Muharrem Günay

İSLAM'DA İHLAS-SALİH AMEL VE RİYA

Muharrem Günay

22 Mayıs 2010 Cumartesi 03:00:00
  Salat- salah kurtuluş demektir. “Hayyaalassalah, haydin namaza, haydin salaha, barışa“ örneğinde olduğu gibi…
Yüce Allah Ku’ran’da şöyle buyuruyor:
“Halbuki onlar, doğruya yönelerek, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na kulluk etmek, namazı kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı.” (Beyyine suresi âyet 5) Dünya hayatındaki tek amaçları Allah’ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazanmak olan ve Allah’a gönülden teslim olan müminler tüm hayatlarını Allah için yaşarlar. Kuran’ın “De ki: “Şüphesiz benim namazım, ibadetlerim, dirimim ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah’ındır.” (Enam Suresi, 162) ayetinde görüldüğü gibi, yaptıkları her işte, gösterdikleri her tavırda Allah’ın rızasını kazanmayı hedeflerler. Sahip oldukları her şeyi Allah’ın rızasını ve hoşnutluğunu kazanmaya adayan müminlerin sevgileri de yine ancak Allah içindir. Allah’ı tüm sıfatlarıyla tanıyan, O’nun gücüne ve kudretine her an şahit olan, Rabbimiz’in rahmetini, sevgisini ve şefkatini tüm hayatı boyunca her an hisseden bir müminin Allah sevgisi, hiçbir sevgiyle kıyaslanmayacak kadar güçlüdür. Allah Bakara Suresi’nde müminlerin Kendisi’ne olan güçlü sevgileri ile, müşriklerin çarpık sevgi anlayışları arasındaki farkı şöyle bildirmektedir:
“İnsanlar içinde, Allah’tan başkasını ‘eş ve ortak’ tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah’ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah’a olan sevgileri daha güçlüdür…” (Bakara Suresi, 165)
Dini İstismar Etmek
Ebu Hureyre Sevgili Peygamberimizden rivayet ediyor:
“ Kıyamete yakın bir takım topluluklar türeyecek, bunlar dini vasıta kılarak dünyayı yiyecek, dini midesine alet edecek . Sözleri şekerden tatlıdır, fakat kalplerinde birer canavar gizlenmiştir. Adalet-i ilahiye’nin tecelli edeceği gün Allah (CC) onlara şöyle hitap edecektir: “ Siz benimle mi gurura kapıldınız, yoksa bana karşı mı cür’etkar davrandınız ? “ ( Tirmizi )
“Her kim duyulsun diye bir iş işlerse, Allah onun kıymetsizliğini duyurur. Her kim gösteriş olsun diye bir iş yaparsa, Allah da onun gösteriş yapmasını ve değersizliğini ortaya çıkarır.”(Müslim)
“Gösteriş için oruç tutan, namaz kılan,sadaka veren kimse Allah’a şirk koşmuş olur.”(et_tergip ver-Terhib)
Bir Kudsi Hadiste Allah şöyle buyuruyor:
“Ben ortakların ortaklığından en müstağnî olanıyım. Her kim bir iş yapar da, onda, benden başkasını ortak kılarsa onu da, o ortaklığı da terk ederim” (Müslim)
Riya ve şirk çok çeşitli şekillerde yapılabileceği gibi dindarlık ve dürüst görünmek şeklinde de yapılır.
Kasas suresi 78- Karun ise: “O (servet) bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi.” demiştir. ( Musanın amcası oğlu olan Karun, Musa ve Harundan sonra Tevratı en iyi bilendi)Bilmiyor muydu ki Allah, kendinden önceki nesillerden, ondan daha güçlü, ondan daha çok taraftarı olan kimseleri helak etmişti. Günahkarlardan günahları sorulmaz (Allah onların hepsini bilir). Bu ayettede görüldüğü gibi, Karun’un bilgisi helakini önleyemedi.
Cenâb-ı Hak, gösteriş ve riya konusunda Bakara suresi 264. ayette şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin. O adam gibi ki, insanlara gösteriş için malını dağıtır da ne Allah’a inanır, ne ahiret gününe. Artık onun hâli, bir kayanın hâline benzer ki, üzerinde biraz toprak varmış, derken şiddetli bir sağnak inmiş de onu yalçın bir kaya halinde bırakıvermiş. Öyle kimseler, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfirler topluluğunu doğru yola iletmez.”
Bu konuda ise Sevgili Peygamberimiz aşağıdaki hadislerde şöyle buyurur:
“Her kim duyulsun diye bir iş işlerse, Allah onun kıymetsizliğini duyurur. Her kim gösteriş olsun diye bir iş yaparsa, Allah da onun gösteriş yapmasını ve değersizliğini ortaya çıkarır.”(Müslim)
“Gösteriş için oruç tutan, namaz kılan,sadaka veren kimse Allah’a şirk koşmuş olur.”(et_tergip ver-Terhib)
“Muhakkak ki, sizin için en çok korktuğum şey, küçük şirk, yani riyadır.” (Tirmizi)
Hemen her devirde İslamı siyasi ve şahsi çıkarlarına alet eden kişi ve gruplar çıkmıştır.
Sözgelişi Hz.Ali ile Muaviye arasındaki hilafet mücadelesinde “ Sıffin Savaşı”nda Muaviye’nin ordusu Kur’an-ı Kerim’in yapraklarını kılıçları ve mızrakları üzerine saplayıp, Hz.Ali’nin askerleri üzerine yürüdüler. Hz.Ali’nin askerleri de “ Biz Kur’an-ı Kerim’e karşı saldırıya geçmeyiz..” dedi-ler ve bu durum Hz.Ali’nin ordusunun mağlubiyetine neden oldu. (Devamı yarın)

Yazarın Diğer Yazıları