Misafir Kalem

MESELE, GENÇLERİMİZİN BAŞARISI / Şemseddin YASAN

Misafir Kalem

Sultandağı, Çay, Çobanlar ve ertesi gün de İscehisar, İhsaniye, Şuhut derken ilçelerimizde de SEMİNER çalışmalarımızı da böylece bitirmiş olduk.
Tevafuk mıdır bilmem. Ama en sona kalan; İscehisar, İhsaniye ve Şuhut ilçelerinde yıllarca görev yaptım. Öğretmenlik hayatım. Buraların içimdeki yeri önemi bir başkadır. Gençliğimin en güzel yılları buralarda geçti. Unutamadığım ya da hiç unutamayacağım anılarımla ömrümün son demine kadar birlikte yaşayacağım…
Böylesi duygusal bir içlenmenin ardından…
Seminerlerimize tekrar bir u dönüşüyle,
Çocuklarımızın, öğrencilerimizin yüzüne baktıkça yapılan işin ne kadar da gerekli ve faydalı olduğunu bizzat görmüş olduk. Onların derse ilgisi, alakası, sevinci, mutluluğu ve katılımı o kadar harika birşey ki!..
Görmeğe değer.
Tamı tamına 81 semineri üç bölüm halinde yaptık.
Birinci etabında Dokuz ortaokul ve dokuz Lise son sınıf öğrencilerine ve bu öğrencilerin velilerine…
İkinci etabında ise il merkezindeki kalan yirmi yedi lise son sınıf öğrencilerimize ve sadece Afyon Lisesi öğrenci velilerine…
Üçüncü etabında da ilçelerdeki tüm lise son sınıf öğrencilerine yönelik seminer çalışmaları yapıldı.
Üç – dört aydır bu kutlu uğraş için sürekli cadde ve sokaklarda oradan oraya koşturuyoruz. Bazen de uzuuun uzun yolları aşarak çocuklarımızla buluştuk. Büyük salonlarda onlarca, yüzlerce öğrencilerimizle buluştuk. Az da olsa bir iki salonda baya üşüdük. Amma velakin asla yılmadık.
Tabi ki iş olan yerde ufak tefek aksaklıklar, olumsuzluklar da olacak.
Olsun, bunları hiç sorun etmedik.
İdarecilerin, Öğretmenlerin ve öğrencilerin o sımsıcak bizi karşılaması bize göstermiş olduğu misafirperverliği bizim için en büyük ödül oldu!
Hele Eren GÖKYER Hocanın espri ve şakaları ile konuları tatlı tatlı anlatışı var yaaa… salondaki yavrularımızı coşturdu, mest etti. Akıcı üslubuyla zamanı adeta unutturdu.
-Daha vakit var mı?
Ramazan Hoca,
-Maalesef, Ders bitti, biraz da geçtik… denince.
Çocuklar şaşkınlık içinde,
-Ne çabuk. Bitmesin yaaa… dediklerini üzülerek gördük.
Maalesef ki, yapabileceğimiz hiç bir şey yok. Çünkü bizi bekleyen diğer okullarımız var…
Daha onlarca, bazen de yüzlerce kilometre ileride gitmemiz gereken mutlaka buluşmamız gereken can pare evlatlarımız var.
Bunlar,
Bu ülkenin yükünü omuzlamaya hazır bekleyen emektarları…
Vatanımızı, namusumuzu koruyacak olan fedailerimiz…
Muasır medeniyetler seviyesinin daha da daha da üstüne ülkemizi, memleketimizi çıkaracak, civa gibi göreve hazır olan gençlerimiz…
Bunlar,
Gücünü, kuvvetini milli ve manevi değerlerimizden alıp; bu şuur ve bu gaye ile emin adımlarla, içindeki imanından aldığı güçle yoluna devam edecekler…
Dünya, güçlenmiş lider Türkiye’yi sabırsızlıkla bekliyor.
İşte bizi yollara düşüren bu sevda oldu…
Yeri geldi çoook çok üşüdük. Zorda kaldık…
Olsuuun olsun, hiç önemli değil.
Yeter ki, çocuklarımız yalnız olmadıklarını görsün ve bilsinler.
Nihayetinde o buluşma sonunda,
Salondaki çocukların inanılmaz heyecanı o sıcaklığı o gülen yüzleri var yaaa…
Moralimizi, enerjimizi en üst seviyeye çıkarttı.
O masum, günahsız yavrular,
Çok kısa zamanda hem salonu hem de içimizi ısıttı. Çocuklarımızla arkalı önlü oturduk. Saatlerce beraber ders dinledik. Sorular sorduk. Birlikte bu soruların cevaplarını bulmak için kafa yorduk. Bazen de sevinçle parmak kaldırdık.
Çocuklar, o monoton sıkıcı ortamın yorgunluğundan kurtulup, kısa sürelide olsa hareketli, heyecanlı, neşeli, düşündürücü, rahatlatıcı bir ortamda bulunmak onlara baya iyi geldi. Bu moral ve özgüven, onlara büyük bir güç kaynağı olacağa benziyor.
Gençlerimiz için ne yapsak azdır. Onların başarılarıyla; ilimiz, bölgemiz, ülkemiz kalkınmış olacak. Böylece yarınlarımız daha aydınlık, insanlarımızda daha müreffeh ve huzurlu hale gelmesi umuduyla…

Yazarın Diğer Yazıları