidir.

Yöneticiler ile öğretmenler arasında sağlıklı iletişim kurulamadığında, farklı uygulamalar karşısında eşitlik ve adalet duygusu zedelendiğinde okulun çalışma iklimi de zarar görür.

Eğitim kurumlarında kurallar kişilere göre değişmemeli; disiplin, ödüllendirme ve sorumluluk anlayışı açık, tutarlı ve mevzuata uygun olmalıdır. Öğretmenler de öğrenciler de adil bir yaklaşımı hak eder. Başarılı öğretmenlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanılmalı, onların yeni görevler ve projeler üstlenmelerine fırsat verilmelidir.

Uzun süre aynı yöneticilik görevinde bulunmak tek başına bir sorun değildir. Önemli olan, yöneticinin kendisini yenilemesi, çalışma heyecanını koruması ve kuruma yeni bir dinamizm kazandırabilmesidir. Yönetim anlayışı, kişisel beklentilerin ve rutin işlerin ötesine geçerek eğitimde gelişimi hedeflemelidir.

Adalet güveni, güven iş birliğini, iş birliği ise başarıyı büyütür.

Kurs Açmak Yetmez, Sonuç Almak Gerekir

Destekleme ve yetiştirme kursları ve sınava hazırlık çalışmaları eğitimde önemli araçlardır. Ancak kursların açılmış olması, tek başına başarı sağlandığı anlamına gelmez.

Öğrencilerin süreç ve kazanım değerlendirmeleri düzenli olarak analiz edilmelidir. Hangi öğrencinin hangi konuda eksik olduğu belirlenmeli, bu eksiklikleri giderecek çalışmalar planlanmalı ve sonuçlar takip edilmelidir.

Özellikle 12. sınıf öğrencileri için bireysel akademik takip ve rehberlik sistemi kurulmalıdır. Her öğrencinin hedefi, çalışma programı, eksikleri ve gelişimi yakından izlenmelidir.

Eğitimde ölçme ve değerlendirme, yalnızca not vermek için değil, öğrenme eksikliklerini ortaya çıkarmak ve öğretimi geliştirmek için yapılmalıdır.

Eğitim Bir Bütün Olarak Ele Alınmalıdır

Başarıyı yalnızca sınav sonuçlarına indirgemek de doğru değildir. Spor, sanat, bilimsel çalışmalar, kültürel etkinlikler ve yerel yarışmalar öğrencilerin yeteneklerini keşfetmeleri açısından büyük önem taşır.

Okul-aile iş birliği güçlendirilmeli, veliler eğitim sürecinin aktif bir parçası hâline getirilmelidir. Okullarımız sportif ve kültürel faaliyetlere daha fazla katılmalı, öğrencilerimize kendilerini gösterebilecekleri fırsatlar sunulmalıdır.

Emirdağ’da eğitim kurumları arasında ortak bir hedef ve dayanışma kültürü oluşturulması da zorunludur. Okullar birbirinden kopuk değil, birbirinin başarısını destekleyen kurumlar olmalıdır. Eğitim yöneticileri, öğretmenler, veliler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları aynı amaç etrafında buluşmalıdır.

Başarısızlığı normalleştiren bir anlayış yerine, her öğrencinin daha iyiye ulaşabileceğine inanan bir eğitim iklimi oluşturulmalıdır.

Son Söz: Emirdağ’ın Çocukları Daha İyisini Hak Ediyor

Emirdağ’ın eğitimde daha iyi bir noktaya ulaşması mümkündür. Bunun için sorunlarımızı açıkça konuşmalı, eleştirilerimizi kişiselleştirmeden yapmalı ve çözüm üretme sorumluluğunu hep birlikte üstlenmeliyiz.

Öğretmenini destekleyen, başarılı öğrencisini teşvik eden, yöneticisini adaletli olmaya çağıran, aileyi eğitim sürecine katan ve sonuçları düzenli değerlendiren bir anlayışa ihtiyacımız var.

Yıllarca eğitim camiasında görev yapmış bir eğitimci olarak inanıyorum ki Emirdağ’ın insan kaynağı ve potansiyeli bu hedefleri gerçekleştirmeye yeterlidir. İhtiyacımız olan, bu potansiyeli harekete geçirecek ortak bir irade ve kararlı bir çalışma anlayışıdır.

Çünkü eğitimde kaybedilen yalnızca sınav puanları değildir; kaybedilen fırsatlar, ertelenen hayaller ve geleceğe dair umutlardır.

Emirdağ’ın çocukları daha iyi bir eğitimi hak ediyor. Onların başarısı yalnızca ailelerinin değil, bütün ilçemizin ortak meselesidir.

Artık başarısızlığın nedenlerini konuşmanın yanında, başarıyı nasıl sağlayacağımızı da birlikte düşünme zamanıdır.

Emirdağ’ın eğitimde yükselişi, çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmakla başlayacaktır.

İCABİ DEMİRKAPI 
EĞİTİMCİ

Yazarın Diğer Yazıları