Agah Bıyıkoğlu

U-13, U-12 VE U -11 LİGLERİNE YOĞUN KATILIM VAR BU SEZON

Agah Bıyıkoğlu

2022-2023 Futbol sezonunun sonlarına geldiğimiz bu günlerde U-13 U-12 ve U -11 ligleri, yoğun katılımla sürüyor.. U-12’lerde 6., U-13’lerde 3. maçlar oynanacak bu hafta içinde. U-11 maçları da 19 Haziran’da başlayacak.. U-13’lerde 3 gurupta 16 takım, U-12’lerde 4 gurupta 23 takım, U-11’lerde de 2 gurupta 12 takım bulunuyor… Toplam 51 takım. Antrenör, yönetici, futbolcu… Yaklaşık bin futbol gönüllüsü, futbolun geleceğine katkı verecek, enerjik güç…
Spor, çocukların fiziksel gelişimini sağlar; bunun yanısıra onun psikolojik ve fizyolojik sorunları aşmasına, sosyalleşmesine, güven duygusunun gelişmesin yardım eder.. Ülkemizin, futbolumuzun geleceği olan çocuklar, ruhsal ve fiziksel yönlerden sağlıklı birer yurttaş olarak katılırlar toplumsal yaşama ….
Alt katagorilerde yaklaşık yirmi yıldır futbol ligleri düzenleniyor.. U-15’ten büyük ligler nerdeyse yetmiş yıldır oynanıyor ülkemizde..
Çocuk yaşlarda futbola başlayan herkesin üst düzey futbolcu olacağına dâir bir garanti yok… Süreç içinde elenenler, ayrılanlar, öğrenim, ekonomik, sosyal kültürel şartlar nedeniyle futbola devam etmeyen binlerce genç çıkıyor ortaya..
Genç futbolcu üretmek bunları geliştirip takımlarda oynatmak öyle kolay bir iş değildir. Uzun ve sabırlı bir süreci yaşamaktan geçer bu iş. Malumdur ki “denizler geç ısınır geç soğur, futbol da deniz gibidir kısa vadede başarılı olmak çok zordur. Bugün TFF “ağaç yaşken eğilir” atasö-zümüz doğrultusunda 11 yaşlarından itibaren lig maçları düzenliyor. En uzun yolculuklar bile bir adımla başlar…
Kulüpler ellerindeki genç futbolculara teknik- taktik eğitimi verebiliyorlar, onların fiziksel gelişimlerine katkıda bulunuyorlar, bir ölçüde de sosyalleşmelerini sağlıyorlar. Aslında bunlar bile başlı başına yeterli sayılabilir… Çocuk yaştaki bir futbolcu, örneğin, 12-14 yaşlarındaki futbolcular haftanın sekiz on saatini kulüpte antrenman ve maçlarda geçiriyorsa ve bu süreç yıllık en çok 250-300 saat ediyorsa geriye kalan zaman okulda ve ailenin yanında geçmektedir. Çocuk bir futbolcunun yaşam alanı, okulu, öğretmeni, arkadaşları, kulübü antrenörü, takım arkadaşları hatta rakip takım arkadaşları, kimi izleyiciler ve hakemlerdir. Bunların arasına basın yayın organlarını da katmak mümkündür. Futbolcu bu çevreden etkilenir beslenir ve rol model arar. Çocuğun bu evresi sırasında duygusal yönü de gelişme halindedir. Çocukların duygusal gelişimleri yetersizse onların iyi birer futbolcu olabilmeleri mümkün değildir. Kimi yetenekli futbolcu gençlerin daha üst liglerde oynayamamalarının nedenleri arasında bu yetersizlik yatmaktadır. Çocukların bu ruhsal yönünü geliştirecek psikolojik, pedogojik yaklaşımlar da ancak aile yanında ve okullardaki yaşam sırasında gerçekleşebilir. Futbolcu olacak çocuklarımızın eğitiminde ve gelişiminde; antrenörler, öğretmenler, aile, yöneticiler, medya dolaylı ve dolaysız etkili olurlar. Futbolla ilgili her kurum ve sektör sorumludur bu işten kısaca.
Çocuk futbolcuların eğitimi sporsal bir olay olduğu kadar sosyal bir olaydır da…
Futbolun geleceğine katkıları açılarından bakacak olursak; Kulüpler “Futbol Alt Yapıları” kurdular; binlerce genç, futbol eğitimi alıyor buralarda. Amaç, “bir kulübün varlığını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi ve başarılı olmasıdır. Pahalı transferler yerine futbolcu yetiştirmek, üretmektir” Bu anlayışı dikkate almayan, önemsemeyen bu konuda yatırım yapmayan kulüpler zamanla borç batağına sürüklenerek silinir giderler, kapanırlar, başka adlar edinerek tekrar sahneye çıkarlar; bunun örneklerini arttı son yıllarda..
Futbolda başarı istenir elbette, güzeldir, heyecan verir; ancak; “sadece başarı binanın çatısı ile uğraşmaktır”, halbuki temel çok önemlidir; “Süleymaniye Camisi’nin temelini attıktan sonra tam on altı yıl beklemiş Mimar Sinan”
Toplumun çeşitli katmanlarından gelmiş, değişik kültürel ve ekonomik şartlar altında yaşayan aile çocuklarını, değişik fiziksel ve mental özellikler taşıyan, değişik yeteneklere sahip çocukları bir potada eritip, onları belli bir amaca ve hedefe yönlendirmek; emek sabır özveri ister. Bu işin başında olan veya olacak hocaların belli bir spor uzmanlığı, TFF antrenörlük kurslarından ve seminerlerindeki eğitimlerinden geçmeleri gerekir. Bu da yetmez antrenör kişisel gelişmesini sağlamak için güncel bilgileri edinmek ve çalıştığı takımı bir laboratuvar gibi kullanmak zorundadır. Çocuk ve gençteki sporsal gelişim evrelerine göre antrenman planlayamayan bir çalıştırıcı, katlediyor demektir futbolcuyu..
…Çocuk ve genç futbolcunun gelişmesi ve değişmesini sağlamak için hareket eğitimi, koordinasyon, sür’at, çeviklik ve çabukluk, kuvvet, dayanıklılık, teknik taktik ve beceri konularını uzun ve kısa vadeli planlarla, gerekirse geri beslemelerle, uygun antrenman yöntemleriyle uygulama aşamalarından geçirmelidir gençleri antre edecek teknik adamlar…
Bu sezon U-13, 12 ve 11 liglerine katılan bütün takımlara başarılar dilerim..

Yazarın Diğer Yazıları