Muharrem Günay

Rahmet Peygamberi'nin Şefkati – Kocatepe Gazetesi

Muharrem Günay

23 Nisan 2011 Cumartesi 03:00:00
  Peygamberimizin içinde bulunduğu toplum, Cahiliye devrinin tüm olumsuzluklarını içinde barındıran, ahlakî eğitimden yoksun ve insanlığın tüm üstün değerlerinden uzak bir toplumdur. Öyle ki insanların çoğu kendi çocuklarını vicdanları titremeden elleriyle öldürebilecek kadar zalim ve acımasızlardı. Ünlü Milli şairimiz M. Akif’in de deyimiyle, “İnsanlık, yırtıcılıkta sırtlanları dahi geçmişti. Bir insan dişsizse, onu kardeşleri yemekteydi.”
Öte yanda varlığıyla bir devrim meydana getiren ve zamanlar üstü bir niteliğe sahip olan Efendimizin şefkati, zihinleri ve vicdanları alt-üst eder. O’nun şefkati, sevenlerinin sevgisini hayranlığa ve düşmanlarının kinini ise takdir etmeye dönüştürmüştür. Kendisine ve arkadaşlarına dinlerinden ötürü korkunç zulüm ve kötülüklerde bulunan topluluklara beddua etmesi istendiğinde, onların doğru yolu bulabilmeleri için dua eder ve sabrederdi.
Mekke Yılları
Hz. Peygamber (sas)’in sahip olduğu merhamet ve şefkat, Mekke yıllarında gördüğü dayanılması güç kötü davranışlara karşı gösterdiği sabır, laneti çoktan hak etmiş zalimlere daima hidayet duası yapma şeklinde gerçekleşmiştir. O acılı Taif yolculuğu dönüşünde, Mekkeli müşrikler hakkında ne yapılmasını isterse derhal onun yerine getirileceği Cebrail tarafından kendisine bildirildiği zaman, “Rabbim! Halkımı bağışla, onlar ne yaptıklarının farkında değiller.” diye yalvarması, kendisine acımayan düşmanlarına bağışlanma ve merhamet dilemesi, dünyada eşine rastlanmayan merhamet ve şefkat belgesidir. O’ndaki sabır ve merhamet, Mekkeli müşrikleri çileden çıkarmaya yetiyordu. Onlar bunca yaptıklarına karşı niçin sabrettiğini ve karşılık vermediğini anlamıyorlardı. Mekkeliler bu savaşa dayanamadılar ve rahmet odağı Muhammed’i Mekke’den çıkarmaya mecbur ettiler.
Medine Yılları
Hz. Peygamber (sas)’in Medine hayatı, Merhamet-i Muhammediye’nin tam anlamıyla en yüksek dereceye ulaştığı dönemdir. O; aile fertlerine, çocuklarına ve Müslümanlara karşı fevkalade müşfikti. Mescidi pisletmekten, yakasına yapışıp bir şeyler istemeye kadar uzanan o kaba eller, ondan hep anlayış ve tebessüm gördü. Onların hepsi lanet olunmaktan Hz. Peygamber’in uyarıları sayesinde kurtuldular. “MERHAMET ETMEYENE, MERHAMET OLUNMAZ.” O’nun ilke olarak belirlediği şefkat teşvikiydi. Tepki ne olursa olsun O, herkesi büyük şefkatle kurtuluşa çağırmaktan asla geri durmadı. Çünkü O, âlemlere RAHMETTİ.

Yazarın Diğer Yazıları