• Haberler
  • Eğitim
  • 'Zorbalık Kavramı Dikkatli Kullanılmalı Normalleştirilmemeli'

'Zorbalık Kavramı Dikkatli Kullanılmalı Normalleştirilmemeli'

Çocuk Ergen Psikiyatristi – Psikoterapist Aile Danışmanı Uzman. Dr. Rahime Mutlu Yaprakcı, çok küçük şeylere de zorbalık denildiğinde kavramın içinin boşaldığını, böyle olduğunda zorbalığın normalleştiğine dikkat çekti.

Afyon MYO’da “Akran Zorbalığı ve Şiddeti Tüm Yönleriyle Anlamak” konulu seminer gerçekleştirildi. 

Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Afyon Meslek Yüksekokulunda (MYO) Çocuk Bakım ve Gençlik Hizmetleri Bölümü tarafından MYO’nun kuruluşunun 50. yıl etkinlikleri kapsamında “Akran Zorbalığı ve Şiddeti Tüm Yönleriyle Anlamak” konulu seminer düzenlendi.

Afyon MYO Konferans Salonunda düzenlenen seminere; Çocuk Bakım ve Gençlik Hizmetleri Bölüm Başkan Vekili Öğretim Görevlisi Mine Ergun ile akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı.

'Zorbalık Kavramı Dikkatli Kullanılmalı Normalleştirilmemeli'

“ZORBALIKTA GÜÇ DENGESİZLİĞİ VARDIR”

Seminerde konuşmacı olarak yer alan Çocuk Ergen Psikiyatristi – Psikoterapist Aile Danışmanı Uzman. Dr. Rahime Mutlu Yaprakcı, zorbalık kavramının toplumda giderek daha geniş bir anlamda kullanılmasının, kavramın etkisini azaltabileceğini söyledi. Zorbalığın belirli kriterleri taşıması gerektiğini belirten Yaprakcı, “Çok küçük şeylere de zorbalık dersek aslında bu kavramın içi boşalıyor. Böyle olunca zorbalık normalleşiyor” dedi. Zorbalığın üç temel özelliği bulunduğunu ifade eden Yaprakcı, “Bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için öncelikle kasıtlı olması gerekir. Bir kişi ya da grubun karşısındakine zarar verme, acı verme, yıldırma, sindirme ya da korku verme amacı taşımalıdır” diye konuştu. İkinci unsurun güç dengesizliği olduğunu ifade eden Yaprakcı, zorbalıkta taraflar arasında fiziksel, sosyal ya da psikolojik anlamda bir üstünlük bulunduğunu söyledi. Yaprakcı, “Zorbalıkta güç dengesizliği vardır. Gücü elinde bulunduran taraf, karşısındakini baskı altına alır” ifadelerini kullandı. Tekrarlayıcılığın da zorbalığın temel kriterlerinden biri olduğunu dile getiren Yaprakcı, “Bir kere yaşanan kavga zorbalık değildir. Ancak tekrar eden güç kullanımı zorbalık olarak değerlendirilir” dedi.

'Zorbalık Kavramı Dikkatli Kullanılmalı Normalleştirilmemeli'

“ZORBALIK FİZİKSEL ŞİDDETTEN İBARET DEĞİLDİR”

Zorbalığın yalnızca fiziksel şiddetten ibaret olmadığını, farklı biçimlerde ortaya çıkabildiğini belirten Yaprakcı, “Doğrudan zorbalık fiziksel ve sözel davranışları içerir. Fiziksel zorbalık; vurma, tekmeleme, itme, çalma, saklama ya da birinin eşyalarına zarar verme gibi davranışları kapsar. Ayrıca kişiyi istemediği bir şeyi yapmaya zorlama da fiziksel zorbalık içinde değerlendirilir” dedi. Sözel zorbalığın da yaygın görülen türlerden biri olduğunu belirten Yaprakcı, “İsim takma, alay etme, hakaret etme ve tehdit etme gibi davranışlar sözel zorbalık örnekleri arasında yer alır” diye konuştu.

“SİBER ZORBALIĞIN YIKICI ETKİSİ VAR”

Dolaylı zorbalığın ise daha çok ilişkiler üzerinden gerçekleştiğini kaydeden Yaprakcı, “İlişki zorbalığında dedikodu yapma, biri hakkında söylenti ve yalan yayma, kişiyi dışlanmış ya da reddedilmiş hissettirme gibi davranışlar görülür. Oyuna almama, eşyalarına zarar verme ya da bir performans sergiler gibi biriyle arkadaşlık edip başka birini kasıtlı şekilde dışarıda bırakma da bu kapsamda değerlendirilir” ifadelerini kullandı. Dijital ortamda yaşanan siber zorbalığa da dikkat çeken Yaprakcı, “Linçleme, ifşalama, iftira atma, asılsız bilgi ve görüntü yayma gibi davranışlar siber zorbalığın örnekleridir” dedi. Zorbalığın çoğu zaman döngüsel bir yapıya sahip olduğunu belirten Yaprakcı, “Zorba davranışı başlatır. Kurban ise çekinir, korkar ve pasif kalabilir. Yardım alamadığı durumlarda daha fazla kişinin zorbalık davranışına dahil olmasıyla süreç büyüyebilir” değerlendirmesinde bulundu.

'Zorbalık Kavramı Dikkatli Kullanılmalı Normalleştirilmemeli'

“GÜCE DAYALI BİR BENLİK ANLAYIŞLARI VAR”

Zorba davranış gösteren çocukların genellikle enerjik, aktif ve fiziksel olarak güçlü bireyler olduğunu söyleyen Yaprakcı, bu çocukların zaman zaman mağdurlarından yaşça ve bedence daha büyük olabildiğini ifade etti. Zorba davranış gösteren çocukların iletişim sırasında hazır cevap, alaycı ve dalgacı tavırlar sergileyebildiklerini söyleyen Yaprakcı, “Genellikle bağımsız hareket ederler ve kendilerini güvenli şekilde ortaya koyabilirler. Otoriteyle sorun yaşadıklarında durumdan sıyrılmayı başarabilirler” dedi. Zorba davranış gösteren çocukların yaşıtları arasında popüler bir imaja sahip olabildiklerini kaydeden Yaprakcı, “Güce dayalı bir benlik algıları vardır. Kontrolü elde tutmaktan, baskın davranmaktan ve diğerlerini ezmekten hoşlanabilirler” ifadelerini kullandı. Zorba davranış gösteren çocukların problem çözme becerilerinin düşük olabileceğini belirten Yaprakcı, “Kolay öfkelenebilir, sorunları çözmek için saldırgan davranışlara başvurabilirler. Ayrıca empati kurmakta zorlanabilir, başkalarına karşı duyarsız ve sorumsuz davranabilirler” diye konuştu.

“ZORBALIKTA BİR İSTİSMAR TÜRÜDÜR”

Zorbalığın bir istismar türü olduğunu belirterek toplumda bu konuda farkındalığın artırılması gerektiğini söyleyen Yaprakcı, “Zorbalık; zalimliktir, haksızlıktır ve hiçbir şekilde kabul edilemez” dedi. Zorbalığa maruz kalan ya da tanık olan kişilerin durumu mutlaka bildirmesi gerektiğini ifade eden Yaprakcı, “Şikâyet etmek ispiyonculuk değildir. İspiyonculukta amaç birinin başını derde sokmaktır. Burada amaç haksız eylemi durdurmaktır” diye konuştu. Zorbalığın ancak görünür hale geldiğinde önlenebileceğini vurgulayan Yaprakcı, “Zorbalık ancak bildirilerek durdurulur ve mağdura bu şekilde yardım edilir” ifadelerini kullandı.

“EBEVEYNLERİN ÇOCUKLARINA YAKLAŞIMI ÇOK ÖNEMLİ”

Yaprakcı, zorbalıkla mücadelenin ailede başladığını belirterek ebeveynlerin çocuklarına yaklaşımının büyük önem taşıdığını söyledi. Yaprakcı, “Her ebeveyn kendi çocuğunun da zorbalık yapabileceğini aklında tutmalı. ‘Benim çocuğum yapmaz’ yaklaşımı doğru değil” dedi. Çocuklara erken yaşta zorbalığın ve şiddetin kabul edilemez olduğunun öğretilmesi gerektiğini ifade eden Yaprakcı, “Şefkat de anadil gibi ailede öğrenilir. Bunun bir değer olarak çocuğa aktarılması gerekir” diye konuştu. Çocukların zorbalığa maruz kaldıklarında yardım istemeyi öğrenmelerinin önemli olduğunu belirten Yaprakcı, “Böyle bir durum yaşandığında haber vermek ve destek istemek çocuklara mutlaka öğretilmeli” ifadelerini kullandı.

“AİLE İÇİNDE SAĞLIKLI İLETİŞİME İHTİYAÇ VAR”

Aile içindeki sağlıklı iletişimin koruyucu bir rol üstlendiğini kaydeden Yaprakcı, “Çocuklarla duyguları üzerine konuşmak, onların duygularını düzenleme becerilerini desteklemek gerekir. Ebeveynler bu konuda çocuklarına model olmalı” dedi. Olumsuz duyguların sağlıklı şekilde ifade edilmesinin önemine dikkat çeken Yaprakcı, “Çocuğa öfke, korku ve kaygı gibi duygularını nasıl ifade edebileceği konusunda yol göstermek gerekir. Çocukların kaygıları ve korkuları üzerine konuşmak da oldukça önemlidir” diye konuştu.
Seminer, soru cevap bölümün ardından sona erdi.

Kocatepe Gazetesi - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme