Yazanlar: Eren Deniz Güneş-İrem Yüzbaşıoğlu-Aleyna Melek Orak-Muhammet Öztürk (Dumlupınar Bilsem Tarih Alanı Proje Grubu)
İstanbullu Rıza Erdoğan’un Mektubu
7 Eylül 1974 tarihli Kocatepe gazetesi bize çok önemli bir bulguyu gösteriyor. O dönem Kocatepe gazetesi sadece Kıbrıs’taki Afyonlu erlerin değil Türkiye’nin farklı şehirlerindeki erlerin mektuplarını paylaşmıştır. Bunlardan birinin örneği de İstanbullu Rıza Erdoğan’ın şu mektubudur:
“Sayın babacığım ve tüm büyüklerim
Sizlere Kıbrıs'a gelen ve karargahımız ile bulunduğumuz yeri ziyaret eden Afyonlu ve Kocatepe gazetesi muhabiri Sayın İbrahim ağabey ile bir haber gönderiyorum gazetesi vasıtası ile. Ben gayet iyiyim. Umarım ve dilerim sizler de iyisinizdir. İyilik haberlerinizi her an beklerim. Ben de fırsat buldukça sizlere mektup yazarım. Burada malumunuz vatanımız ve milletimiz uğruna elimizden gelen çabayı göstermekteyiz. Hareketlerimiz zaferimiz ile sonuçlandığı için çok sevinçliyiz. Dilerim bundan sonra böyle zaferlere layık bir millet olarak çarpışır barış ile hürriyeti sağlarız. Özgürlük ve barış ne güzel şey. Bu arada hepinize tekrardan selam ve saygılarımı arz ederim. Tüm komşularımıza Selam ve hürmetler. Kardeşlerimin gözlerinden öperim.
Oğlunuz Rıza Erdoğan
Adres: Tahtakale Cad. Çavuşoğlu Han No : 4 Eminönü İstanbul
Magosa Kalesinde Esir Kalan Türkler
9 Eylül 1974 tarihli Kocatepe gazetesi “Cani Rumlar Kıbrıslı soydaşlarımızın haklarını gasp ederek milyonlarca lira sarfıyla Magosa'da binlerce yataklı turistik oteller” ve “Magosa kalesinde günlerce mahsur kalan Türklerin imdadına Mehmetçik yetişti” başlıkları ile çıkmıştır.
İbrahim Küçükurt yazısında şu cümleleri kullanmıştır:
“İnsanlık dışı hareketleri dillere destan olan soysuz cani Rumlar yavru vatan Kıbrıs'taki Türklere her yönden baskı yapmışlardır. 1963 yılından itibaren baskıyı arttıran Rumlar Kıbrıslı soydaşlarımızın haklarından gasp ettikleri milyonlarca lira ile Magosa'da binlerce yataklı turistik oteller inşa etmişlerdir. 11 yıl Kıbrıslı soydaşlarımız iktisaden baskı altında tutulurken Kıbrıslı Rumların gelirleri artıyordu.”
“26 Ağustos 1974 günü saat 9.30'da Boğaz Havaalanından 2 helikopterlerle beni de yanlarına alarak Magosa’ya uçtuk. Rum katliamının devam ettiği sırada Türkler kale içine çekilmişlerdir. Civar köylerden gelen 6 binden fazla Türk kadın ve çocuk da kale içinde iskân edilmiştir. Magosalı mücahitler örnek hareketleriyle ve cesaretleriyle kahramanlıklarıyla ün yapmışlar.”
“Komutanım Ne Zaman Savaşacağız?”
“Rumların çekildikleri bölgeleri geziyoruz. Hain Rumlar kaçarlarken etrafı yakıp yıkmışlar. Kahraman Mehmetçikler Rumların çekildikleri bölgeye huzur sükûn getirmiş. Komutanlarla en iç kesimlere kadar gidiyoruz. Mehmetçiklerin gözleri Rum kesiminde. Korgeneral Nurettin Ersin Mehmetlere soruyor bir istekleri olup olmadığını. Gözleri gülen, morali yüksek Mehmetler paşalarından 3.Harekâtı soruyorlar. ‘Komutanım ne zaman savaşacağız’ diyorlar.”
Dinarlı Çavuş Necdet Deveci ile Görüşme
“Rum hududunda Afyonlu bir çavuşla karşılaştım heyecanlandım ve çok memnun oldum. Dinar’ın Gökçek köyünden Mustafa Deveci'nin oğlu Necdet Deveci. 28.Tümen Zırhlı Birlikler Gösteri Tatbikat Alayında Çavuş. Kendisi ile konuştum Afyonlulara selam ve saygılarını gönderdi. Rumların kaçarken bıraktıkları çelik bir miğferi Korgeneral Ersin'e verdiler. Komutan bu çelik miğferi bana hediye etti ve büyük bir hatıra olarak Afyon'a getirdim. Adanın Batı kesimini adım adım dolaşıyoruz.”
Dursun Ali Karagül’ün Mektubu
İbrahim Küçükkurt 9 Eylül 1974 tarihli Kocatepe gazetesinde asker mektuplarını paylaşmaya devam etmiştir.
“Kıymetli Anneciğim
Göndermiş olduğun sen kadar kıymetli mektubunu aldım. Çok memnun oldum. Ben de sizleri memnun edebilmek için bu satırları yazıyorum. Önce üzerime farz olan Tanrı selamlarımı yollar, sıhhat ve afiyette olmanızı bizleri yaratan Ulu Allah'tan dilerim.
Evde hasta falan bir şey olmadığını yazıyorsunuz. Buna çok memnun oldum. İlerideki günler içerisindeki yaşamınızın iyi ve neşeli olmasını dilerim.
Muhterem Anneciğim,
Sen de benden soracak olursan hamdolsun çok iyiyim. Bir sıkıntım yok. Bir tek düşüncem varsa o da sizlersiniz. Başka bir düşüncem yok.
Adana'daki birliğimden ayrılalı bugün tam 36 gün oldu. Bu uzun bir zaman olsa bile hiç vatan hasreti yok. Çünkü burası da bizim için bir vatan sayılır.
Anneciğim,
Buralardan soracak olursanız sizlere kartpostal gönderdim. Onlara bakarak Kıbrıs'ın ne kadar güzel olduğunu kestirmek kolaydır.
Mektubuma değil satırlarıma son verirken senin ve muhterem babamın her iki ellerinizden hasretle öperim. Güleser’e, Perihan'a, Aynur'a selam eder hasretle gözlerinden öperim. Komşulardan beni soranın cümlesine selam ederim.
Yazan: Oğlun Dursun Ali Karagül – Kıbrıs”
Ankaralı Mustafa Fırtına’nın Mektubu
İbrahim Küçükkurt 9 Eylül 1974 tarihli Kocatepe gazetesinde asker mektuplarını paylaşmaya devam etmiştir. Bu sefer Ankaralı Mustafa Fırtına’nın mektubunu paylaşmıştır.
“Bu mektubumuzun Afyon Kocatepe gazetesinde yayınlanması için bize yakın alakayı gösteren Sayın İbrahim ağabeye ve personeline sonsuz selam ve şükranlarımızı arz ederim. (6.Kor. Kh. Bl.. Kıbrıs)
Yavru vatan Kıbrıs'ta sizlere kucak dolusu selam ve hürmetlerimi arz ederim.
Ben gayet rahatım. Şu an burada en en iyi bir şekilde vatanım ve milletim için görevini yapmaya çalışıyorum. Tüm merakım sizlersiniz dilerim sizler de iyisinizdir. Biz malumunuz olduğu gibi burada vatanımız için şehitler verdik, gaziler verdik. Fakat bunun karşılığında Zafer aldık. Kıbrıs'taki soydaşlarımıza barış getirdik ve huzur sağladık. Bundan dolayı şehit komutanlarımız ve Mehmetçik kardeşlerimizin ruhu şad olsun der gazilerimize acil şifalar dileriz. Bu zaferimizi büyük komutanımız Sayın Orgeneral Nurettin Ersin, Sayın Korgeneral Bedrettin Demirel'e ve tüm komutanlarımız ile Mehmetçik kardeşlerimize borçluyuz. Hayli mutlu ve sevinçliyiz. Yavru vatanımız Kıbrıs'tan anavatanımız Türkiye'mize bol bol selamlar sağlıklar ve hürmetler.
Benim vatanım ve milletim için kanımın son damlasına kadar savaşacağımdan hiç şüpheniz olmasın.
Hepinize tekrardan bol selamlar.
Mustafa Fırtına
Yeni Hayat Mah 1.sok No:60 Ankara”
Rauf Denktaş’a Hediye
10 Eylül 1974 tarihli Kocatepe gazetesinde ileride Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurucusu olacak olan Sayın Rauf Denktaş ile ilgili önemli bir haber vardır. Öncelikle kendisini saygı ve rahmetle anmak isteriz.
Aynı zamanda TAK (Türk Ajansı Kıbrıs) tarafından da yayımlanmış olan ve “Cumhurbaşkanı Muavinine Altın Madalyon Armağan Edildi” başlıklı haberin içeriği şu şekildedir: “Anadolu basınını temsilen adamızda bulunan Afyon'da yayınlanan Kocatepe gazetesi Yazı İşleri Müdürü İbrahim Küçükkurt dün saat 17.00'de Cumhurbaşkanı Muavini ve Otonom Türk Yönetimi Yürütme Kurulu Başkanı Rauf Denktaş'ı ziyaret etmiş ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 50.yıl dönümü dolayısıyla özel olarak hazırlanan altın madalyonlardan bir adet armağan etmiştir. İbrahim Küçükkurt dünyada sadece 2.000 adet olan altın madalyonun cumhurbaşkanı muavinine Afyon'un kurtuluşunun 52.yıl dönümü olan 27 Ağustos 1974 Salı günü saat 17'de vermiştir. Altın madalyonun bir yüzünde Atatürk Kocatepe'de diğer yüzünde ise Zafer Abidesi bulunmaktadır. Diğer taraftan Afyon halkına bir mesaj gönderen Cumhurbaşkanı Muavini ve Otonom Türk Yönetimi Başkanı Rauf Denktaş Afyon'un kurtuluşunun 52. yıldönümünü şahsı ve Kıbrıs Türk Toplumu adına kutlamıştır.”
Tabii ki bizler “Acaba İbrahim Küçükkurt’un Rauf Denktaş’a hediye ettiği madalyon 2024 itibarıyla şu an nerededir?” şeklinde bir soruyu da bu satırlara bırakmak istiyoruz. Belki Kıbrıs’ta bir müzede belki aile arşivinde…