Galatasaray Kayserispor’u 3-0 mağlup ederek üst üste üçüncü, toplamda 25. kez Şampiyon oldu. Son 10 sezonda beşinci defa ipi göğüsleyen sarı-kırmızılılar, en yakın rakibi Fenerbahçe’den 6, Beşiktaş’tan da 9 kez fazla şampiyon oldu. Ziraat Türkiye Kupası’nı da kazandı…
Bütün veriler Aslan’ın ülke içinde güçlü bir dominasyon kurduğuna işaret ediyor…
Galatasaray bu sezon Türkiye Süper Ligi’ni ve Türkiye Kupası’nı kazanmak için tam 140 milyon avro, yani 6 milyar 175 milyon TL harcadı.
Sezona “Süper Kupa”daki hezimetle başlayan, Young Boys adlı sıradan bir takıma elenerek başlayan ve bana göre sıradan transferlerle maçlara çıkan GS, Victor Osimen’nin gelişiyle fırtınalar estirmeye başladı “Süper Ligde”…
Lucas Torreira-Gabriel Sara’nın yanına devre arasında Premier Lig temposundaki Mario Lemina’yı ekleyen sarı-kırmızılılar, özellikle son bölümde durdurulması oldukça zor bir takım haline geldi. Galatasaray’ın temposuna ve fiziksel üstünlüğüne ayak uydurabilecek bir takım yok bu ligde…
GS’nin bu göz kamaştırıcı başarısının etkenleri arasında Muslera’nın payını büyük olduğunu unutmayalım. Bir ara zincirleme savunma hatalarının olduğu süreçte kaleyi geçilmez hale getiren Uruguaylı eldivenin hakkını vermek gerek…
Özellikle son 9 maçı kazanarak üstün bir performans gösteren GS’nin Savunması hemen hemen hatasız oynadı... Sallai-Davidson Sanchez- Abdülkerim-Eren Elmalı zincirinin önündeki Lucas Torreira-Gabriel Sara-Mario Lemina üçlüsü rakipleri bilinçli ve kaliteli yani “nerede nasıl kimler” presiyle dağıttılar rakipleri… Bu süreçte ortaya çıkan Nijeryalı yıldız Osimhen oynadığı 40 maçta 36 gol, 8 asist yaptı ve şampiyonluğun kilit ismi oldu… Osimhen kadar olmasa da maçlara ve skorlara katkı yapan Barış Alper’i ve Yunus Akgün’ü de unutmayalım bu arada…
Bu başarıda en büyük pay elbette teknik direktör Okan Buruk’a ait… Özellikle oyuncu değişiklikleri sırasında-bana göre yaptığı yanlışlıkları son maçlarda düzelten-Okan Buruk, son yıllarda çıkan en potansiyelli yerli teknik direktör. 52 yaşına girmeden dördüncü şampiyonluğunu kazandı. En fazla şampiyon olan teknik direktörler sıralamasında ikinciliği Ahmet Suat Özyacı’yla paylaşılıyor. Buruk, Galatasaray öncesinde de antrenörlüğe ciddi mesai harcayan hem Akhisar’da hem de Başakşehir’de önemli başarılara imza atmış bir teknik adam. Bu nedenle onu futbolu yeni bırakmış ve koltuğu hemen hazır olan diğerlerinden ayırmak gerek. Edindiği tecrübelerle bu ligde uzun bir süre daha başarılı olmaya devam edebilir.
GS, FB, BJK takımları için lig ikincilikleri bile başarısızlık olarak görülüyor ülkemizde… GS-Kayseri maçında tıklım tıklım dolu, rengârenk türibünlerden yükselen “şampiyon” terâneleri Çamlıca sırtlarından duyulurken , FB-Eyüp maçı sırasında yer yer boşluklar görünen FB türibünlerine ise öfke hakim… Öyle ki gözünü kırpmadan milyonlar harcayıp transferler yapan, binlerce kişiye istihdam sağlayan ünlü bir işadamı Ali Koç protesto ediliyor… Yaşanan hayal kırklığı tarifsiz… Kulübün içi yangın yeri... Kongreye gidiyorlar…
Mourinho geldiğinde futbolseverler onun “special one” (özel bir kişi) olduğunda hemfikirdi ve sadece FB’ye değil, ülkenin genel anlamda futbol düzeyine katkısı olacağı beklentisindeydi… Beklenti çok yüksekti yani…
Maçlar başlayınca görüldü ki kazın ayağı bambaşka... Geçen yılki oyunu geliştirmek bir yana geçmiş sezonlardaki oyunlar da yok…
Bütün bunların yanında tutarsız açıklamalar da yıprattı Mourinho’yu… Örneğin FB’nin matematiksel olarak şampiyonluk şansının sürdüğü süreçte, “Ligin sonucunun başından belli olduğunu karşılarında kendilerini engellemek amacıyla organize olmuş bir yapı bulunduğunu” söyleyerek kendi oyuncularının morallerini bozacağını düşünmedi mi?
BJK maçından sonra: “Maçın mutlak hakemi bizdik rakibe hiç şut fırsatı vermedik” diyor ve ardından “ilk yarıda çok top kaybettik, doğru pozisyon alamadık” diyor...
Çok top kaybı ve pozisyon hataları yapan bir takımın maçın mutlak olduğunu söylemek oyunun doğru okunmadığını gösterir…
GS-FB-BJK rekabeti Türk futbolunun “olmazsa olmazıdır”... Üç büyük ve tarihi kulüplerin omuzlarında yükseldi Türk futbolu… FB ve BJK gibi büyük ve onurlu bir camialar karşısında başarılı olmak da gurur vericidir…