İYİLİKTE VE İHSANDA BULUNALIM
Yine bu mübarek aylarda yoksullara, darda kalmışlara, borçlulara, kimsesizlere bol bol iyilikte,ihsanda ve yardımda bulunalım. Mallarımızın zekatını verelim. Sevgili Peygamberimiz:”Kim ki bir Müslümanın sıkıntısını giderirse Allah’(CC)ta onun sıkıntısını giderir” ; “ Sadaka ömrü uzatır, kaza ve belaları def eder” buyuruyor. Zekat ise zenginin malındaki fakirin hakkıdır. Kur’an’da sık sık, “ Egimissalata ve etüzzekat “ ibaresi geçer, yani “ Namazı kılınız, zekatı veriniz “ Zekat sözlük olarak :” toplumsal temizlenme ve arınma, artma, çoğaltma ve bereket “ manalarına gelir.
Kur’an’da müşriklerin özellikleri anlatılırken : “ Yazıklar olsun o müşriklere ki, onlar zekat vermezler ve ahireti de inkar ederler “ ( Fussilet suresi 6-7 ) denilmektedir. Geceniz mübarek olsun.
Din Savaşa Şartı İzin Verir
Kendilerine zulmedilmesi dolayısıyla, onlara karşı savaş açılana (mü’minlere, savaşma) izni verildi. Şüphesiz Allah, onlara yardım etmeye güç yetirendir. Onlar, yalnızca; “Rabbimiz Allah’tır” demelerinden dolayı, haksız yere yurtlarından sürgün edilip çıkarıldılar… (Hac Suresi, 39-40) Kısacası, Allah Müslümanlara savaş iznini, baskı ve zulüm gördükleri için vermiştir. Bir başka deyişle, izin verilen savaş, sadece savunma amaçlı bir savaştır. Başka ayetlerde ise Müslümanlar gereksiz bir kışkırtmadan veya gereksiz şiddet kullanımından kaçınmaları için uyarılmışlardır:
“Vegâtilû fî sebîlillâhi llezîne yügâtilûneküm velâ ta’tedû. İnnellâhe lâ yühıbbül mu’tedîn(e)”Bakara/190)
“Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah aşırı gidenleri sevmez. (Bakara Suresi, 190)
“İnnallâheşterâ minel mü’minîne enfüsehüm ve emvâlehüm bienne lehümül cennete…(Tevbe/111)
Allah, kendi yolunda savaşıp öldüren ve öldürülen mü’minlerden canlarını ve mallarını, cennet onların olmak üzere satın almıştır. (Tevbe/111)
Sonra Allah Teâlâ, onların bu alışverişlerinin çok kârlı olduğunu bildirerek şöyle buyurmuştur:O halde, yaptığınız bu hayırlı alışverişten dolayı sevinin. Gerçekten bu çok büyük bir başarıdır.(Tevbe/111)
“Ey iman edenler! Sizleri acıklı bir azaptan kurtaracak bir ticaret göstereyim mi? Allah ve Resulüne iman edip, mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihat edersiniz.” (Saf Sûresi,10-11) Demek ki cihatta gaye, Allah rızasını kazanmak ve âhiretimiz için bir ticaret yapmaktır. O halde, cihat başkalarını öldürüp Cehenneme göndermek, intikam almak, dünyevi faydalar sağlamak için değil, nefsimizi ve diğer nefisleri Cehennemden kurtarmak, Allah’ın adını yüceltmek ve vatan müdafaası gibi sebepler için yapılır. Cihat, bu yönüyle, insan kurtarma savaşının adıdır. “Sulh hayırdır.” (Nisa Sûresi, 128) emrini alan Allah Resulü (asm.) insanları durmadan hidayete çağırmış bu çağrıya karşı çıkanların zulüm ve işkencelerine uzun süre sabırla karşı koymuş, doğup büyüdüğü Mekke’yi terk etmek zorunda kalmış ve daha sonra İlâhi fermanla kendisine savaş izni verilmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken şey “ savaşın izne tabi olmasıdır.”
Savaşa katılmak ve savaşan Mü’minlere mali destekte bulunmak cihat olduğu gibi, barış zamanında da İ’lâ-yı Kelimetullah ve insanların iman şerefine kavuşmaları ve müminlerin günah ve isyandan kurtulmaları için mücadele etmek, iyiliği emretmek, insanları kötülükten alıkoymak, bu hususta kafa yormak, mesai harcamak da cihattır.
Böyle yüce gayeler taşımaksızın sadece ülkeler fethetmek, insanlara hükmetmek ve sömürmek gibi geçici hedeflere yönelik savaşlar “fisebilllah” şartını taşımadıkları için cihat değildirler.