Muharrem Günay

Her işe besmele ile başlamayı unutmayalım Eûzü İbadetin Birinci Basamağıdır

Muharrem Günay

29 Mart 2010 Pazartesi 03:00:00
  Nasıl namaza el ayak ve sair azaları yıkamak suretiyle abdest alınarak başlanıyorsa; kalbin temizlenmesi onun; şeytan tarafından kalbe gelen vesveselerden kötülüklerden arınması suretiyle mümkündür. Bu da Eûzübillahi-mineşşeytanirracîm demekle olur. Eğer bir mü’min bunu halisane bir doğrulukla söyler ve Allah’a sığınırsa kalbindeki riya kendini beğenmişlik gurur hasedlik (kıskançlık) gibi kötülükleri atmış kalbini temizlemiş olur. Ondan sonra da Bismillahirrahmanirrahim kelimesini söylemek için yol açılır. Bunun için arifler Eûzübil-lahimineşşeytanirracim’i ibadet ve taatin birinci makamı olarak görürler Eûzüsüz ibadet ve taate başlamazlar. Abdestsiz Kur’an’a yapışmak namaz kılmak doğru olmadığı gibi eûzü’süz ibadete başlamak da doğru olmaz. Eûzü birinci makam besmele de ikinci makamdır. Eûzü ile şeytanın şerrinden sığınmak besmele ile de neye niyet ederek başlamışsa o şeyi Allahü teâla’nın hıfzı emanına ısmarlamaktır. Yani O’na sığınmaktadır.
“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla” şeklinde tercüme edebileceğimiz besmeleyi aslî ifadesi ile okuyup öylece korumak uygun olur. Zira Besmele tıpkı ezan ve selâm gibi tüm Müslümanlar arasında ortak bir mesaj niteliği taşımaktadır.
Sevgili Peygamberimiz buyurdular ki: “Cebrail bana vahiy ile geldiğinde ilk gönlüme ilka ettiği şey BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM oldu. (Dâre Kutnî İbni Ömer (r.a)den)
Bir gün Hazreti Osman (r.a.) Peygamber Efendimize Bismillâhirrahmânirrahîm’den sordu. Peygamberimiz ona şu cevabı verdi: “Bismillah Allah’ın isimlerinden bir isimdir. Bununla Allah’ın en büyük ismi arasındaki yakınlık gözün beyazıyla siyahı arasındaki yakınlık gibidir.” (İbni Ebî Hatim Hakim Beyhâki Herevi Hatib-i Bağdadi İbni Abbas’dan)
Yine bir başka hadis-i şerifte Sevgili Peygamberimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Bismillâhirrahmânirrahîm indiği zaman gökteki melekler buna çok sevindiler; Arş titredi. Bismillah ile birlikte bin melek indi. Bu meleklerin imanını artırdı. Cinler yüzükoyun yere kapandılar. Felekler bundan dolayı harekete geçti. Melekler besmelenin azametinden-büyüklüğünden dolayı baş eğip küçüldüler.”
“Bismillâhirrahmânirrahîm indiği zaman dağlar tesbih getirdi. O kadar ki bu tesbihi Mekke ehli ve o bölgede bulunanlar işitti. Bunun üzerine dediler ki. “Muhammed dağları büyüledi.”
Râvi devamla diyor ki: Resûlüllah (SAV) “Kim Bismillah’ı gönülden inanarak okursa onunla birlikte dağlar da tesbih getirir. Ancak ne var ki dağların tesbih sesi duyulmaz.” Buyurdular. (Ebû Nuaym İbn-i Sülemî; Hz. Âişe’den)
Diğer bir rivayette ise şöyle deniliyor: “Dağlar ve taşlar tesbih eder. Ancak ne var ki insanlar bunların tesbihini işitmezler. (Kalp gözü ve Gönül kulağı açık olanlar belki duyabilir)
“Bismillâhirrahmânirrahîm” ile başlamayan her iş noksandır; yarar ve bereketi azdır.” (Ebû Davud Nesâi İbni Mâce)
ALLAH’IN ÜÇ BİN İSMİ VARDIR
Seyyid Muhammed Hakkı Hazretleri Sırlar Hazinesi adlı eserinde şöyle diyor:
“Bil ki Allahü Teâlâ’nın üç bin ismi vardır. Bin ismini sadece meleklere öğretmiştir başkasına değil. Bin ismini de yalnız peygamberlere öğretmiştir. Üç yüz ismi Tevrat’ta üç yüz ismi İncil’de üç yüz ismi Zebur’da doksan dokuz ismi de Kur’an-ı Kerim’de mevcuttur. Bir ismini de Cenâb-ı Hak kendine seçip ayırmıştır. Bahsedilen üç bin ismin mânası şu üç isimde toplanmıştır: BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM (Allah – Rahman – Rahim) kim bunu öğrenir ve söylerse Allah’ın bütün isimlerini anmış gibi olur.” (Sırlar Hazinesi s.318 Celal Yıldırım tercümesi İstanbul 1977)
“Hazreti Aişe Validemizin rivayetine göre; Resûlüllah (sav) Efendimiz altı kadar ashabıyla yemek yerken bir bedevi içeri girdi ve besmele çekmeden iki lokma yedi. Bunun üzerine Resûlüllah (sav) Efendimiz “Bedevi eğer besmele çekerse size kâfi gelmiş olur… Sizden biriniz yemek yerken Allah’ın ismini ansın. Bunu başlarken unutursa hatırladığı yerde Başında da sonunda da Bismillah desin! ( Bismillâhi evvel)
Besmele’nin fazileti ve sırrı ile ilgili çok dayıda hadis vardır. Şimdi sıra ile onlara yer verelim:
“Ağaçlar kalem denizler de mürekkep olsaydı; cinler ve insanlar toplanıp meleklerle birlikte bir kitap hazırlayıp Bismillâhirrahmânir-rahîm’in manasını yazmaya başlasalar ve buna iki milyon yıl devam etmiş olsalardı onun yüzde birinin mânasını yazmaya güç getiremezlerdi.” (Risalei Besmele Sırlar Hazinesi C.Yıldırım s.304)ihu ve ahiruhu)” (Ebû Davud İbni Mace Âişe R. Anha’dan) (Devamı var)

Yazarın Diğer Yazıları