Görevden af istemiş, bakan zade bakan bey
Seni atayan değil, yüce millet affetsin
Tarım hâk ile yeksan, yaşamadık böyle şey
Tarla tapana küsen, garip çiftçi affetsin
Bilir idik yeteriz, gıdada kendimize
Mercimek, nohut, kuru, yabandan yağar bize
Eloğlu zenginlerken, rençperlik geldi dize
Sefalete itilen, işçi memur affetsin
Dışa bağımlı halde, buğdayın ana yurdu
Gübre, mazot zamları, ürünü kökten vurdu
Traktörler hacizde, icra köye kamp kurdu
Tükenip şehre göçen, naçar köylü affetsin
Anadolu bağrında, yüzyıllardır ekerdik
Lezzetli, besleyici, ata tohumu derdik
Onu da suç saydılar, hibrite kurban verdik
Kemikleri sızlayan, dedeleri affetsin
Ahırda hayvan ithal, saman ithal, yem ithal
Kasaptaki ithal et, kimsede komadı hâl
Halkım kıymayı dahi, rüyada görür herhal
Gebe ineği kesen, besiciler affetsin
Günlerce yandı orman, meskûn mahali sardı
Ağıl, ekin, bağ, bahçe, evler ateşe kardı
Elden uçak beklerken, yeşil vatan karardı
Telef olan canlılar, börtü böcek affetsin
Altın renkli ovalar, şimdi karalar bağlar
Güne âşık Ayçiçek, hicranla durmaz ağlar
Tencerede yavan aş, yapan yüreği dağlar
Yağı bardakla alan, ev kadını affetsin
Yedi bölge, dört mevsim, Türkiye galiba dar
Zihni Sinir’e nispet, sırada Afrika var
Çölde ziraat fikri, billahi akla zarar
Ekilip biçilmeyen, toprak ana affetsin
Verimli araziler, zümrüt gibi meralar
Terk edildi betona, gönülleri yaralar
Bittiğinde son lokma, yenmeyecek paralar
Atide aç kalacak, torun torba affetsin
Anlamaz yerin üstü, değerlidir altından
Enerji maden diye, saldırır el altından
Kömür karın doyurmaz, mülkün olsa altından
Acımadan kıyılan, zeytinlikler affetsin
Boş gidip boş dönüyor, çarşı pazara file
Tane, grama düştü, çuval, teneke, kile
Varlık içinde yokluk, çekilir mi bu çile
Çıkma sebzeye mahkûm, dar gelirli affetsin
Üretici neylesin, sürünüyor biilaç
Tüketici çaresiz, bayat ekmeğe muhtaç
Girîdî söyler daim, üretmektir ihtiyaç
Çöpte rızık arayan, fukaralar affetsin
28 Mart 2022 / Alanya