Muharrem Günay

Avrupalı Bizi Neden Sevmez

Muharrem Günay

Yüce Allah (CC) Kur'an-ı Kerim'de Müslümanlara hitaben şöyle buyuruyor:

Hâ entum ulâi tuhıbbûnehum ve lâ yuhıbbûnekum ve tû’minûne bil kitâbi kullih(kullihi), ve izâ legûkum gâlû âmennâ, ve izâ halev addû aleykumul enâmile minel ğayz(gayzi), gul mûtû bi ğayzikum, innallâhe alîmun bi zâtis sudûr(sudûri). 

"İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki onlar sizi sevmezler, siz kitap(lar)ın hepsine inanırsınız, onlarsa sizinle buluştukları zaman "inandık" derler. Baş başa kaldıkları zaman da kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: "kininizle geberin!". Ali İmran 119

 Şüphesiz ki Allah göğüslerin (gönüllerin) özünü bilir. Size bir iyilik dokunsa fenalarına gider, başınıza bir kötülük gelse onunla sevinirler. Eğer sabreder ve Allah’tan gereğince korkarsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez; çünkü Allah onları kendi amelleriyle kuşatmıştır."(Al-i imran, 120)

Tarihi incelediğimiz zaman görürüz ki, Müslüman olmayan milletler hiçbir zaman Müslümanların dostu olmamıştır. 

Kur'an-ı Kerim’de açıklandığı bizim, Müslümanlar olarak onların dinine girmediğimiz (onların milletinden olmadığımız) müddetçe onların bizi kabul etmeleri mümkün değildir. (Bk. Bakara Suresi: 2/120) 

Çünkü onlar Bakara 51. ayette de belirtildiği gibi birbirlerinin dostudurlar.

“Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ tettehızûl yehûde ven nasârâ evliyâe ba’Duhum evliyâu ba’D(ba’din) ve men yetevellehum minkum fe innehu minhum innallâhe lâ yehdîl gavmeZ Zâlimîn(Zâlimîne). (Maide 51)

“Ey inananlar! Yahudi ve Hristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez. (Maide 51)

Birinci Dünya Savaşında İngilizler KUDÜS' ü işgal edince, cephede beraber savaştığımız Almanya-Avusturya askerleri bayram yapmışlardır. Sebebi sorulduğunda: "Hz. İsa'nın doğduğu mukaddes Kudüs Hıristiyanların eline geçti " diye cevap vermişlerdir. (Mehmet Arif Bey. Başımıza Gelenler: 264)

Hitler'in zulmünden kaçarak 1933 yılında Türkiye'ye gelen İstanbul Üniversitesi İktisat ve Hukuk Fakültelerinde maliye ve iktisat dersleri veren, 1952 yılında Almanya'ya döndükten sonra Frankfurt Ünib' de öğretim görevliliği ve rektörlük yapan, Türkiye'de kaldığı sürede Ülkemizde Cumhuriyetin yerleşmesinde önemli katkıları bulunan Alman Prof. Dr. Fritz Neumark ' a Ülkemizi ziyarete geldiğinde: Avrupa bizi neden sevmiyor? Ebedi düşmanlığının sebebi nedir diye sorulur. Cevabı aynen şöyledir:

"Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır Kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hristiyanların hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince; en başta Müslüman olduğunuz için sevmezler ama faraza laiklik şöyle dursun Hıristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam ederler. Çünkü sizler hangi kimliğe bürünürseniz bürünün, her zaman onların korkulu rüyasısınız. Sizi silahla yenemeyenler, sizleri kendilerine benzeterek hâkimiyet sağlamaya çalışırlar. Böylece kendilerini İslamiyet tehlikesinden korumuş olacaklar. Sizler farkında değilsiniz ama onlar şu gerçeğin farkındalar. En az 400 sene Avrupa'da sırtımızda ve ensemizde at koşturdunuz. Selçuklular Anadolu'yu Osmanlılar ise Orta Avrupa ve Balkanları Haçlı ordusuna mezar ettiler. Bizlere medeniyeti insanlığı öğrettiler. Avrupa Müslüman olma tehlikesi ile karşı karşıya geldi. Osmanlı Arşivi tam olarak ortaya çıkarsa bu günkü tarihlerin yeniden yazılması gerekir.

Sizler gerçek hüviyetinize döndüğünüz zaman Avrupa'nın refahı ve medeniyeti yıkılır. Bunun için sizler Avrupa'nın tarihi düşmanısınız ve daima düşman olarak kalacaksınız Selçuklu ve bilhassa Osmanlı, İslamiyet uğruna her şeyini feda etmeseydiler, İslamiyet bugün belki sadece Hicaz da varlığını devam ettirirdi. Kaldı ki Vahhabiliği kuranlar da İngiliz sömürge Bakanlığının adamlarıdır. Batı her yerde yetiştirdiği adamları vasıtasıyla İslamiyet’i sapık inançlara kanalize etti. Bütün bunlara rağmen Osmanlı'nın inancını bozamadı. Osmanlı, Asr-ı Saadeti temsil etmeğe devam etti. Bünyesinde bozuk düşünce, bozuk mezhep barındırmadı. Evet, Kilise sizlere kin kusmaktadır. Ve sebepleri bunlardır." (Sur Dergisi, 1999, sayı. 278. s. 17; Yeşilay Dergisi, Haziran, 2001, sayı 811, sayfa. 20)

Bununla birlikte, "Türk'ün Türk'ten başka dostu yoktur" gerçeğini unutmadan bize düşmanlık beslemeyen Avrupalılar ve diğer milletlerle iş birliği içine girebiliriz. Bu iş birliği bize hiçbir vakit onların ezeli ve ebedi düşmanımız olduğunu, her fırsattan yararlanarak bizi bölüp parçalamak ve yok etmek için fırsat kolladıkları gerçeğini unutturmamalıdır.

Yazarın Diğer Yazıları