“İnneddîne ındallâhil İslâm..” “Allah katında din, şüphesiz İslâmiyet’tir.” (Al-i İmran/19)
“Onlar Allah’ın (son olarak seçtiği İslâm) dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ver yerdekiler(in hepsi) ister istemez O’na teslim olmuşlardır ve ancak O’na döndürülüp götürüleceklerdir.” Al-i imran 83: (Krş. Al-i İmran 3/85)
“Kur’an/İslâm geldikten sonra önceki din/kitap ve İslâm dışı ve karşıtı olarak çıkan bütün inançların, ideolojilerin hiçbir geçerliliği kalmamıştır. Çünkü İslâm’dan önceki dinler/kitaplar, birer kavme gelmiştir. Bu gün elde buluna Tevrat ve İncil (ve çeşitleri) hem daha sonraki asırlarda akıllarda kalanlardan insan eliyle yazılmış hem de asılları buzularak tahrif edilmişlerdir. Yahudi ve Hıristiyanlar, Allah’a oğul isnat ederek şirke/küfre düşmüşler, Yahudiler milli ilah, Hıristiyanlar da üçlü ilah kabul etmişlerdir.
Yahudi dininin kaynaklarına ve inanışlarına göre Yahve, yalnız İsrailoğullarının-Yahudilerin millî tanrısıdır. “Kabbala” ve “Zohar” adlı kutsal kitaplarına da bakılırsa Yahve’nin bir de Sakire adlı karısı vardır. Onlar Üzeyir (a.s) için de Allah’ın oğlu demişlerdir. (bak. tevbe 9/30) Hıristiyanlarda İsa’ya Allah’ın oğlu dediler. Baba, Oğul, Rûhu’l-Kudüs şeklinde Allah’ı üçlediler Böylece hepsi dinlerini -muvahhid-tek tanrılı (monateist) din iken çok tanrılı (politeist) din haline dönüştürerek kâfir oldular. Aşağıdaki ayetlerde buna dikkat çekiliyor:
“Hakikaten Allah, Meryemoğlu (İsa) Mesih’tir diyenler , andolsun ki (şirke girip) kâfir olmuşlardır. Halbu ki Mesih (İsa):”Ey İsrailoğulları! Rabbim ve rabbiniz olan Allah’a ibadet edin. Çünkü kim Allah’a ortak koşarsa, (Allah’a rağmen başka şeyi öne çıkarır ve ona bağlılık gösterirse) hiç şüphesiz Allah ona cennetini haram eder; onun varacağı yer de ateştir. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur” demişti.” (Maide 5/72) “Hakikaten Allah, üçün üçüncüsü (üç ilahtan bir)dir diyenler (şirke girip) kesin olarak kâfir olmuştur…” (Maide 5/73) (Bak. Maide 5/17-18 ; Tevbe 9/30)
İslâm’a/Kur’an’a göre Yüce Allah, Bütün alemlerin rabbidir “Rabbül âlemin”, Birdir, Sameddir, (her varlık O’na muhtaç O hiçbir şeye muhtaç değildir) O baba olmadı, doğmadı da Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.” (İhlas 112/ 1-4)
Yüce Allah cihanşümul olarak bütün insanlara tevhid esası üzerine son din olarak İslâm dininin ve Kur’an-ı göndermiştir ki, aslı aynen korunmaktadır. Hz. Muhammed sadece bir kavmin ve bir milletin peygamberi değil bütün insanların peygamberidir. Hıristiyanların “Dinlerin kaynağı birdir; hangisi olsa Allah’a götürür” şeklindeki diyalog çağrısında dinleri eşitmiş gibi göstererek, İslâm’ın özelliklerinden ve bilgisinden yoksun genç nesli Hıristiyanlaştırmak veya Hıristiyanca düşünmelerini sağlama çalışmaları vardır. Din bir tanedir. O da son din İslam’dır. Ancak İslamı tebliğ için Hıristiyan, Yahudi hatta atesilerle, yani her insanla diyalog kurulur. Bu hususta yüce Allah, Bakara/220; Al-i İmran 185, 100. âyetleriyle müminleri uyarmaktadır. İlave bilgi için bak Al-i İmran 64, ayrıca 65-71.ayetler)
Yine dünya ile ilgili işlerde, uyuşturucuya ve insanlığın zararına olan işlerde işbirliği ve antlaşmalar yapılabilir “Bütün dinlerin kaynağı birdir, bütün dinler İbrahimidir ve hepsi Allah’a götürür şeklinde Hıristiyanlığı Müslümanlara şirin gösterecek faaliyetler diyalog adı altında yapılamaz. Nitekim bu konuda da Kur’an bize yol göstriyor:
”De ki: “Ey Ehli kitap (olan Yahudi ve Hıristiyanlar) Bizimle sizin aranızda eşitlik sağlayan (ortak) bir kelimeye gelin: Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, Allah’ın dışında birimiz diğerini rab edin(ip müşrik ol)masın.” Eğer onlar, yine yüz çevirilerse (onlara): “Şahit olun ki biz, gerçek Müslümanlarız” deyin.” (Al-i İmran 64)
Allah’a eş ve ortak koşarak İsa veya Üzeyir Allah’ın oğludur diyenlerle bu inanç ve iddialarından vazgeçmedikleri ve “Allah’tan başka ilah yoktur” demedikleri sürece diyalog yapılamaz. (Ayrıca bak. Mümtehine/8 ve 9. ayetler)
“ Ey ehl-i kitap! Ibrahim hakkında niçin (O Yahudi veya Hıristiyandır diye ) tartışırsınız? Halbuki Tevrat ve Incil, kesinlikle ondan sonra indirildi. Siz hiç düsünmez misiniz?”
”Iste siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.”
“Ibrahim, ne Yahudi, ne de Hıristiyan idi; fakat o, Allah’ı bir tanıyan dosdoğru bir Müslüman idi; (asla) müşriklerden de değildi.”
“İnsanların İbrahim’e en yakın olanı, ona uyanlar, su Peygamber (Muhammed) ve (ona) iman edenlerdir. Allah müminlerin dostu ve yardımcısıdır.” (Al-i İmran 64.65.66.67.68.)
Hz. İbrahim, Yahudi, Hıristiyan ve müşrik olmayıp tevhid ehli bir müslümandı. Bundan dolayı İslâm’dan başka bir din makbul ve İbrahimi din değildir. (bk.3/83,85) Asılları bozulmuş, tahrif edilmiş, Allah’a şirk ve ortak koşan Yahudilik ve Hıristiyanlık nasıl İbrahimi dinler olur? Böyle bir iddia hem Allah’a hem de Hz. İbrahim’e iftira etmek olur.
Bölgemizde ki ve ülkemizdeki İslam dinini Protestanlaştırma ve Ilımlı İslam, Liberal İslam adı altında dini yozlaştırma çalışmaları Küresel güçlerin planları dâhilinde AKP ve Gülen cemaatinin desteği ile yürütülmektedir. Dinler Arası Diyalog, Medeniyetler Arası İttifak ve İbrahimi Dinler çalışmaları bu planın birer parçalarıdır. Müslümanlar bu konuda uyanık olmalıdır.
Mesela bir dönem Gülen’le yakınlığına da dikkat çekilen Utah Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Hakan Yavuz, bu hareket için “Bir Türk Protestanlaşması ve Türk Siyonizmi’dir” tanımını kullanıyor ve Gülen’in, Türk burjuvazisinin ihtiyacı olan İslam’ı üretme çabasında olduğunu savunuyor. Hakan Yavuz’a göre: “Gülen hareketi, dinin ve Tanrı’nın; kapitalizmin ve Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre, Türk burjuvazisini güçlendirmek için yeniden yorumlanmasıdır.” Yine Yavuz’a göre; “Turgut Özal’la İslam’ın Protestanlaştırılması süreci, AKP muhafazakârlığı ve Gülen hareketiyle tamamlanmıştır.”
Al-i İmran suresinde buyrulduğu gibi:
“Kim artık (son din) İslâm’dan başka (ilâhi ve beşeri) bir din arar (onları önemser)se asla ondan kabul edilmeyecek ve o, ahirette de hüsrâna (büyük zarara) uğrayanlardan olacaktır.” (Al-i İmran 85)
Bu âyete göre kim İslâm’dan ayrılır, sapar ve siyasi emelleri, Hıristiyan ve Yahudiler’in isteklerine göre “Ilımlı İslam”, “Liberal İslâm”, “Radikal İslâm” gibi yeni dinler icad eder ve dinin aslını bozmaya veya ona, dinde olmayan şeyleri ilave etmeye kalkışırsa onlar hem bu dünyada hem de ahirette büyük hüsrana uğrayacaklardır.