Tarihin derinliklerinden süzülüp gelen kardeşlik bağları, konjonktürel siyasetin veya günlük diplomatik temasların çok ötesinde bir hakikati işaret eder. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Azerbaycan ile ilişkilere dair yayımladığı mesajlar, tam da bu köklü hakikatin altını bir kez daha kalın çizgilerle çizdi. “Biz aynı soydan bir ananın iki oğluyuz. Ezelden ebede dinimiz, dilimiz, aşkımız, yolumuz birdir.” ikazı ve ifadesi, sadece iki devletin değil, aynı ruhu taşıyan devasa bir milletin hissiyatına tercüman olmaktadır.
Bugün Kafkaslar’dan Orta Asya’ya kadar uzanan coğrafyada Türk dünyası, tarihinin en kritik eşiklerinden birini geçmektedir. Bakü ile Ankara arasındaki sarsılmaz dayanışma, yalnız iki ülkenin güvenliğini değil, bölgenin istikrarını ve Türk birliğinin geleceğini de teminat altına almaktadır. Tam da bu nedenle Bahçeli’nin mesajındaki en hayatî noktalardan biri, nifak tohumlarına ve kardeşliği zedelemeye dönük örtülü girişimlere karşı yapılan sağduyu çağrısıdır. Türk devletleri arasındaki bağ; egemen eşitlik, karşılıklı saygı ve sarsılmaz bir güven üzerine inşa edildiği sürece, araya fitne sokmak isteyen hiç kimse amacına ulaşamayacaktır.
Bu sarsılmaz duruş, şüphesiz ki tesadüfen doğmuş bir retorik değildir. Kökleri, Türk dünyasının fikir mimarlarından İsmail Gaspıralı’nın asırlar öncesinden yaktığı “Dilde, işte, fikirde birlik” meşalesinde saklıdır. Gaspıralı’nın bu veciz şiarı, bugün Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinde somut bir devlet aklına ve ortak vizyona dönüşmüştür. Dildeki birlik kederde ve kıvançta aynı Türkçeyle konuşmayı; fikirdeki birlik ortak bir gelecek tasavvurunu; işteki birlik ise Karabağ Zaferi’nde ve Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında sergilenen fiilî dayanışmayı temsil etmektedir.
Netice itibarıyla, “İki devlet, tek millet” anlayışı, Gaspıralı’nın idealinden Bahçeli’nin vurguladığı tarihî sorumluluklara uzanan kesintisiz bir çizginin ifadesidir. Yolumuzun, aşkımızın ve kavgamızın bir olduğu bilinciyle hareket edildiği sürece, Türk dünyasının bağımsız ve eşit ortaklar olarak yükseleceği bir gelecek kaçınılmazdır.