Şeytanın en çok korktuğu şey bir müminin eûzü’yü okumasıdır. Eûzü şeytanın belini kırar.
Şeytan, Allah’ın salih ve ârif kullarından ve onların kalplerindeki nurlarından da çok korkar. Arif olamıyorsak hiç olmaz sa ariflerin gittiği yoldan gitmek ve Eûzü ile Allah’a sığınmak gerekir.
Şeytan bir kimseyi kandıramayacağını anlarsa o an için ondan ümidini keser ve o an için onu sapıtmaktan vaz geçer ve başkasıyla uğraşmaya başlar. Ancak arada sırada bir defa yoklar. Bu da hırsızlığa teşvik, tefrika, kalbe vesvese gibi hallerde zuhur eder. Bunun için bir mü’minin daima uyanık bulunması, doğrulukta, sıratı müstegîmde devamlı olması, Haktan ayrılmaması ve devamlı kendisini Allah’a yakın tutması gerekir.
Ebû Hureyre (r.a.) pîri fâni olduğu zaman bile:
“Ya Rabbî zina etmekten, adam öldürmekten sana sığınırım, derdi.
_ Sen bundan korkmuyor musun? Diye sorulduğu vakit:
_ Nasıl korkmayayım ki, İblis sağdır, derdi.
Enes bin Mâlik (r.a.)dan:
“Eûzübillâhimineşşeytanirracim” demek suretiyle her kim şeytanın şerrinden Allah’a on defa sığınırsa, onun için bir melek görevlendirilir ve şeytanı o kimseden uzaklaştırır.
Hasan (r.a.)dan:
Her kim şeytanın şerrinden Allah’a sığınırsa Cenâbı Hakk hazretleri o kimseyle şeytanın arasına 300 hicap (perde) koyar. Her perdenin arası sema ile yerin arası gibidir. (Her perdenin arası 500 seneliktir.)
Şeytan, Allahü Teâla’dan, cennetten ve her türlü iyilikten uzak, buna karşılık her türlü kötülüğe ve cehenneme yakındır. Euzü besmeleyi devamlı çekme alışkanlığına sahip olan mümin Allah’a ve Cennete yakın din ve hidayet üzere olur. Şeytanın şerrinden, onun fitne ve vesvesesinden, kötülüğünden, aldatmasından kurtulur; selamette olur. Nefsi kötü düşüncelerden emin olur. Eûzü, kabrin azap ve sıkıntısından kurtulmaya vesile olur. Cehennemim elem ve kederinden kurtuluş beratını ele geçirmiş olur. Euzü’yü çeken insan en sağlam bir kaleye sığınmış olur. Peygamberler, Sıdıklar, Şehidler ve Salihlerle cennette Allah’a yakın olur. Yeri, göğü yaratan Allah’ın yardımı ve ihsanına kavuşur. Allahü Teâla’nın “Onlar ne güzel arkadaştır” (Nisa/69) sırrına mahzar olur. Yine eûzü’ye devam eden kul, Allah’ın”…. Benim cennet için yaratılmış olan has kullarım üzerinde senin hiçbir hakimiyetin yoktur.” (İsra/65) dediği kullardan olur. Böyle güzel huy ve alışkanlıklara sahip olan bir Müslüman’a şeytan yaklaşamaz. Böyle bir kula melekler dahil bütün mevcûdat saygı gösterir. Allah böyle bir kul ile meleklere karşı övünür.
ŞEYTAN İNSANIN EN BÜYÜK DÜŞMANIDIR (7)
Yüce Allah, Kur’an’da:
“ Çünkü şeytan size düşmandır. Siz de onu düşman tutun. O etrafına toplanan taraftarlarını ancak cehennemliklerden olsunlar diye davet eder.” (Fatır/6) buyuruyor.
Şeytanın Allah’ın rahmetinden kovulması ve Allah’la bir ahitnâme yapması A’raf suresinde şöyle anlatılır:
“11- Sizi yarattık, sonra size biçim verdik, sonra da meleklere: “Âdem’e secde edin” dedik; hepsi secde etti-ler, yalnız İblis, secde edenlerden olmadı.
12- (Allah) buyurdu: “Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan nedir?” (İblis): “Ben, dedi, ondan hayırlıyım; beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.”
13- (Allah) buyurdu: “Öyleyse oradan in, orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık, çünkü sen aşağılıklardansın.”
14- (İblis) dedi: (Bari) bana (insanların) tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver.”
15- (Allah) buyurdu: “Haydi sen süre verilmişlerdensin.”
16- “Öyleyse, dedi, beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onlar(ı saptırmak) için senin doğru yolunun üstüne oturacağım.”
17- “Sonra (onların) önlerinden arkalarından, sağlarından sollarından onlara sokulacağım ve sen, çoklarını şükredenlerden, bulmayacaksın.”
Bunun üzerine Allahü Teâlâ şeytânı aleyhillaneye:
“İzzet ve celalime yemin ederim ki; ben onları EÛZÜ ile emrederim. Onlar bana sığındıklarında; ben de onları sağ taraflarından hidayetle, sol taraflarından inayetle, arkalarından ismet ile, önlerinden nusret ile korurum. Senin vesvesenin bir tesiri ve zararı olmaz ey melun, dedi.
Kulun şeytanın şerrinden korunması için başta Eûzü besmele olmak üzere diğer dualarla Allah’a sığınması bir de “İHLASLI- SALİH KUL” olması, yani kulluğu Cehennem korkusu Cennet ümidi ile değil Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla,riyasız, gösterişten uzak bir şekilde yapması gerekir.
Bu konuda Yüce Kitabımızda yer alan diğer ayetlerde ise şeytanın ancak salih kulları azdıramayacağı gerçeğine dikkat çekilmekte ve şöyle denilmektedir:
“İblis dedi ki: Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki fenalıkları onlara ( insanlara ) güzel göstereceğim.(Hicr 39 ) “ İhlas üzere olan kulların bir yana hepsini saptıracağım “ ( Hicr 40 )
“İblis: Senin kudretine and olsun ki, kullarından, ihlas üzere olanlar müstesna, hepsini azdıracağım” dedi.( Sad 83 )
Kul, Eûzübillâhimineşşeytânirracîm demekle, kendisini Allah’a teslim etmiş, başta şeytanların, cinlerin, insanların kötülülerinden, hastalıktan, fakirlikten, yanmaktan, boğulmaktan ve akla gelecek her türlü dert ve belâlardan, kalpte doğacak olan kibir, gurur, riya, nifak, şirk gibi kötü huylardan, nefsin kötü ve şiddetli arzularından, bid’at ve sapıklıklardan Allah’a sığınmış olur… Eûzü ile Allah’a sığınan bir Müslüman’a şeytan zarar veremez. (Son)