İlimizde ilk kez kurulan mor beyazlı Afyonspor’da ve daha sonra “Terfi liglerine katılarak tekrar 2. Türkiye Ligi’ne çıkan Y. Afyonspor’da genç takım antrenörlüğünden tutun da 2. Lig Profesyonel takım antrenörlüğü, alt yapıdan sorumlu yönetici, scout görevli antrenör olarak yirmi yıldan fazla çalışmış, iki dönem TÜFAD Başkanı olarak çalışmış yaklaşık yirmi yıl Süper Amatöre katılan Afyon Demirspor Teknik Sorumlusu ve iki yıldır da Afyon Demirspor’da Gençlik Geliştirme Teknik Sorumlusu bir futbol adamı olarak Afyonspor konusunda onlarca yazı yazdım Kocatepe Gazetesi’ndeki bu köşemde…
Bugün Türkiye Nesine-2.Lig Beyaz Gurup’ta oynayan Afyonspor’un içinde bulunduğu ekonomik-mali- idari ve teknik kriz, Afyonspor futbol tarihinin hiçbir döneminde bu kadar sert ve derin olmamıştı.
Afyonspor’un bu üzücü durumuna çare arayan ve beni tanıyan taraftar, antrenör, eski yönetici, eski-yeni futbolculardan kimileri, “Hocam deneyimin var liyakatin var, Prolisansın var, üniversitede hocalık yaptın yıllarca, Afyonu tanıyorsun kur bir teknik kadro ve geçin takımın başına” diyenler oluyor... Ben de buna benzer önerilerde bulunanlara teşekkür edip şunları söylüyorum: “Arkadaşlar Afyonspor’un önceliği Antrenör-hoca-teknik direktör sorunu değildir; şu anda takımın başına dünyanın en ünlü bir hocası gelse fazla bir şey yapamaz.
Bu sezon Afyonsporun hemen bütün maçlarını ya türibünden ya da naklen yayımlardan izledim... Afyonsopor’un kadrosu bilinen nedenlerden dolayı yetersizdir ve görünen köy misali düşme hattının ilk sırasındadır.
Öncelikli sorun ekonomiktir, bu sorun çözülmeden atılacak her adım boşa gider; ikinci sorun yönetimseldir: Ekonomik, siyasal, toplumsal, idâri, karizmatik güçleri olmayan yöneticilerden mürekkep bir kurul profesyonel bir futbol takımını yönetirken çok zorlanır… İşler kötüyse toparlayamaz… Üçüncü sorun bürokratiktir yani Valimiz Sayın Kübra Güran Yiğitbaşı, Belediye Başkanımız Sayın Burcu Köksal Hanımefendiler, İl Genel Meclisi Başkanı Sayın Mehmet Siper ve diğer üst düzey il yöneticilerinin takıma destek olmaları elzemdir. Dahası ve en önemlisi AKÜ Spor Bilimleri Fakültesi’nin destekleri… Dekan Prof. Dr. Sayın Yücel Ocak Hocamız, Doçent Mehmet Yıldız, Doçent Rifat Yağmur ve öteki görevlilerden Rektör Profesör Dr. Sayın Mehmet Karakaş vesilesiyle yardım talep edilmelidir, ilaveten AFSÜ Rektörü Sayın Nurullah Okumuş’u da katmalıyız işin içine… TÜFAD ve ASKF yönetimleri yani Afyon’daki bütün amatör futbol takımları ve onların hocaları… Ayrıca eski başkan ve yöneticilerden başta Sayın Salim Pancar olmak üzere Afyonspor’u yakından izleyen tanınmış işadamları doktor, sendikacı ve dernek başkanları, gazetelerin patronları spor yazarları ve de taraftarlar... Kısaca Afyonsporla kentin bütünleşmesi..”
Zaman hızla geçiyor… Bursaspor’un yaptığı gibi derlenip toparlanarak, futbolun içinden gelenlerin dışlanmadığı platformlar tesis ederek, tercihan Afyonumuzun içinden teşkil edilecek bir teknik kadro ile transfer dönemine kadar eldeki kadroyu daha fazla ezdirmeden (ki birkaç ay kaldı) yapılacak nokta transferler için gerekli önlemler alınmalı ve Afyonspor’un kapanmasına kadar varabilecek bu olumsuz süreç durdurulmalıdır…
Yine burada özellikle belirtmeliyim ki Afyonspor tarihinde şu anda başkan olan Sayın Mevlüt Akkuş kadar başkanlığa hevesli istekli ve arzulu bir o kadar da iddialı bir kişi gelmedi daha, üstelik kulübü bugüne kadar yöneten ve pek de bırakmak istemeyen bir yönetimi ikna ve razı ederek gelmesi de dikkat çekici… Takımı kurtaracağına inanıyor…
Ancak Sayın Akkuş’un bizim “Futbol çevremizi ve dünyamızı” tanıdığını söylemek zor... Çünkü benim konuştuğum futbol adamları tanımıyorlar Sayın Akkuş’u, zaten o da bizi tanımıyor…
Sayın Akkuş’un handikaplarından biri bu… Ayrıca takımı kursanız bile taraftar kıyasıya mücadele eden agresif, teknik perfeksiyonu yüksek futbolcuları seviyor… Bu tip oyuncular kazanıyor maçları... Oyuncu yetersiz ve pasif olursa antrenör değişiklilerine umut bağlamak faydasız...
Kulübün bugünkü durumunu tartışmak şu anda yararlı olmaz;
İşin başında Akkuş var… Destek olmak gerekir... “Transfer tahtası” açılana ve o güne kadar yapılacak icraatlar kulübün kaderini belirler sanıyorum…
Bu satırları yazarken Batman maçı başlamamıştı; puan almak son derece zor görünüyor...
“İnsanlık tarihi boyunca herhangi bir sorunla karşılaşmadan hayatını sürdüren hiç kimse olmamıştır.
Bazı insanlar bu sorunların dışına çıkıp bir çözüm bulmaya çalışırken; bazıları da sorunların içinde kaybolup gitmişlerdir…
Sabahları güneş doğmadan önce bir alaca karanlık olur ve ondan sonra doğar güneş. Her sorunun da mutlak çaresi vardır.
Yapılacak iş: Sorunlarımızın içinde kaybolup gitmek yerine bunlara çözüm getirecek yeni yollar aramamaktır.”