Hasan Tahsin Günek

Afyonkarahisar'da Sibirya Kışları Ve Şehre İnen Kurtlar: 1911 Kışı

Hasan Tahsin Günek

Afyonkarahisar bulunduğu konum itibariyle karasal iklimin hüküm sürdüğü yazların sıcak ve kurak, kışların ise soğuk ve yağışlı geçtiği bir yerdir. Ancak 1911 senesinde yaşanan kış ayları tüm sınırları ve ortalamaları aşmış ve günlük hayatı çok olumsuz etkilemişti. Yaşanan aşırı soğuklar can ve mal kayıplarına neden olmuştu. İnsanlar o yıl elinde avucunda ne varsa ısınıp hayatta kalmak amacıyla yakmışlardı. Ortalama sıcaklıklar uzun sayılabilecek bir süre için sıfırın altında -30 ila -35 dereceler civarında seyretmişti. Hatta civarda bazı noktalarda bu değerlerinde altına düşüldüğü zamanlarda olmuştu. Bu durumdan en çok maddi durumu zayıf olan insanlar etkilenmişti. Aşırı kar yağışı, rüzgâr ve soğuktan dolayı çevre vilayetlerden yakacak ve erzak temini de zora girince fiyatlar iyiden iyiye artmış ve hayatı iyice çekilmez bir hale getirmişti. Bu nedenlerden dolayı 1911 senesinde yaşanan kış mevsimi insanlarımızın hafızalarında yer etmiş ve hakkında Şair Çizmecizade Vehbi tarafından “Afyon Kış Destanı” adıyla bir destan bile yazılmıştı.  Peki, 1911 yılının bu zorlu kış günlerine nasıl gelinmişti

Dondurucu 1911 Kışının Öncesi

Anadolu ve özellikle de Afyonkarahisar çevresinde olağanüstü hava koşullarının yaşandığı 1911 yılı kışından önceki 1910 yılı kışı çokta zorlu olmayan şartlar altında geçmişti. 1910 senesi Mart ayı başlarında kırsal kesimde yaşayan halk durumlarından oldukça memnundu. Bir yandan hava zirai faaliyetler için elverişliyken, diğer yandan hükümetin Alaşehir’den Afyonkarahisar’a kadar olan bölgedeki çiftçilere 20 bin torba tohumluk dağıtarak destek olması memnuniyetle karşılanmıştı. Zamanında yağacak bahar yağmurlarının tarımsal faaliyetleri olumlu etkileyeceği düşünülüyordu.1

Mayıs 1910 tarihine gelindiğinde havanın tarım faaliyeti için uygun olması hasatların son derece iyi olacağını gösteriyordu. Hem tahıl hem de afyon için ekilen arazi miktarı 1909 yılına göre %40 daha fazlaydı. Afyon hasadının da 1909 yılı alım dönemindeki 1000 küfe ile karşılaştırıldığında 2500 küfe civarında olacağı tahmin ediliyordu.2
Yani her şey, 1910 yılı zirai ve hayvancılık faaliyetlerinin 1909 senesine göre daha verimli geçtiğini göstermekteydi. Ancak 1911 kışına gelindiğinde her şey tersine dönmeye başlamıştı.

Afyonkarahisar’da Kış Destanına Konu Olan 1911 Yılının Şiddetli Sibirya Soğukları
Afyonkarahisar’da 1911 Ocak ayının 12’sinde yağan kar ile birlikte kış beyaz önlüğünü giymiş ve bir süre önce yaşanan güzel günler artık geride kalmıştı. Ocak ayının 14’ünde kar büyük pullar halinde ve şiddetli esen rüzgârın eşliğinde yağmaya devam ediyordu. Sıcaklıklar çok düşmüş, özellikle sabahları ve akşamla birlikte geceleri hava aşırı soğuk oluyordu.

Aşırı soğuklarla birlikte hayat pahalılığı artmıştı

Afyonkarahisar'da yaşam giderek daha pahalı hale geliyordu. 4 ila 6 kuruş arası olan et dışında her şey aşırı pahalı hale gelmişti. İşin kötü yanı, şehirde en temel erzak ve ihtiyaç maddeleri bile bulunamıyordu. İhtiyaç duyulan erzak ve diğer malzemeler ya İzmir'den ya da İstanbul'dan karşılanmak zorunda kalınmıştı. Ancak demiryolu nakliye ücretiyle de bu gelen erzakın fiyatı iki katına çıkıyordu.

Akaryakıt da çok pahalı olmasına rağmen bulamama riski bile mevcuttu. Sıradan odun kömürünün fiyatı torba başına 40 ila 50 para, yakacak odun ise 15 ila 20 para olmuştu.3

İstanbul’da Fransızca olarak yayınlanan dönemin önemli gazetelerinden “Stamboul” sayfalarında Afyonkarahisar gibi şehirlerde bulunan muhabirleri vasıtasıyla Anadolu’da hüküm süren kış mevsiminde yaşananlara dair raporlara ve haberlere yer veriyordu. Gazete 4 Şubat 1911 tarihli yayınında okuyucularıyla şu bilgileri paylaşıyordu:

“Anadolu'dan gelen hava raporlarını okumak bile insanın içini ürpertiyor. Bozüyük -22 derece, İnönü  -26;  Eskişehir- 25; Kütahya -28; Konya -28 derece! -28 derece soğuk bir şeydir. İstanbul'da sıfırın altında sadece -3 veya -4 olduğunda dişlerimiz takırdayarak ağıt yaktığımızı kabul etmeliyiz.

Muhabirlerimizin mektupları çok tutarlı izlenimler ve haberler aktarıyor. Kurtlar Afyonkarahisar'ın dış mahallelerinde dolaşıyor. Bunlardan biri aniden okula giden bir çocuğun üzerine atladı. Birini öldürdük. Afyonkarahisar muhabirinin bize aktardığı bu detay gerçekten heyecan verici…”4

Afyonkarahisar'da Soğuk - Kurtlar - Yolda kalan trenler
Stamboul Gazetesi Afyonkarahisar’da bulunan muhabirinden aldığı 31 Ocak tarihli haberdeki şu bilgileri de okuyucularına aktarıyordu:

“Kar düşmeye devam ediyor. Her yerde şiddetli bir soğuk hüküm sürüyor ve rüzgâr sürekli esiyor. Kış çok sert geçiyor ve sıcaklıklar düşmeye devam ediyor. Şu anda sıfırın altında -27 derecedeyiz.

Açlığın sürüklediği kurtlar dağlardan bizi ziyarete geliyor. Bir demiryolu görevlisi İzmir-Kasaba istasyonun (Afyonşehir) yakınında dolaşan birini öldürdü. Bir diğeri ise jandarma karakolunun yanından geçen bir çocuğun üzerine atladığında öldürüldü.

Önceki gün İzmir'e giden tren, makine arızası nedeniyle 10 kilometre uzaklıktaki Balmahmut ve Küçükköy istasyonları arasında durmak zorunda kaldı. Yağan kar ve korkunç soğuğa rağmen, Uşak'a bir kurtarma aracı (İmdat treni) göndermesi için telgraf çekmek üzere iki çalışanımızı Küçükköy'e (Bugünkü Yıldırım Kemal İstasyonu) göndermeyi başardık. Akşam saat 8'de Uşak'ta olması gereken bu tren oraya gecikmeyle ancak sabah saat 6'da ulaştı.

Yoğun kar yağışının ardından İstanbul'dan gelmesi gereken posta üç gündür gelmiyor.”5

Stamboul Gazetesi, Afyonkarahisar’dan aldığı 30 Ocak tarihli bir başka haberi de sayfalarına taşıyarak buradaki tahıl pazarının Aralık ayı kadar hareketli olmadığını, ancak İstanbul ve İzmir'e gönderilmek üzere sert buğday alımları olduğunu, şiddetli soğukların tahıllara büyük zarar verdiğini, afyon fiyatlarının sabit olduğunu okuyucularıyla paylaşmaktaydı.6 

Zorlu şartlar altında artık Şubat ayına gelinmiştir. Ancak Anadolu’da ve özellikle Afyonkarahisar ve çevresinde hüküm süren şiddetli kış koşulları etkisini kaybetmek şöyle dursun şiddetini daha da arttırmıştı. Şimdi konuya ilişkin olarak Stamboul Gazetesinin Afyonkarahisar muhabirinin 6 Şubat tarihinde gazeteye gönderdiği ve gazetenin 10 Şubat 1911 tarihli sayısında yayınlanan haberini hep beraber okuyalım. Muhabir şöyle yazıyor:

“Bugüne kadar kış o kadar sert geçti ki Sibirya'da olduğumuzu sanıyorduk. Termometre yukarı çıkmak yerine sürekli aşağı iniyordu. 1 Şubat'tan itibaren sıcaklık 5°C'den sıfırın altında -35°C’ye kadar düştü. Bu Karahisar'da daha önce hiç görmediğimiz bir sıcaklıktı.

Kasabamızdan iki saat uzaklıktaki Döğer istasyonunda termometre -42°C'ye düşmüştü. Şiddetli soğuktan dolayı şehirdeki tüm dükkân ve işyerleri kapalıydı. Pazarda kimse yoktu. Evde erzakı bulunmayanların vay haline… Soğuk nedeniyle çok sayıda bebek ve yoksul kadın öldü. Evlerinde ne odun ne de kömür vardı. Karahisar yakınlarındaki Sinanpaşa'da bir at arabacısı yolda seyir halindeyken atlarıyla birlikte soğuktan dolayı aç kalan kurtların saldırısına uğradı.

Allaha şükür! Bugün sıcaklık önceki günlerde yaşadıklarımıza göre daha ılıman olmaya başladı. Sakın termometrenin 0°C'ye yükseldiğini düşünmeyin, hayır!  -35°C'den itibaren düşen sıcaklık şu anda sıfırın altında -12°C'de bulunuyor. Ancak Karahisar sakinleri için sıcaklık gerçekten ılıman, çünkü zaten arada 23°C fark var. Ve şehrimiz ölü şehir görünümünden çıkıyor, dükkânlar yeniden açılmaya başlıyor.

Ancak demiryolu hattında kar yağışının fazla olması nedeniyle mektuplar büyük gecikmelerle ulaşmaya devam ediyor, bazen de hiç ulaşmıyor.

Özellikle Konya hattı çok kötü durumda. Soğuk, telgraf hatlarına zarar verdi. Kış böyle devam ederse çok daha kötü olacak. Çünkü neredeyse yakacak hiçbir şeyimiz yok. Yakacak parasını altın ağırlığınca ödüyoruz. Ama ne yazık ki yakacak kesinlikle yeterli değil.”7

Keza Fransa’da yayınlanan “La Depeche” gazetesi İstanbul’dan aldığı 5 Şubat tarihli8 ve yine Fransız idaresi altındaki Cezayir’de yayınlanan “Akhbar” dergisi de 12 Şubat 1911 tarihinde yayınladıkları haberlerinde Anadolu’da kışların çok sert geçtiğini, Afyonkarahisar’ın dış mahallelerinde kurtların dolaştığını, tren seferlerinin durduğunu, posta hizmetlerinin aksadığını, odun ve kömürün çok yetersiz olup çok aşırı pahalı hale geldiğini ve bölgede iki haftadır kar yağmakta olduğunu okuyucularıyla paylaşıyorlardı.9

Nisan ayına gelindiğinde ise kışın olağanüstü sert geçmesi nedeniyle çiftçilerin tarlalarında çalışması imkânsız hale gelmiştir. Ayrıca hem tahıllar hem de afyon için ekilen arazi miktarı geçen yıla göre %30 daha az olmuştur. Kışın sert geçmesine de bağlı olarak hayvancılıkta ölüm oranı %20 civarındadır.10

Şubat ayı boyunca piyasada herhangi bir hareket görülmez. Yoğun kar yağışı nedeniyle şehrin sokakları geçilmez hale geldiğinden esnaf neredeyse ay boyunca işyerlerine gitmemiştir. Her biri 250 dirhemlik yaklaşık 15 paket afyon bir çeki başına 140-158 kuruştan satılır.11

O yıl Afyonkarahisar ve çevresinde böylesine bir çetin kış mevsimi yaşanmıştır. Ertesi yıl olan 1912 yılının Ocak ayında şehirde yine şiddetli soğuklar hüküm sürmektedir. Bu durumu gören insanlar kışın geçen yıl olduğu gibi yine aşırı sert geçmesinden çok endişe etmektedirler. 
Yine 1911 kışında olduğu gibi özellikle sabah ve akşam saatlerinde şiddetli bir soğuk her yerde hüküm sürmektedir. Sıcaklık sıfırın altında -26'C'ye kadar düşmüş ve bu nedenle sanki soğuk her geçen gün artarak önceki sene görülen -35 derecelere kadar düşmeye devam edeceğine dair derin bir endişe halkta hâkim olmuştur. 1912 Ocak ayında da İzmir ile iletişim tamamen kesiktir. İzmir ve Haydarpaşa'dan gelen trenlerde önemli gecikmelerle gelmektedir.12

Bu nedenle her kış mevsiminde 1911 kışının acı hatıraları ve bıraktığı izler akıllara gelir ve tekrar aynı zorlukların yaşanması ihtimali halkı hep korkutur. Onun içindir ki yakın zamanlara kadar ısınmak için odun ve kömür kullanılan Afyonkarahisar’da daha kış mevsimi bitmeden temkini elden bırakmayıp gelecek kışın odun kömürünü alanlarımız çoktu. Bu durum muhtemelen 1911 kışında yakacak temininde yaşanan sıkıntılardan kaynaklanan temkini ve tedbiri elden bırakmamaya yönelik kazanılmış bir alışkanlıktan olsa gerektir.

Dip Notlar:

1 Stamboul Gazetesi, 03 Mars 1910, Jeudi, s.3

2 Stamboul, 06 Mai 1910, Vendredi, s.2

3 Stamboul, 21 Janvier 1911, Samedi, s.3

4 Stamboul, 4 Fevrier 1911, Samedi, s.1

5 Stamboul, 4 Fevrier 1911, Samedi, s.1

6 Stamboul Gazetesi, 4 Fevrier 1911, Samedi, s.3

7 “Anadolu'da Soğuk ve Kurtlar, [Muhabirimizden] Afyonkarahisar notları” Stamboul, 10 Fevrier 1911, Vendredi, s.3

8 La Depeche Gazetesi, 6 Fevrier 1911, Lundi, s.2

9 Akhbar Journal de l’Algerie Dergisi, 12 Fevrier 1911, Dimanche, s.2

10 Stamboul, 4 Avril 1911, Mardi, s.2

11 Stamboul, 7 Avril 1911, Vendredi, s.2

12 Stamboul, 20 Janvier 1912, Samedi, s.2

Yazarın Diğer Yazıları