Muharrem Günay

KURAN YAZILARI (21) – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

12 Aralık 2011 Pazartesi 02:00:00
  KUR’AN-I KERİMLE İLGİLİ HADİSLER (21)
“Size iki emanet burakıyorum, onlara sarılıp uydukca yolunuzu hic şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’in kitabi Kur-ân-i Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir.”
Ebu Saidi’l-Hudrî radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalatu vesselâm buyurdular ki: “Kur’an ehli (yani onu okuyan, onunla amel eden) cennete girdiği vakit, kendisine: “Oku ve yüksel!” denilir. O da okur ve yükselir. Her ayet için bir derece verilir. Böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur (ve her biri için bir derece alır).”
İbnu Büreyde’nin babası (Büreyde) anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Kıyamet günü Kur’ân-ı Kerîm rengi uçuk bir adam gibi gelir ve (okuyucusuna): “Seni gece uykusuz ve gündüz susuz bırakan benim” der.” Ebu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allah u ahad, el-Vahidu’s-Samed (yani İhlas suresi Kur’ân’ın üçte birine denktir.”Kaynakwh webhatti.com: Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki : “Aziz ve celil olan Allah buyurmuştur ki: “Kulum, beni andığı ve dudakları benim için kımıldandığı an ben kulumla beraberim.”Cahiliye toplumu bireyleri, Kur’an dışındaki kaynaklardan edindikleri ya da etraflarındaki kişilerden duydukları bilgilerin din olduğunu zanneder, gerçek dinin güzelliklerinden yoksun kalırlar. Herkesin doğruları farklı olduğundan, toplumda birden fazla din yaşanır. Oysa dinin gerçek kaynağı, “EL HAGGU MİN RABBİKE FELÂ TEKÛNENNE MİNEL MÜMTERÎN ( E )” (Bakara, 147) (Gerçek (hak) Rabbinden (gelen)dir. Şu halde sakın kuşkuya kapılanlardan olma.) (Bakara Suresi, 147) ayetiyle de ifade edildiği üzere Kur’an’dır.
Bu yanlış yolda yürüyenler, Rabb’imizin tüm insanlara kurtuluş rehberi olarak indirdiği Kur’an’da neler yazılı olduğunu merak dahi etmezler. Kafalarındaki soruların cevaplarını ise Allah’ın hiçbir şeyi eksik bırakmadığı Kur’an’da değil, farklı kaynaklarda ararlar.
Oysa Kuran’a bir kitap gözüyle bakmamak gerekir. Allah insanlığa oradan seslenir, sözü çok etkilidir. Kur’an ne diyorsa doğrudur; haktır, emirdir, farzdır. Kuran’ı çok iyi anlamaya çalışıp, Allah’ın işaretlerini takip etmelidir insan. Rabb’imiz hiçbir şeyi boş ve amaçsız yaratmamıştır.
Kitap okudukça birçok insanın kibri, enaniyeti artar.
“innê cealnê fî e’nâgıhim ağlâlen fehiye ilel ezgâni fehüm mügmehûne” (Yasin -8) Allah, büyüklenenlerin ‘boyunlarına, çenelere kadar (dayanan) halkalar’ geçirmiştir; ‘bu yüzden başları yukarı kalkıktır.’ (Yasin Suresi, 8) Kur’an’ı okumanın verdiği hissiyat ise farklıdır. “İnsanlar başaklara benzerler, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler.”
Samimi inananlar da Kur’an’la doldukça Allah’ın sonsuz gücünü kavrar, boyun büker, Rabb’lerine teslim olurlar; onlar “çenelerinin üstüne kapanarak secde ederler.” (İsra Suresi-107)
“…Kulları içinde ise Allah’tan ancak alim olanlar ‘içleri titreyerek-korkar’…”(Fatır Suresi, 28) İlim sahibi olabilen, düşünen insanlar içindir Kur’an. Çünkü, gerçekte ilmin kaynağı da Kur’an’dır. Okuduğu her kitapla kibirlenen kişinin aksine, Kur’an okuyan insan, ayetler üzerinde düşünür, ürperen derileri ve kalbi yatışır, Allah’ın eşsiz kudreti karşısında kendi aczini anlar, O’na kul olur!
“Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir Kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların Ondan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah’ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.” (Zümer Suresi, 23)
Bediüzzaman da Kur’an’ın tüm insanlık için bir öğüt, sakınan kullar için de bir hidayet kılavuzu olduğunu, “Kur’an-ı Hakim şuurlu insanlara imamdır, cin ve insan topluluğuna mürşiddir, ehl-i kemale rehberdir, ehl-i hakikata öğretmendir…” (Sözler, s. 185) sözleriyle ifade eder.
Kur’an yaşam rehberidir. Rehberlik yapabilmesi için de bizim anlayacağımız bir dilde olmalıdır ki, neyi işaret ettiğini/tanıttığını görebilelim. İnsan yabancı bir ülkede kendi dilinde konuşan rehbere ihtiyaç duyarken, yaşamının rehberi anlamadığı bir dilde olabilir mi?..
Anlamalıdır ki, “(Bu Kur’an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir Kitap’tır. (Sad Suresi, 29) ayetiyle emredildiği üzere ayetlerini iyiden iyiye düşünebilmelidir.

Yazarın Diğer Yazıları