Mahremiyet insanoğlunun fıtratında var olan bir olgudur. Günümüzde iletişim araçlarının hızlı gelişmesi sonucu mahremiyetin sınırları aşınmış, bireysel ve toplumsal hayattaki önemi daha da artmıştır.
Fertlerin dünya ve ahiret mutluluğuna rehber olan İslam’da aile birliğinin devamlılığı esastır. Çiftlerin bir ömür boyu birliktelik sözleriyle kurulan yuvaların huzurlu bir şekilde devamlılığı için eşlerin mahremiyet tutumları ve bu çerçevede beden mahremiyeti son derece önemlidir. Yapılan araştırmalara göre ABD ve Batı ülkelerinde boşanma olaylarının artmasının sebebi olarak, bu tutumların sağlıklı bir şekilde yürütülemediği gösterilmektedir. Çiftlerin mahremiyetlerini başkalarına anlatmaları ve başkaları tarafından özel hayatlarının araştırılıp ifşa edilmesi de boşanma sebepleri arasında sayılmaktadır.
Öyleyse aile birlikteliğinin korunması ve boşanmaların en aza inmesi için eşler, birbirinin şerefini, haysiyetini ve onurunu zedeleyici hareketlerde bulunmamalı, sınırsız bir özgürlük arayışına girip kendi elleriyle kendi mahremiyetlerini ifşa etmemelidirler. Aksi takdirde bilinçli ya da bilinçsiz olarak sosyal medyada mahremiyeti ihlal eden içerik paylaşımları, aile içinde çeşitli problemler oluşturabilmekte ve hatta boşanmalara sebep olabilmektedir.
Kişi eşiyle birlikte yaşadığı özel anlarını, sebebi ne olursa olsun başkalarıyla paylaştığında Nebevî uyarıya doğrudan muhatap olduğunun farkında olmalıdır: “Kişinin, eşiyle birlikte olduktan sonra onun sırrını ifşa etmesi, kıyamet gününde Allah katında (sorumluluğu) en büyük olan emanetlerdendir.” (Müslim, Nikâh, 124) Karı kocanın kusurlarının, ayıplarının, özel hallerinin başkalarına anlatılması ya da sosyal medyada paylaşılması özel hayatın ifşası anlamına gelir. Aleni hale gelen bu özel hallerin rahatsız olmadan takip edilmesi durumunda aynı sorumluluk, platformun takipçileri tarafından da üstlenilmektedir. Sevgili Peygamberimizin bu konudaki uyarılarına dikkat kesilmek gerekir: “… Kim bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da dünya ve âhirette onun ayıplarını örter…” (Ebû Dâvûd, Edeb, 60).
Kemal Sayar’ın bir sözü ile bitirelim: “Sadece ifşa ettiğim değil ama belki en çok ‘kendimi gizlediğim yerim ben.’ Mahremiyet, insan olmanın özüdür.”
Alıntı: Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarından “İslam Hukukunda Mahremiyet ve Sosyal Medya” kitabı ve “Diyanet Aile Dergisi”nden istifade edilerek hazırlanmıştır.
Yazarın Diğer Yazıları
100 Yıl Önceki Tayyare Bayramı’nı Ne Kadar Biliyoruz?
01 Eylül 2026 01:04NATO Ankara Zirvesi Ve Türkiye’nin Yükselen Stratejik Ağırlığı
27 Haziran 2026 01:08Ege Ve Doğu Akdeniz’in Yeni Jeopolitiği
14 Mayıs 2026 01:1023 Nisan Ve Ulusal Egemenlik
23 Nisan 2026 01:00Kişilik Hakları ve Basın Özgürlüğü Bakımından İnternet, Gazete ve Televizyon Yayınlarının Mevcut Mevzuatı, Sorunlar ve Öneriler (1)
19 Nisan 2026 17:51