Agah Bıyıkoğlu

Cumhuriyet Bayramıydı Dün

Agah Bıyıkoğlu

Dün, 29 Ekim 2025'ti ve Cumhuriyet'in 102. yılını kutladık coşkuyla

28 Ekim 1923 günü Mustafa Kemal Atatürk, "Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz" dediğinde orada bulunan ve her biri ateş çemberlerinden geçmiş "Efendiler"in kafalarından neler geçtiğini bilmiyoruz elbette...

28 Ekim 1923 günü TBMM'deki görüşmeler-tartışmalar geç saatlere kadar sürdü… Atatürk Çankaya'ya döndü ve bazı arkadaşlarını akşam yemeğine davet etti... Yemekte İsmet Paşa, Milli Müdafaa Vekili Kazım, eski kolordu komutanlarından Sinop mebusu Kemalettin Sami ve Milli Mücadelede Kocaeli Gurubu Komutanı Halit Paşalar bulunuyordu... Atatürk, Rize mebusu Ekrem ve Afyon mebusu Ruşen Eşref Beyleri de yemeğe alıkoydu, işte bu yemektedir ki arkadaşlarına "YARIN CUMHURİYETİ İLÂN EDECEĞİZ" dedi…

İsmet Paşa o geceyi şöyle anlatır:28 Ekim akşamı Atatürk bizi Çankaya'da toplamıştı. Yemek hep beraber yendi. Misafirleri uğurladıktan sonra Atatürk bana kalmamı söyledi. Masanın yanına yan yana oturduk: Evvela kanun metnini görüştük her madde üzerinde, tabiatıyla eski ve yeni bir mukayese yapılıyordu. Atatürk neticeyi dikte ediyordu. Ben yazıyordum. Bu suretle çerçeve tamamlandıktan sonra tekrar okudum. Atatürk dikkatle dinledi. Düşündü "Hazırlık tamam!" dedi. Ayrılmak üzere izin verdi. Zaten köşkte misafiriydim. Odama çekildim. Ertesi günü sabah metni bir tekrar bir gözden geçirdik ve beraberce Meclise gittik."

O gün öğleden sonraki oturumda teklif TBMM'de alkışlarla ve oy birliğiyle kabul edilmiştir… " Yurttaş ve halkın egemenliğine sahip çıktığı ve halkın yönetimde olduğu" çağdaş bir Cumhuriyet kurulmuştur...

Yeni ufuklar açılmıştır artık Türkiye'nin önünde… Uluslaşma sürecine girilmiştir; "Yurttaş ve halkın egemenliğine sahip çıktığı ve halkın yönetimde olduğu" çağdaş bir Cumhuriyet kurulmuştur... Başlayacaktır Türk'ün kaderini değiştirecek yenilikler ve dev adımlar…

Atatürk "Milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız" hedefini ta o günlerden koymuştu kafasına ve ruhuna...

"Cumhuriyet'in 102. yılını kutladık coşkuyla" cümlesi var yazının başında... Evet coşkuyla kutlanırdı

Cumhuriyet bayramları...

Cumhuriyet'in ilk yılları ve 10.20.30. ve 40. Yılları... Öğrencilik yıllarımda, öğretmenlik yıllarımda... Sonradan biraz rutinleşti işler, sıradan törenler ve ritüeller manzumesi haline geldi... Ta ki 2010’lu yıllardan sonra tekrar eskisinden daha coşkulu, daha kalabalık, daha etkili ve yaygın törenler kutlamalar…

Binlerce kişi katılıyor bu "EN BÜYÜK BAYRAMI" kutlamalara, her yaştan her meslekten her kesimden... Zengin fakir yaşlı genç, kadın erkek çoluk çocuk dolduruyor meydanları caddeleri sokakları ve Anıtkabri. Temel ilkeleri, uygarlığa bakışı, laikliği kabul etme, demokrasiyi özümseme, sosyal hukuk devletini kurma, bilim ve kültürü geliştirme kararlılığı, Cumhuriyetin en önemli vasıflarını oluşturmuştur... Cumhuriyet, sadece savaş kazanıp devlet kuran siyasi bir yapı kurmak olmamış bilgili, ahlaklı, kişilikli insan ve doğaya saygılı bir nesil yetiştiren uygar bir ülkeyi hedeflemiştir...

"Az zamanda çok büyük işler yapılmış" Hukuk-siyaset-ekonomi-eğitim-kadın hakları-tarım-ulaşım alanlarında atılan köklü adımlar ve medeni toplumlarda var olan yaşam biçimiyle devam eden devrimler, Türkiye Cumhuriyetinin dünyada saygın bir yer almasına neden olmuştur…"

Kutlu olsun bu en büyük bayram.

Yazarın Diğer Yazıları