Bir imtihandır ailemiz…Emek isteyen, sabır gerektiren ciddi bir imtihan…
Rolümüz değişebilir hayatta; bugün çocuk iken yarın anne, bugün evlat iken yarın eş oluruz. Ama ömür sürdükçe aileye olan ihtiyacımız ve ailemizle olan imtihanımızda sürer gider. O halde aile bağları zamanla ve mekanla sınırlanamayan bir özelliğe sahiptir. Aile hayatı ölümle sona eren bir süreç değil çok daha ötelere, ahirete uzanan uzanan bir hayattır. Küsmekle reddetmekle sütünü haram etmekle ya da dönülmez yeminler etmekle akrabalarını ve aile fertlerini hayatından çıkaramaz insan! Ruhundan söküp atamaz ailesini…
İnsan bazen hayat meşgalesi içinde kaybolur. Hastalıklar, sınavlar, doğumlar, ölümler, kederler peş peşe gelir. Eşler sınavdır birbirine! Her yaştan çocuk, her boydan imtihan demektir! Bizler bu yaman telaşe ile sürüklenirken Kur’an şöyle seslenir. “Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız Allah’ı zikretmekten sizi alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir.” Münâfikûn Sûresi 63/9
Hassas dengeleri gözetmek elbette kolay değildir. Haklar kadar sorumluluklar, özgürlükler kadar sınırlar vardır aile hayatında. Ezmemek ve üzmemek kadar ezilmemek üzülmemek de gerekir.
Aile adalet ister! Eve girince maskeler çıkar, herkes içinden geldiğince davranmak ister. Bu yüzden eşimizle, çocuklarımızla, anne babamızla geçinmek, iş ortamında, çarşıda ya da okulda bir başkasına nazik ve sabırlı davranmaktan zordur. Rahmet Peygamber, “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır” buyurmuştur. Tirmîzî, Menâkıb, 63
Aile bütünlüğünün korunması, ancak aileye değer vermekle, emek vermekle, aileyle birlikte zaman geçirmekle mümkündür. Kimi zaman eşi ile geçinmekte zorlanır insan; kimi zaman da eşini yitirdiğinde bir ailenin yükünü tek başına omuzlar. Bazen iyi bir evlat yetiştirmek uğruna ömür boyu çabalar…
Olanca zorluğuna rağmen insan; hayat imtihanında ailesini göz ardı etmemeli mutluluğu dışarıda değil evinde aramalıdır. “İki cihan saadeti” için dua etmeyi de dilinden düşürmemelidir.
Her iki cihanda mutluluğa talip isek;
Tüketen değil besleyen, Zayıflatan değil güçlendiren,
Bıktıran değil yaşama sevinci aşılayan, Yok sayan değil saygı duyan,
İnciten değil değer veren, Huzurlu bir aile hayatı için emek vermeye DEĞER…
Alıntı; Diyanet İşleri Başkanlığı “Diyanet Aile Dergisi” ve “Ailem” kitabı
Yazarın Diğer Yazıları
100 Yıl Önceki Tayyare Bayramı’nı Ne Kadar Biliyoruz?
01 Eylül 2026 01:04NATO Ankara Zirvesi Ve Türkiye’nin Yükselen Stratejik Ağırlığı
27 Haziran 2026 01:08Ege Ve Doğu Akdeniz’in Yeni Jeopolitiği
14 Mayıs 2026 01:1023 Nisan Ve Ulusal Egemenlik
23 Nisan 2026 01:00Kişilik Hakları ve Basın Özgürlüğü Bakımından İnternet, Gazete ve Televizyon Yayınlarının Mevcut Mevzuatı, Sorunlar ve Öneriler (1)
19 Nisan 2026 17:51