Ölüm, ruhun bedendeki tasarrufuna son verip bedenden ayrılması olayına denir Ölüm, insan varlığı için bir âlemden diğerine intikal etmektir Bu anlamda ölüm yok olmak değildir Ruh, bâkîdir, yok olmaz Her canlı varlık için ölüm kaçınılmaz bir gerçektir Canlılar doğar, büyür ve ölür. Ölüm, hiçbir zaman, anladığımız şekilde “ölmek ve yok olmak” değil; gerçekte “dirilme”dir, hayat bulmadır Allah dostları için ölüm Mevlâna hazretlerinin ifadesiyle “Düğün gecesi” dir.
Allah’ın hayatı ve ölümü yaratmasının sebebi, Kur’an’da Mülk suresi ikinci ayette şöyle açıklanır: Ellezi halagal mevte vel hayat eli yeblüveküm eyyüküm ahsenü amela ve hüvel azizülgafur.” “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır” (Mülk, 67/2)
Bir başka ayette Yüce Allah şöyle buyuruyor:
“vema halagtül cine vel inse illâ liyabudune” (Zariyat 56) “Ben insanları ve cinleri ancak bana (ibadet ve itaat la) kulluk etsinler diye yarattım.”
İslam alimleri bu ayetteki “li ya’budun” kelimesini “li ya’rifun” “Beni bilsinler, tanısınlar” diye tefsir etmişlerdir. Demek ki insanın yaratılışındaki gaye Allah’a itaat etme ve kullukla beraber O’nu tanıma ve bilmedir. Nitekim Allah’ı bilme ve tanıma ilmine “Marifetullah” denilmiştir.
Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmaktadır.
“Lezzetleri bıçak gibi keseni -ölümü- çok hatırlayın!” (Riyazü’s-Salih)
Rabbimizin (c.c.) Kur’an-ı Kerimde bildirdiği üzere:
“Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz. (Enbiya, 21/35)
“Her can ölümü tadacaktır. Sonra bize döndürüleceksiniz.” (Ankebut, 29/57)
Ölümü tadıp bir çukurda bedenimiz yok olmayacak. Rabbimize geri döndürülüş mutlaka gerçekleşecek. Bu döndürülüşün ise neticesinde karşılaşacağımız bazı durumlar var. Kur’an-ı Kerimden bu hususu aktaralım.
“Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam ve-rilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.” (Al-i İmran, 3/185)
Yüce Allah şöyle buyuruyor:
“Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi, Allah’ı zikretmekten alıkoymasın. Her kim bunu yaparsa, işte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir. Herhangi birinize ölüm gelip de, “Ey Rabbim! Beni yakın bir zamana kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!” demeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda harcayın. Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münafıkun, 63/9-11)