Agah Bıyıkoğlu

MİLLÎ MÜCÂDELE TARİHİMİZE AKÜ'DEN DEĞERLİ KATKILAR VE KAHRAMAN BÜYÜĞÜMÜZ MEHMET ŞÜKRÜ AYYILDIZ

Agah Bıyıkoğlu

“Ordu yok dediler, kurulur dedi./ Para yok dediler, bulunur dedi.
Düşman çok dediler, yenilir dedi. / Ve dediklerini yaptı. / O, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tü!”
Tarihimize “Millî Mücâdele”, “İstiklâl Savaşı”, “Kurtuluş Savaşı”, “Mücâdehe-i Milliye” gibi adlarla geçen, her saati dakikası tarihimizin birer şeref sayfası olan Millî Mücadelemizin son aşaması olan “Büyük Taarruz” süreci üzerine yüzlerce tez, makale gibi bilimsel araştırma ve inceleme yazıları, kitaplar, anılar, romanlar öyküler yazılmış; paneller, sempozyumlar, konferanslar, açıkoturumlar düzenlenmiştir; birbirinden değerli, olan bu etkinlikler; İnkilap Tarihimizin zenginleşmesine genç kuşaklara aktarılmasında, onlarda “Milli Bilinç” oluşmasında ciddi katkılar sağlamışlardır.
Üniversitemiz Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) de “Kocatepe’nin tanık olduğu bu mücadele ruhunun, özellikle genç kuşakların ve milletimizin her ferdinin zihninde layık olduğu değeri bulması ve daima canlı tutulması önem arz etmektedir.” anlayışıyla 26-28 Ağustos 2022 tarihleri arasında Afyonkarahisar’da düzenlediği “100. Yılında Uluslararası Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi Sempozyumu” bildirilerini 2023 Mayıs ayında dört ciltlik bir yayın haline getirmiş bulunuyor..
Seksen dokuz yazarın bildirileri bulunduğu kitap Büyük Taarruz sürecini, çeşitli yönlerden, açılardan incelenmiş konuları kapsıyor; ”kitap bu özelliğiyle de ayrı bir kıymet taşıyor” demek abartı olmaz..
Anadolu Üniversitesine bağlı iken ve AKÜ’nün kuruluş aşamasında öğretim elemanı olarak çalıştıktan sonra emekli olduğum bu seçkin kurumu başta Rektör Sayın Mustafa Karakaş olmak üzere emeği geçenler kutluyorum…
Kitabı edinince ilk olarak “içindekiler bölümüne baktım. “CİLT-IV ONÜÇÜNCÜ BÖLÜM-BİYOGRAFİLER” sayfalarında “Sadık SARISAMAN/Büyük Taarruz Kahramanlarından Afyonkarahisarlı Mehmet Şükrü Ayyıldız” başlıklı bildiri dikkatimi çekti.. Nasıl çekmesin ki… Çünkü çocukluk ve gençlik yıllarımda hemen her gün önünden geçtiğim, önünde arkadaş beklediğim, geceleri sinemadan çıktıktan sonra Köfteci Osman’dan çeyrek ekmek arası köfte yediğim, futbol oynadığım Kocatepe Spor Kulübü lokalinin altıdaki küçük gazeteci dükkanı içindeki lacivert ceketli kısa beyaz saçlı adamı, merhum Mehmet Şükrü Ayyıldız’ı ve onun oğlu Tacettin Abiyi iyi hatırlıyorum… Ancak O’nun Kurtuluş Savaş’ımızda “Cepheden cepheye yol bulup koşan“ kahraman bir subay olduğunu çok sonraları öğrendim..
İşte o Mehmet Şükrü Ayyıldız daha yirmili yaşlarda 23 Ağustos 1916’da 3. Ordu’ya atanmış ve “Birinci Cihan Harbi’nin başından nihayetine kadar piyade ihtiyat zabiti olarak bütün savaşlara katılmıştır”
15 Ocak 1920 tarihinde üsteğmen rütbesiyle terhis olan Mehmet Şükrü Ayyıldız, ”mütareke döneminde” Afyonkarhisar’daki Kuva-yı Milliye teşkilatında görev alarak o dönemin çok olumsuz koşulları altında Nâsih Bayık, Hamaloğlu Safter Taşpınar gibi vatansever hemşehrilerimizle birlikte ünlü “Çelikalay” birliğini kurmuş bu alayın 3.Bölük komutanlığını yürütmüştür. Bu süreçte Uşak Oturak bölgesinde Yunan Ordusunu oyalayarak Afyon’un işgalini geciktirmişler, düzenli ordumuzun kurulmasına fırsat yaratmışlardır..
26 Ağustos 1922 gece sabaha karşı Afyon Kocatepe sırtlarında gürleyen top sesleriyle başlayan Büyük Taarruz ile Yunan birlikleri siperlerinden sökülüp atılmış, 27 Ağustos günü akşam saatlerinde Türk süvarileri Örenbağ –arküstü yamaçlarından akıp yıldırım gibi girmişlerdi Afyonkarhisar’a .
“Siperleri eştiler/Görenler hep şaştılar/ “Tınaztepe” tutuldu/ ”Afyon”’a yaklaştılar.” (Neyzen Tevfik)
O gün 8. Tümende görevli Mehmet Şükrü Ayyıldız hatıralarında: Ben de Hıdırlıktan Deper yolu üzerinden birliğimle girmek için orada toplandık… Askerlerim bana Yunan’dan kalma bir atı yakalamışlar, bindim. Askere Şarkı söyleterek Örenbağı’ndan Afyon’a girdik. Yollara halılar serilmiş, halk bayram yapıyordu. Kadınlarımız ellerinde su, ayran, meyve ne varsa asker evlatlarına yetiştiriyorlardı. Kazanalar kurulmuş askere aş ekmek taşıyorlardı… Hükumet binasındaki Yunan bayrağını indirdim Türk Bayrağını çektim. “Cirit Kayası’nda istirahate çekildik” der..
Kısa bir süre ailesiyle görüşen Mehmet Şükrü Ayyıldız, tekrar birliğine döner ve o günden ta 9 Eylül 1922 gününe kadar şâirin: “Yürü ordu yürü ordu/ Hedef olan Akdeniz’e/ Türk ordusu yürüyordu/ Siperleri eze” dediği gibi, İzmir’e giren ordularımızın parlayan süngülerinden biri olmuştur.. Aradan geçen onca günün her dakikasının ayrı bir hikâyesi vardır.
30 Temmuz 1923 günü terhis edilen Mehmet Şükrü Bey, 1941 yılında 2. Cihan Savaşı sırasında “ihtiyat subayı” olarak tekrar askere alınmıştır …
Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, İstiklâl Savaşımız’da kahramanca savaşan her türlü görevi fedakârca yerine getiren şehitlerimize, sonradan vefat eden bütün gazilerimize ve bu yazıda andığımız büyüklerimize Allah’tan rahmetler diliyorum..
NOT: Tırnak içindeki alıntılar değerli arkadaşım Yusuf Ilgar’’ın “VII.AFYONKARAHİSAR ARAŞTIRMALARI SEMPOZYUMU BİLDİRİLERİ 2005” kitabındaki bildirisinden ve Prof. Dr Sadık Saman’ın yukarıda andığımız bildirisinden alınmıştır

Yazarın Diğer Yazıları