Murat Arısoy

Her Cümlesi İz Bırakan Bilge Adam: Kadir Altınkaya

Murat Arısoy

Haber

Afyonkarahisar’ın akil adamı, bilge adamı, ağabeyi Afyonkarahisar Otobüs İstasyonu Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Altınkaya, Afyon Kocatepe Üniversitesi Afyon Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Yılmaz Soytekin ile birlikte Kocatepe Gazetesi’ne uğramıştı. İmaret Camii çevresinden “Kocatepe’deki arkadaşlar ne yapıyor, bir bakalım” düşüncesiyle yapılan ziyaret bizi gururlandırdı. Yılmaz Hocamız, aynı zamanda meslek büyüğümüzdür; her ziyaretinde O’nun tecrübelerinden faydalanırız. 

Kadir Altınkaya ile ilgili “hatırlatma” babında bazı bilgiler vereyim:

Kadir Altınkaya, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu, İngiltere’de sosyoloji dalında yüksek lisans yaptı. Babasının otogardaki yazıhanesinde çalıştı, bir dönem geldi; otogardaki tüm esnafın birleşmesini sağladı. Bu birliktelik, Türkiye’ye örnek oldu. Hem mola verilen hem de lokum üretilen bir otogara sahip olduk. 

Kadir Ağabey şu an 75 yaşında. Bundan 10 yıl kadar önce O’na “Belediye Başkanlığı için aday olmayı düşünür müsünüz” sorusu soruldu. O da 60 yaşını aşmış kişilerin aktif siyasette yer almaması gerektiğini düşündüğünü söylemişti. Oysa o tarihte “Ben adayım” dese tüm siyasi partilerden oy alabilecek bir siyasetçi olabilirdi. 

Şunu söyleyeyim: Kadir Altınkaya ile her sohbet öğretici olur. Farklı bir tarzı vardır Kadir Ağabey’in. Hiçbir cümleyi “Sen bilgisizsin” tonuyla kurmaz. Ama sohbet bittikten birkaç saat sonra “Kadir Ağabey ne dedi öyle” dersiniz. 

Bizim son sohbetimiz de tam böyle oldu. 

Ben masamda Tarım Kredi Kooperatifi’nin (yeni adıyla KOOP Market) raflarında gördüğüm kolonyalardan bulundururum. Misafir gelince de KOOP Market’in devlete ait olduğunu hatırlatarak kolonya tutarım. Yine öyle yaptım.

Kadir Altınkaya, konuya bambaşka bir gözle baktı tabii ki. “Murat, kolonyanın markası ne” diye sordu. “Simav” dedim. Kadir Ağabey ile konuşmamız şöyle gelişti:

-Murat, kolonyanın markası ne?

-Simav, Kadir Ağabey. 

-Simav’ın koku üretimiyle ilgili bir geçmişi mi var acaba? Markanın altında ne yazıyor?

-Synaus.

-Simav’ın tarihinde koku üretimi veya benzeri bir ibare olmasa böyle bir marka oluşacağını sanmıyorum. Kim üretmiş?

-Simav Jeotermal. Turizm, Ticaret, İnşaat, Yatırım, Seracılık, Hizmet Anonim Şirketi. 

-Koku çok önemlidir. Ben hatta bu konuda yazılan bir kitabı da arkadaşlarla paylaşmıştım. 

-Neden önemlidir Ağabey?

-Koku, beyne aracısız ulaşır. Diğer her şey beyne giderken bir süzgeçten geçer; ama koku beyne doğrudan gider. Kokunun duyguları etkilediği de bilinir…

Bu sohbetin ardından Kadir Ağabey, büyük oğlum Olcayto’yu sordu. Olcayto’nun sağlığını, sıhhatini daha önce de sorardı. Bu sefer ben de küçük oğlum Ahmethan’dan bahsettim. Kadir Ağabey, “Duyuyor mu” dedi. 

Ben o sırada bunun kulakla ilgili bir konu olduğunu düşündüm, “Duyuyor” dedim. 

Halbuki Kadir Ağabey’in kastettiği durum şuydu:

Konuşma evresindeki çocuklara, her şeyi etraflıca anlatmak gerekir. “Mutfağa gidiyorum” demek yetmez. “Şimdi mutfağa gidiyorum. Bir adet ekmek alacağım. Ekmeği kesmek için bıçak kullanacağım. Ekmeği kestikten sonra sana vereceğim” gibi cümleler kurmak gerekir. Dolayısıyla Kadir Ağabey’in “Duyuyor mu” sorusundaki şifre “Her konuyu ayrıntısıyla anlatıyor musun” cümlesinde saklıydı. Bir de kitap önerdi: 30 Milyon Kelime…

Kadir Ağabey’in her önerisi esasında ev ödevidir. 

GÜNDE 150 SAYFA OKUYAN KİŞİ

24 Şubat 2013 tarihinde yayımlanan “Günde 150 Sayfa Okuyan Kişi” isimli köşe yazımda Kadir Altınkaya’yı isim vermeden anlatmaya çalışmıştım. “Büyüyünce Milletvekili Olacağım” isimli kitapta da yer verdiğim o yazıdan bir kesiti sizinle paylaşmak isterim:

“Günde 150 sayfa kitap okuyan kişi, iş yaşamında mükemmelin arayışındadır. Mükemmellik arayışı, ‘Aman canım, sen de bir şey beğenmiyorsun’ cümlelerinin ünlem işaretlerine karışmasına yol açabilir. Olsun, o; okumaktan da, araştırmaktan da vazgeçmez. O, su bile içse, suyun şişesindeki yazıları gözden geçirir. Bizim sıradan gördüğümüz su içme eylemini bile törene dönüştürebilir, su içme eylemini bile dolu dolu yaşar. Günde 150 sayfa kitap okuyan kişi, sevdiklerine çeşitli kitaplar önerir. Sadece onun önerdiği kitaplarla bile bir kütüphane kurulabilir. Sayfalarda adeta yüzen kişi, mutlaka danışılan, istişare sohbetlerinde yer alan kişidir. Söyledikleri öyle pohpohlayıcı değildir, ‘Beni buraya gördüklerimi söyleyeyim diye çağırdınız’ deyip şaka yapar. Gönül almasını da bilir; ama bir şey yanlışsa çekinmeden ‘Yanlış’ der. Onu engellemek mümkün değildir; zaten istişare sohbetlerinde ‘dost acı söyler’ cümlesinin muhatabı, günde 150 sayfa okuyan kişidir. Günde 150 sayfa okuyan kişinin dünyada mutlaka hayırlı izleri kalır.”

KADİR ALTINKAYA’NIN ÖĞRETMENİ…

Kadir Altınkaya, Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği önemli bir devlet adamının da akrabası. 10’uncu Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Kadir Altınkaya’nın dayısının oğlu. Altınkaya, Sezer Cumhurbaşkanı seçildiği günlerde basına şu demeci vermişti:

“Akis dergisini, Türk Dili dergisini Ahmet abi sayesinde tanıdım. Evlerine her gün gazete girer, hukukla ilgili haberleri kesip saklardı. Ona da gazete okuma alışkanlığı babasından kalmış. Babası da evlerine sürekli Cumhuriyet, sonraları da Akşam gazetesi alırmış. Babası başöğretmendi, kendisi de iyi bir öğretmen oldu bize...”

ALTINKAYA’DAN ALTIN DEĞERİNDE TAVSİYELER

Kadir Altınkaya, bundan tam 10 yıl önce Afyonkarahisar OSB Özel Rahmiye Sare Palalı Teknik Okulları’nın konuğu olmuştu. Altınkaya, öğrencilerle bir araya gelerek başarının anahtarını sunmuştu. İşte Kadir Altınkaya’nın söylediklerinden bazı kesitler:

“Hepimizin zekâsı ve aklı var ama yeni bilgiler ve yeniliklere açık olmamız lazım. Kitap okuyarak yeni cümleler, yeni uygulamalar veya buluşları bilgi olarak öğrenme imkanına sahip oluyoruz. Kendinize fırsatlar ve imkanlar oluşturun, bol bol kitap okuyun. Kitap okumaktan hiç kimse zarar görmemiştir. Avrupa ülkelerini de yakından takip eden biriyim. Bizler millet olarak kopya çekme, hazırcılık, beleşçilik mantığıyla çok şeyler kaybettik. Sizler bu anlayışın değişmesini sağlayacak önemli bireyler olabilirsiniz. Yapmanız gereken bu kadar önemli bir okulda alacağınız eğitim ve öğreneceğiniz mesleğinizi en iyi şekilde yapmak ve geliştirme gayretinde bulunmak olmalı. İhtiyacınızdan fazla bilgi öğrenmeye çaba harcayın çünkü gelişen teknoloji ile birlikte fazla dediğiniz bilgi size daha sonra ihtiyaç olarak dönecektir. Hayatınızı mutlu bir şekilde geçirmek istiyorsanız çok okuyun ve yeni şeyler öğrenin. Eğer öğrendiğiniz bilgileri başkaları ile paylaşmaya başlamışsanız zaten üretmeye başlamışsınız demektir. Bilgiyi paylaşın üreten Türkiye’nin geleceğini sizler şekillendirin.”

Yazarın Diğer Yazıları