Başlıkta böyle bir soru olunca Afyonkarahisar Barosu ile ilgili gizli belge ve bilgi edinmişim de onu açıklayacakmışım gibi geliyor değil mi?
Yok aslında böyle bir bilgi ve belge. Sadece bazı ayrıntıları sizinle paylaşacağım. Afyon basını, Afyonkarahisar Baro Başkanı Av. M. İpek Yılmaz Göktürk’ü siyasetle meşgul olduğu dönemden itibaren tanır. Çalışmalarını takip edenler için M. İpek Yılmaz Göktürk’ün Baro Başkanlığı sürpriz olmadı. 2024’te Afyonkarahisar’ın ilk kadın Baro Başkanı olma başarısını gösterdikten sonra, 2026’nın Ekim ayında ikinci kez bu vazifeye seçildi.
Başkan Göktürk’ün bu yılki Genel Kurul konuşmasında dikkatimi bütçe ile ilgili bir cümle çekmişti. Başkan Göktürk, “Bütçemizi yüzde 180 artırdık” demişti. Sandıkların kurulduğu gün bu durumu kendisine sordum. Başkan Göktürk’ün bütçe konusundaki anlattıklarının hepsini, kendisinden müsaade almadığım için yazamayacağım. Belki ileride bir röportaj ile kamuoyuyla paylaşmak ister. Ancak benim anladığım şu:
Afyonkarahisar Baro yönetimi, mevzuatın sunduğu genel şartları yerine getirmiş. Mevzuatta olan ama şimdiye kadar uygulanmayan bazı konularda karar alınmış ve bu karar kurumlar arası işbirliğiyle uygulanmış. Aynı zamanda Türkiye Barolar Birliği de Afyonkarahisar Barosu’nun her zaman yanında olmuş.
Başkan Göktürk ve ekibinin elinde bir sihirli değnek yok elbette. Bununla birlikte 2024’teki seçimden sonra Baro’ya ait bir makam aracının alınması, bu araca yine siyah-resmî plaka alınması dikkate değer bir başarı. Önceki dönem Baro Başkanı Av. Turgay Şahin’in döneminde kazandırılan Baro hizmet binasının üzerine Av. M. İpek Yılmaz Göktürk’ün başarılarını da eklediğimizde, Afyonkarahisar Barosu’nun geleceğinin parlak olduğunu görüyoruz.
Konunun bir de Baro üyeleri kısmı var.
Oy kullanma günü, Başkan Göktürk’le sohbet ederken “Başkanım, Baro’ya deniz getirin” talebini bile duydum. Bunun üzerine Başkan Göktürk, “Bizim üyelerimizin taleplerinin hepsini yerine getirmeye çalışıyoruz, ama talepler üst düzey” diyerek şakayı devam ettirdi.
Başkan Göktürk, 2026’nın Ekim ayındaki Genel Kurul’da tek liste ile seçime girmesine rağmen oy kullanma yetisine sahip 885 üyeden 615’ini sandığa getirmeyi başardı. Ben katılımın daha düşük olacağını tahmin etmiştim. Bunda, Başkan Göktürk’ün iletişim kabiliyetinin de payı olduğunu düşünüyorum.
YENİ PARTİLİLERE BİR HATIRLATMA
YENİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, Halk TV’ye kayyum atanması dolayısıyla Zafer Meydanı’nda bir açıklama yaparak kayyum uygulamasını protesto etti. Protestoya katılımın, “iktidara aday” iddiasındaki bir partiye göre düşük kaldığını hatırlatalım. Ama asıl konu şu: Basına baskı, basına sansür, basına kısıtlama… Sadece “kendi tarafınız”ın başına gelince mi önemli oluyor? 31 Mart 2024 tarihinden sonra Özgür Özel’in deyimiyle, “Vatandaşın kredi verdiği” CHP’li (sonra YENİ Partili) belediyelerde basına sansür, basına kısıtlama, basına baskı yaşanmadı mı?
O zaman neden sessiz kaldınız?
Devam edelim:
Malum, Kocatepe Gazetesi’nin başına gelenleri biliyorsunuz. Zafer Meydanı’ndaki YENİ Partililer’den aynı performansı o günlerde de beklerdik; ne yazık ki herkes sus-pustu. Günler geçtikten sonra “Biz kamuoyu önünde değil ama toplantılarımızda söyledik” denildi.
Peki dedik.
Basının her satırı, her fotoğraf karesi, her saniye görüntüsü aslında tüm siyasetçilere lazım.
Bir not daha: AK Parti İl Başkanlığı’nın Afyon Postası’nı WhatsApp grubundan çıkarması ne kadar yanlış ise (ki bu yanlıştan dönüldü), Afyonkarahisar’daki diğer bir basın kuruluşunun YENİ Parti WhatsApp grubundan çıkarılması da yanlış.
Bu cümleyi bu basın kuruluşunun, Kocatepe Gazetesi’ne yapılan haksızlığa karşı, haksızlığı yapan tarafı tuttuğunu unutmayarak yazıyorum.
Yanlışa yanlış demek, gazetecinin görevidir.
HALİL ÜRÜN, 15 YIL ÖNCE ÖNERMİŞTİ
Sağlık Bakanlığı tarafından yeni bir çalışmanın yapılacağı duyuruldu. Bu çalışmanın ismi Sağlıklı Hayata Katkı Fonu olarak belirlendi. Çalışma, sigara paketlerinden 20 lira katkı payı alınmasını, böylece yılda 110 milyar liralık kaynak oluşturulmasını öngörüyor.
AK Parti 24’üncü Dönem Afyonkarahisar Milletvekili Av. Halil Ürün, böyle bir kaynak meydana getirilmesini tam 15 yıl önce önermişti. Dönemin ekonomi kurmayları, bu öneri karşısında sessiz kalmıştı.
Halil Ürün’ün önerisindeki mantık şu idi:
Sigara sağlığa zararlı; sigara içen insanın hasta olacağını bile bile içiyor. Sigara içen insan, hasta olduktan sonra iyileşmek için yoğun bir tedavi sürecine giriyor. Yoğun tedavinin getirdiği maliyeti, her paketten belirli bir ücret alarak çözmek mümkün olabilir.
GEÇ BAŞLAYAN ETKİNLİKLER…
Afyonkarahisar’da basın mensuplarının ve protokol üyelerinin dertli olduğu, ama bir türlü söylenemeyen sorun var: Geç başlayan programlar… Bir toplantı, bir açılış, bir davet için saat belirleniyor; belirlenen saatte görevliler ve il protokolü hazır bulunuyor. Ancak program bir türlü başlamıyor. Zamanında başlamayan hemen hemen tüm etkinlikler için neredeyse aynı mazeret sunuluyor: Bir misafir geldi, çıkamadık…
Böyle bir mazeret, kurumsallıktan uzaktır. İlan edilen etkinlik ya da programın başlaması için3 dakika, 5 dakika hoş görülebilir; ancak her programın 20 dakika, 30 dakika geç başlaması ciddiyetle bağdaşmaz.