Muharrem Günay

KURAN YAZILARI (29) – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

26 Aralık 2011 Pazartesi 02:00:00
  ALLAH’IN AYETLERİ İKİYE AYRILIR (29)
Kur’an-ı kerim’deki ayetler
Kâinattaki Allah’ın varlığını, gücünü ve kudretini gösteren, canlı ve cansız varlıklar.
Bu bakımdan sadece Kur’an’daki ayetleri okumak ve dinlemek yetmez Allah’ın diğer ayetlerini de okumak, dinlemek ve anlamak gerekir.
“Kâinât mescid-i kebîrinde (büyük mescidinde) (ve Kitabı ekberinde/ Büyük kitabında) Kur’ân okunuyor onu dinleyelim.
O nûr ile nûrlanalım, hidâyetiyle amel edelim ve o-nu vird-i zebân (dil zikri) edelim.
Evet, söz odur ve ona derler: Hak olup, Hakk’dan gelip, Hak diyen ve hakîkati gösteren ve nûrânî hikmeti neşreden (yayan) odur. “ (Sözler)
Kuran’ı Kerim, Cenab-ı Hak tarafından peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e gönderi-len son ilahi kitaptır. Miladi olarak 610 yılında inmeye başlamış olması nedeniyle 2010 yılında indirilişinin 1400. yılı kutlanmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı 2010 yılını “Kuran Yılı” ilan ederek insanlarla Kuran’ın buluşmasına bir kez daha dikkat çekmek istemiştir.
Gönül ister ki Kuran hayatın her alanında uygulansın. Hz. Ayşe validemiz, Hz. Peygamber hakkında sorulan bir soruya “onun ahlakı Kurandı” diye cevap vermiştir.
Peygamber Efendimiz: “Size iki emanet burakıyorum, onlara sarılıp uydukca yolunuzu hic şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın kitabı Kur-an-ı Kerim ve Peygamberin (a.s.m) sünnetidir” buyurmuştur.
İşte Kuran bir ahlak ve yaşayış biçimidir. İnsanın her davranışına yön verir. Kuran’ı yalnızca vicdanlara e camiye hapsetmek son derece yanlış ve kısır bir düşüncenin eseridir. Kuran, iki ayrı ayette danışma esasını öngörerek seçime dayanan bir cumhuriyet rejimini öngörür. Medeni hukuk, ceza hukuku, ticaret hukuku gibi alanlarda da hükümler öngörerek kamu ve özel hukuk alanlarını da düzenler. Örneğin riba (faiz) adı altında riskin yalnızca bir tarafta kaldığı, çalışmadan kazanç sağlanan ve ekonomide maliyetleri artıran faizli her muameleyi yasaklayarak alım satımı helal kılmış ve ortaklık yapılarak riskin eşit olarak dağıtılmasını öngörmüştür. Yine bu çerçevede kurulan finans kurumları nakdi kredi vermeyerek alım satıma aracılık ederler ve kar dağıtımı esasına dayanırlar. Alım satıma aracılık etmek, ekonomide arz talep dengesi sağlayarak talep fazlalığından kaynaklanan enflasyon hastalığına yol açmaz. Bunun gibi islamdaki emir ve yasaklar ilmi olarak dikkatle incelendiğinde son derece önemli anlamlar taşıdığı görülür. İşte Kuran’ı okumak onun içerdiği incelikleri anlamakla bir anlam ifade eder. Bu görev daha çok okumuş aydın ke-sime düşer. Halka düşen ise kendinden olan islami davranış sergileyen ihlâslı âlimler ile ehil ve liyakatli yöneticileri seçmek, desteklemek ve uymaktır.
Kuran’ın okunuş biçimi hakkında ise şunlar söylenebilir. Kuran mucizevî bir kitaptır. Bazı ayetleri müteşabihtir. Yani anlamını yalnızca Allah bilir. Bazı ayetler yine bazı ayetler tarafından neshedilmiştir, yani hükmü ortadan kaldırılmıştır. Bazı konular örneğin içki yasağında olduğu gibi aşama aşama yasaklanmıştır. Yine bazı ayetler birden fazla anlamlara gelir ve Kur’an bütün zamanlara hitab eder. İşte bütün bunların anlasılması belli bir ilmi gerektirir. Bu yüzden Kuran’ın anlaşılmasından maksat islam âlimlerinin anladığı gibi anlamaktır. Aksi halde bir kimsenin çıkıp, ben mealden okudum demesi ve arkasından hüküm çıkarması yanlışlığın başını teşkil eder ve kişiyi küfre kadar götürür. Kişinin bilgisiz olarak kendi görüşüyle Kuran’ın tefsiri konusunda söz söylemenin yanlış olduğuna ilişkin olarak peygamber efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Her kim Kuran hakkında kendi görüşüne dayanarak bir şey derse (bir karar verirse) cehennemde yerini hazırlasın”(İbn-i Abbas r.a.’dan rivayettir; Tirmizi, Tefsir 1). Bir başka hadis-i şerif ise şöyledir: “Her kim Kuran hakkında kendi görüşüyle bir şey derse, isabet etse (doğru dese) de muhakkak hata etmiştir.” (Cündüb İbn-i Abdullah’tan rivayettir. Tirmizi, Tefsir 1; Ebu Davut, İlim 5).
Bu nedenle Kuran’ın meal ve tefsirlerini mutlaka okuyacağız, Kur’an’ı anlama gayreti içerisinde olacağız fakat hüküm çıkarma işinde geri durup ve bunu ehil kişiler olan alimlere bırakacağız.
Kuran’ın anlaşılması ile ilgili olarak Kuran’ı Kerim’de şu ifadeler yer alır: “(Ey Peygamber) Bu, bir mübarek kitabtır ki, ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdik”(Sad 29). (Devamı Yarın)

Not: Arapça ayet metinlerini Türkçe harflerle yazarken sad harfi büyük S, peltek zel ve peltek se harflari küçük ve koyu olarak (z,s), s,z harfleri küçük renksiz , Zý harfi büyük Z ile, Tý harfi büyük T, te harfi küçük te, Dat harfi büyük D, dal harfi küçük d ile gösterilmiþtir.

Yazarın Diğer Yazıları