Aile, geçmiş ve gelecek arasında köprüler kuran, mazinin birikimini atiye taşıyan, toplumun en temel kurumudur. Aile bireyleri arasında dayanışma, yardımlaşma, paylaşma gibi hasletler etkin olmalı; her bir fert, aile içinde güven ortamını tesis etmek için üzerine düşen görevleri yerine getirmelidir. Ailenin doğrudan doğruya temelinde olan bir değer daha vardır ki bu da sadakattir. Sadakat, hem bir değer olarak ailenin mihenk taşıdır hem de diğer bütün değerlerin üzerinde yükseldiği zemindir. Zira sadakatin egemen olmadığı bir ailede sağlam bir iletişimden, birbirini koruyup gözeten, birbirine güvenen aile fertlerinden bahsetmek mümkün değildir.
Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin ki Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.” (Ahzâb Sûresi, 33/70.)
Sevgili Peygamberimiz (sav) ise şöyle buyurur: “Sadakat insanı Birr’e (Allah’ı razı edecek iyiliğe) götürür, Birr de cennete götürür. Kişi, doğru söyler ve doğruyu arar da sonunda Allah’ın indinde Sıddık (doğru sözlü, güvenilir) diye kaydedilir. Yalan da kişiyi haddi aşmaya götürür. Haddi aşmak da ateşe götürür. Kişi yalan söyleye söyleye ve yalanın peşine düşe düşe, sonunda Allah’ın indinde yalancı diye kaydedilir.” (Buhâri, Edeb, 69)
Hayatın hızlı akışı içinde aile ilişkileri kimi zaman örselenmektedir. Bu durum, ailenin ihmal edilmesiyle birlikte gelecek açısından olumsuz sonuçlara kapı aralar mahiyettedir. Örselenen değerlerin başında ise güven ve buna bağlı olarak sadakat gelir. Yüce Allah, kullarını mümin, güvenilen olarak tanımlamaktadır. Dolayısıyla bir mümin önce ailesine ardından topluma güven vermeli, insanlar onun sadakatinden emin olmalıdır. Aile içi ilişkilerin eşlerinin birbirilerine verdikleri sadakat sözüyle başladığı ve bu sözün halka halka genişleyerek öncelikle çocukları ardından bütün bir toplumu kuşatacağı unutulmamalıdır. Ancak böylelikle aile ocağı, mutluluğun ve huzurun membaı hâline gelir.
Ziya Paşa ne güzel ifade etmiş; “İnsana sadakat yaraşır, görse de ikrah, Yardımcısıdır doğruların, Hazret-i Allah!” Vesselam….
(Alıntı; Diyanet İşleri Başkanlığı, “Diyanet Aile Dergisi” ve “Sadakat ve Güven Bağlamında Aile” Kitabı)
Yazarın Diğer Yazıları
100 Yıl Önceki Tayyare Bayramı’nı Ne Kadar Biliyoruz?
01 Eylül 2026 01:04NATO Ankara Zirvesi Ve Türkiye’nin Yükselen Stratejik Ağırlığı
27 Haziran 2026 01:08Ege Ve Doğu Akdeniz’in Yeni Jeopolitiği
14 Mayıs 2026 01:1023 Nisan Ve Ulusal Egemenlik
23 Nisan 2026 01:00Kişilik Hakları ve Basın Özgürlüğü Bakımından İnternet, Gazete ve Televizyon Yayınlarının Mevcut Mevzuatı, Sorunlar ve Öneriler (1)
19 Nisan 2026 17:51