Hasan Tahsin Günek

Afyonkarahisar'da Sultan V. Mehmet'in Tahta Çıkış Kutlamaları

Hasan Tahsin Günek

Tarihimizde 31 Mart Vak’ası olarak bilinen hareket sonucunda Sultan II. Abdülhamit tahttan indirilip yerine veliaht Mehmet Reşat (1844-1918) 27 Nisan 1909 tarihinde tahta çıkarılmıştı. Sultan Abdülmecit’in oğlu olan ve 2 Kasım 1844 tarihinde Çırağan sarayında doğan Sultan Reşat tahta çıktığında 65 yaşındaydı. 

Otuz bir Mart Vak'ası'nın ardından İttihat ve Terakki'nin çoğunlukta olduğu Meclis-i Umumi-i Milli, isyanı bastıran Hareket Ordusu'nun İstanbul'a girişini şehrin ikinci fethi sayarak yeni padişaha V. Mehmet unvanının verilmesini kararlaştırdı.1

Yeni padişahın tahta çıkışı telgraflarla memleketin dört bir yanına duyurularak kutlamalar yapılması sağlandı. Bu çerçevede Afyonkarahisar’da da Sultan Mehmet Reşat’ın tahta çıkışının ertesi günü yani 28 Nisan tarihinde bir kutlama yapılmıştı. İstanbul’da Fransızca olarak yayınlanan Stamboul gazetesi sayfalarında yurt sathında yapılan kutlamalara yer vermişti. Gazete 2 Mayıs 1909 tarihli baskısında Afyonkarahisar’daki özel muhabirinin gönderdiği 28 Nisan tarihli haberi sütunlarına taşıyarak burada yapılan kutlamalardan şöyle bahsediyordu:

“Bugün tüm Karahisar halkı tarafından Sultan V. Mehmet'in tahta çıkışı kutlandı. Buradaki Türkler ve Ermeniler, Sultan Hamit boyunduruğundan kurtuluşlarını parlak bir şekilde kutlamak için yarıştılar. Öğle saatlerinde Hükümet Konağı önündeki meydanda iki Selanikli subayın coşkulu vatansever konuşmalar yaptığı bir tören düzenlendi. Yeni padişahın adı söylendiğinde uzun süre alkışlandı.” 2

Keza sonraki yıllarda da V. Mehmet Reşat’ın tahta çıkış yıldönümlerinde kutlama törenleri yapılmaya devam edilmişti. Padişahın 1911 senesindeki tahta çıkış yıldönümünde Afyonkarahisar’da yapılan kutlamalarda bunlardan biriydi ve yine Stamboul gazetesinde haber olarak yer almıştı. Gazetenin özel muhabiri, padişahın tahta çıkışının yıldönümünde Afyonkarahisar’da yapılan bu kutlamalardan şöyle bahsediyordu3: 

“Hükümet Konağı karşısındaki meydan da büyük bir tören düzenlendi. Karahisar Valisi Ali Haydar Bey ile redif birliklerinin atik ve seçkin komutanı Miralay Nüzhet Bey şeref locasında yerlerini aldılar. Yanlarında ise şehrimizin dost canlısı Belediye Başkanı Serhadlı Abdullah Efendi vardı. Bu törene çok sayıda devlet yetkilisi ve şehrin ticari ve finans camiasını temsil eden çok sayıda kişi katıldı. Bir tabur asker, jandarmalar, polis memurları ve çeşitli okullardan öğrenciler tören kortejini oluşturdu.

Ali Haydar Bey, yüce hükümdarımız için anlamlı bir konuşma yaptı. Sıra, Sultan için dua ettikten sonra Osmanlı İmparatorluğu'na mutluluk ve refah dileyen ulema Ömer efendiye geldi. Bunun üzerine üç kez “Yaşasın Sultan” diye bağırıyoruz ve askeri bando milli marşı çalıyor.

Törenin ardından Vali, Miralay Nüzhet Bey'in eşliğinde konağa girdi ve burada çeşitli rütbeli subaylar, devlet adamları, mali ve ticari kuruluşlar ve çok sayıda ileri gelen tarafından tebrik ziyaretleri yapıldı.

Akşam saatlerinde yapılan ışıklandırmalar şehrimize hayranlık uyandıran bir görünüm kazandırdı. Mutasarrıfın evi çok güzel aydınlatılmış, bayraklar ve zafer taklarıyla süslenmişti. Kapıya üzerinde “Padişahım çok yaşa”, “Yaşasın Meşrutiyet” yazan flamalar, Osmanlı bayrakları ve tablolar asılmıştı. Ayrıca Hükümet Konağı, Osmanlı Bankası, Miralay Nüzhet Bey'in, emekli Ahmet Paşa'nın, Serhadlı Abdullah Efendi ve Doktor Mustafa Bey'in evleri, İttihat ve Terakki Kulübü, İdadi okulu, İzmir-Kasaba (Afyonşehir) ile Anadolu tren (İstanbul) istasyonları ve diğer idarelerin binaları farklı renklerde fenerlerle aydınlatıldı.”

Bu eski gazete haberlerini okuduğumuzda o zamanlar küçük bir şehir olan Afyonkarahisar’da eski yılların çokta monoton geçmediği, zaman zaman yapılan çeşitli anma ve kutlama törenleri vesilesiyle gayet canlı ve dinamik günlerinde yaşandığı görülmektedir.

Sultan Reşat’ın saltanatı sırasında yaşananlara gelirsek Doğu Anadolu’da ve Balkanlar’da çeşitli karışıklıklar çıktığını görüyoruz. Bu nedenle padişah karışıklıkları önlemek için Rumeli’ye gitti. Trablusgarp’ta İtalyanlarla yapılan savaş sonunda Trablusgarp ve Bingazi İtalyanlara bırakıldı. Balkan Savaşları neticesinde ise Osmanlı Devleti Meriç ırmağının batısındaki tüm topraklarını kaybetti. 

Sultan Reşat 23 Ocak 1913’teki Babıali baskınından sonra devlet yönetimindeki bütün denetimini yitirdi. Bu tarihten sonra devlet yönetimi tamamen İttihat ve Terakki’nin eline geçti. Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı’na girmek zorunda kaldı. Sultan Reşat ise savaşın sonucunu göremeden 3 Temmuz 1918’de vefat etti.

Sultan V. Mehmet Reşat’ın ismi kendi döneminde bastırılan ve günümüzde de hem yatırım hem de ziynet eşyası olarak tasarruf sahiplerince sarraflardan alınıp satılan “Reşat Altını” vesilesiyle hala anılmaktadır.

Dip Notlar:

1CEVDET KÜÇÜK, "MEHMED V", TDV İslâm Ansiklopedisi,

https://islamansiklopedisi.org.tr/mehmed-v (13.09.2024)

2A AFION-KARAHİSSAR, [De notre correspondant particulier,28 Avril 1909], Stamboul Gazetesi, 2 Mai 1909, Dimanche, s.2

3:L'Anniversaire imperial dans les provinces, A Afion-Karahissar, Stamboul Gazetesi, 2 Mai 1911, Mardi, s.1

4 24.04.2025 tarihinde yayınlanan “Afyonkarahisar’da Bir Kutlama: Iyd-i Milli” başlıklı yazımızın iki nolu dipnot kaynağı doğru yazılmakla beraber, içeriği sehven yazılmış olup şahsen düzeltir özür dileriz. Doğrusu aşağıdaki gibi olacaktır:

“Bu bayram dün şehrimizde daha önce görmediğimiz bir şekilde ve coşkuyla kutlandı. Hükümet Konağı’nda saat 5.00'te resmi tören düzenlendi. Mutasarrıf ve askeri komutan şeref locasında yerlerini almışlardı. Yanlarında belediye başkanı Abdullah Bey, jandarma komutanı, mahkeme başkanı, savcı ve diğer birçok sivil ve askeri yetkililer vardı. Polis memurları, askerler ve çeşitli okullardan öğrenciler tören kortejini oluşturdu. Şehrimizin mutasarrıfı Ali Haydar Bey ilk sözü alarak anlamlı bir konuşma yaptı. Sıra şehrimizin belediye başkanı Serhadlı Abdullah Bey'e geldi. O da coşkulu bir dille uzun bir konuşma yaptı.

Konuşması sık sık alkışlarla kesildi. Daha sonra kürsüye İdadi Okulu adına konuşan genç Hamit Bey geldi. Sonra “Yaşasın Meşrutiyetin Sultanı”, “Yaşasın 23 Temmuz”, “ Yaşasın Anayasa” sloganlarının ardından askeri bando, marşlar çaldı. Törenin ardından vali hükümet konağında, askeri komutan, belediye başkanı, farklı rütbeli subaylar, memurlar, mali kurum temsilcileri, ileri gelenler ve tüccarlar tarafından yapılan tebrikleri kabul etti. Misafirlere sigara, şuruplar ve tatlılar ikram edildi. Akşam saatlerinde kent hayranlık uyandıran bir görüntü sergiledi. Bayraklar havada dalgalanıyordu. Aydınlatmalar muhteşemdi.” 

Yazarın Diğer Yazıları