4. İMAN ÜMİTSİZLİK VE ÖLÜM
ANINDA OLMAMALIDIR (10)
Ve câveznâ bi benî isrâîlel bahre fe etbeahum fir’avnu ve cunûduhu bağyen ve advâ(adven), hattâ izâ edrekehul gareku gâle âmentu ennehu lâ ilâhe illellezî âmenet bihî benû isrâîle ve ene minel muslimîn (muslimîne). (Yunus 10/90)
Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik. Ama Firavun ve askerleri zulmetmek ve saldırmak üzere onları takip etti. Nihayet (denizde) boğulma haline gelince, (Firavun:) «Gerçekten, İsrailoğullarının inandığı Tanrı’dan başka tanrı olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!» dedi. (Diyanet Vakfı) (Yunus/90)
Âl’âne ve gad aSayte gablu ve kunte minel mufsidîn(mufsidîne). (Yunus10/91)
Şimdi mi (iman ettin)! Halbuki daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun.(Diyanet Vakfı Yunus/91)
“Çok geç! Daha önce baş kaldırmış ve bozgunculardan olmuştun.” (Yunus10/91)(Edip Yüksel)
Ve leysetit tevbetu lillezîne ya’melûnes seyyiât(seyyiâti), hattâ izâ haDara ehadehumul mevtu gâle innî tubtul’âne ve lâllezîne yemûtûne ve hum kuffâr(kuffârun). Ulâike a’tednâ lehum azâben elîmâ(elîmen).Nisa/18
Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: «İşte ben şimdi tevbe ettim.» diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır. Nisa/18(Elmalılı)
Fe lemmâ reev be’senâ gâlû âmennâ billâhi vahdehu ve kefernâ bimâ kunnâ bihî muşrikîn(muşrikîne).
Artık o çetin azabımızı gördükleri zaman: Allah’a inandık ve O’na ortak koştuğumuz şeyleri inkâr ettik, derler. (Diyanet vakfı)(Mü’min/84)?
Fe lem yeku yenfeuhum îmânuhum lemmâ reev be’senâ, sunnetâllahilletî kad halet fî ibâdih(ibâdihî), ve hasire hunâlikel kâfirûn(kâfirûne). (Mü’min/85)
Fakat azabımızı gördükleri zaman imanları kendilerine bir fayda vermeyecektir. Allah’ın kulları hakkında süregelen âdeti budur. İşte o zaman kâfirler hüsrana uğrayacaklardır. (Diyanet Vakfı) (Mü’min/85)
“Ve enistağfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yumetti’kum metâan hasenen ilâ ecelin musemmen ve yu’ti kulle zî faDlin faDleh(faDlehu), ve in tevellev fe innî ehâfu aleykum azâbe yevmin kebîr(kebîrin). (Hud 11/3)
Hem Rabbinizin mağfiretini isteyin. Sonra O’na tevbe edin ki, size takdîr edilmiş belirli bir zamana (ölüme) kadar güzel bir şekilde yaşatsın ve iyi hareket sahibine, fazlından dünya ve ahirette mükâfatını versin. Eğer imandan yüz çevirirseniz, biliniz ki, ben, başınıza gelecek büyük bir günah azabından korkarım. (Ali Fikri Yavuz)(Hud11/3)
Ölüm anındaki iman samimiyete dayanmadığı ve amel etmeye zaman kalmadığı için kabul edilmez.
Not: Arapça ayet metinlerini Türkçe harflerle yazarken sad harfi büyük S, peltek zel ve peltek se harflari küçük ve koyu olarak (z,s), s,z harfleri küçük renksiz , Zı harfi büyük Z ile, Tı harfi büyük T, te harfi küçük te, Dat harfi büyük D, dal harfi küçük d ile gösterilmiştir.