İstanbul Fransız Ticaret Odası Dergisinin Tozlu Sayfalarından: Afyonkarahisar'dan Mektuplar (1903-1912) Bölüm 1
Hasan Tahsin Günek
Yurdumuzda ilk resmî gazete, 1 Kasım 1831 tarihinde haftalık olarak "Takvim-i Vekayi" adıyla çıkarıldı. İlk özel gazete ise Şinasi tarafından yine haftalık olarak "Tasvîr-i Efkâr" ismiyle 28 Haziran 1861 tarihinden itibaren yayımlanmaya başlandı.
1831-1881 yılları arasındaki elli yıllık dönemde ülkemizde 96 günlük ve haftalık gazete ile 39 dergi çıkarılmıştır. Bu tarihten itibaren, özellikle 1888-1908 yılları arasında gazetelerin sayısı azalmış; fakat gazetecilik bir meslek olarak kökleşerek daha uzun ömürlü yayınların ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Bunlardan önce de Türkiye’de yabancı dillerde yayımlanmış gazeteler mevcuttu; ancak Türk gazeteciliğinin asıl başlangıcı bu döneme dayanır.
Yabancı dillerde, özellikle de Fransızca olarak yayımlanan Osmanlı basını; her şeyden önce Doğu'da çıkarları bulunan ve dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu ile yakın ilişkiler kuran Fransız sanayici ve tüccarlarına hitap etmekteydi.
Osmanlı'daki Fransızca basının, günümüz Türkiye sınırları içinde başta İstanbul ve İzmir olmak üzere, Osmanlı hâkimiyeti altındaki Balkanlar'dan Filistin'e kadar uzanan geniş bir coğrafyayı kapsadığını belirtmek gerekir.
Bu yayınlar, Levanten cemaatlerin basını olduğu kadar aynı zamanda Gayrimüslim (Yahudi, Rum ve Ermeni) tebaanın da basını niteliğindeydi. Bilindiği üzere "Levanten", Avrupalı bir aileden gelerek Doğu Akdeniz ülkelerine, özellikle de İzmir ve İstanbul'a yerleşen kişileri ifade etmektedir.
Osmanlı tebaası veya Fransız vatandaşları tarafından Paris veya İstanbul’da yayımlanan bu basının; Batı'yı kendi davaları hakkında bilgilendirmeyi amaçlayan sürgünlerin ve padişah muhaliflerinin de sesini duyurduğu unutulmamalıdır.
Fransızca basın ülkemizde, 1795-1842 yıllarını kapsayan başlangıç döneminin ardından, 1850-1875 yılları arasında daha etkin ve verimli bir süreç geçirmiş; ancak I. ve II. Meşrutiyet yılları arasında (1876-1908) bir duraklama dönemine girmiştir. 1918 Mondros Ateşkes Antlaşması’yla imparatorluğun işgal edilmeye başladığı süreçte ülkemizde yayımlanan Fransız basını kısmen daha olumlu bir tutum sergilemiş ve Osmanlı Devletinin yıkılışından sonra da varlığını sürdürebilmiştir.
Yeni Türk Devleti'nin gerçekleştirdiği Batı tarzındaki inkılaplar, dünyaya büyük oranda bu Fransızca yayınlar aracılığıyla aktarılmıştır. Ülkemizdeki Fransızca basın 1930’lardan itibaren etkisini kaybetmeye başlamış ve takip eden yirmi yıl boyunca bu zayıflama seyri devam etmiştir.
Bu yazı dizimizde; İstanbul Fransız Ticaret Odası tarafından aylık bülten olarak Fransızca yayımlanan “Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople” yani “Levant Ticaret Dergisi: Konstantinopolis Fransız Ticaret Odası Aylık Bülteni”nde yer alan Afyonkarahisar Mektuplarını mercek altına alacağız.
İstanbul Fransız Ticaret Odası Aylık Bülteni
Arşivlerin derinliklerinde, rakamların ve ticari istatistiklerin arasında bazen bir şehrin hafızasının saklı olduğunu görürsünüz. 19. yüzyılın sonunda demiryolunun Afyonkarahisar’a ulaşmasıyla başlayan değişim, Avrupalı tüccarların da meraklı bakışlarını ve dikkatlerini bu bölgeye çekmişti. Bu önemli ayrıntı, İstanbul Fransız Ticaret Odası’nın (Chambre de Commerce Française de Constantinople) her ay titizlikle hazırladığı bültenlerde saklıdır.
Söz konusu bültende 1903 ile 1912 yılları arasında "Afyonkarahisar’dan Mektuplar" başlığıyla yayımlanan bu yazılar; sadece birer ticari rapor değil, o döneme ışık tutan tarihî birer fener niteliğindedir.
Bu mektuplarda, Afyonkarahisar’ın yerel bir merkezden gün geçtikçe gelişen ve büyüyen ticaretin bir parçasına nasıl dönüştüğünü net bir şekilde görebilmekteyiz.
İstanbul Fransız Ticaret Odası bülteni, tespit edebildiğimiz kadarıyla 1887-1929 yılları arasında (bazı kesintili dönemler hariç) her ay yayımlanmıştır. Bültenin 1891 yılı, 1915-1918 yılları arası ve 1928 yılı dışındaki tüm 1890-1929 yılları arasındaki sayıları, koleksiyon halinde Fransız Ulusal Kütüphanesi arşivinde korunmaktadır. Bültenin temel amacının; başta Fransız tüccar ve girişimciler olmak üzere Osmanlı topraklarında ticaret yapmak isteyen girişimcilere rehberlik etmek olduğu anlaşılmaktadır.
Nitekim bu durum, Osmanlı Devleti sınırları içindeki yerel muhabirlerin düzenli olarak bölgelerinden gönderdikleri ticari ve zirai konulu mektuplarda açıkça görülmektedir. Bu mektuplar imparatorluğun bir ucundan diğer ucuna uzanan; Afyonkarahisar, Rusçuk, Trabzon, Selanik, Bursa, Giresun, Dedeağaç, Midilli, Halep ve Larnaka gibi pek çok farklı merkezden kaleme alınıyordu. Bunun yanında, civar ülkelerde bulunan muhabirlerin gönderdiği raporlar da mevcuttur.
Gönderilen bu mektuplar bültende yayımlanıyor; böylece okuyucular bölgedeki ticari, zirai ve hayvancılık faaliyetlerinden, bölgenin en çok hangi ithal ürünlere ihtiyaç duyduğundan ya da o yıl öne çıkan rekolteden kısacası bölgenin anlık ekonomik durumundan zamanında haberdar olabiliyordu.
Bülten Muhabirliği Gönüllülük Esasına Dayanmaktaydı
İstanbul Fransız Ticaret Odası Bülteninin vilayet ve sancaklardaki yerel muhabirlik işi gönüllülük esasına dayanmaktaydı. Bu gönüllü muhabirler genel olarak Osmanlı Bankası çalışanları ile o sıralarda inşa çalışmaları tüm hızıyla süren demiryolu şirketlerinin o bölgelerdeki görevlilerinden, bazen de başka alanlarda faaliyet gösteren diğer şirketlerin temsilciliğini yapanlardan oluşmaktaydı.
Bültenin Afyonkarahisar Muhabirleri Kimlerdi?
Bülten için değişik tarihlerde Afyonkarahisar muhabirliği yapanlardan tespit edebildiklerimiz sırasıyla Charles Hazelaire Aine, S. Atamian, Jules Mille, V. Perrin, Alexandre Haralambides, A. Cavoukdjian ve M. H. Roboly’den oluşmaktadır.
Bültenin İlk Afyonkarahisar Muhabiri Charles Hazelaire Ainé
Bültende tespit edebildiğimiz ilk Afyonkarahisar muhabiri olan Charles Hazelaire Ainé’nin adını Haziran 1895 tarihli sayıdaki bir duyuruda görüyoruz. Yazıda Charles Hazelaire Ainé’nin bültenin Kütahya muhabirliğini yürütürken ikametgâh değişikliği nedeniyle bundan sonra yazılarını Afyonkarahisar'dan göndereceği bildirilmektedir. Ayrıca Kütahya'da kendisinin yerine Alexandre Piperides’in görevlendirildiği belirtilerek yazıları için Piperides’e şimdiden teşekkür edilmektedir.1
O sıralarda Anadolu’da inceleme ve araştırmalar yapan ve Anadolu Demiryolu boyunca seyahat eden Türk dil bilimi ve halk edebiyatı uzmanı Macar Kúnos Ignácz (1862-1945) yolda karşılaştıkları Charles H. Ainé’den daha sonra yazdığı kitabında bahsederken:
İzmit-Ankara Demiryolu mühendislerinden biri olan Charles H. Ainé’nin çok nazik bir Fransız olduğunu seyahat sırasında kullandıkları tatar arabasının çok rahat olmadığından kendilerini “drezin” adı verilen küçük demiryolu aracına bindirerek Sapanca İstasyonuna kadar gitmelerini sağladığını yazıyor.2
Kütahya’dan naklen Afyonkarahisar’a gelen mühendis Charles H. Ainé’nin buradaki asıl işi Anadolu Demiryolu Hattı istasyon müdürlüğü görevini yürütmekti.3
Bültenin 31 Mayıs 1903 tarihli sayısında ise Afyonkarahisar muhabiri olarak S. Atamian’ın ismi yer almaktadır. Bültende yer alan habere göre bültenin yeni Afyonkarahisar muhabiri olan S. Atamian, aynı zaman da İzmir-Kasaba Hattı ve Uzantısı Demiryolu Şirketi’nin ticari acentesidir ve “Société du Tombac” adlı şirketin Afyonkarahisar temsilciliğini de yürütmektedir. Bültende S. Atamian’nın, muhabirlik teklifini kabul etmesine vesile olan Osmanlı Bankası Afyonkarahisar şube yönetimine de ayrıca teşekkür edilmektedir. Ayrıca Atamian’a da nazik işbirliği için teşekkür edilerek, yayınlamaktan mutlu olunacak ilk yazısının heyecanla beklendiği belirtilmektedir.4
Bülten için muhabirlik görevini 1904 senesi Aralık ayına kadar yürüten Atamian İstanbul’a dönmek zorunda kaldığı için ayrılmadan evvel yerini bu tarihte Jules Mille’ye bırakmıştır. Jules mille ise bu sırada Osmanlı Sigorta Şirketi’nin Afyonkarahisar acentalığını yapmaktadır.5
Victor Perrin ise Kasım 1907 tarihinden itibaren Afyonkarahisar muhabirliğine başlar. V. Perrin aynı zamanda Osmanlı Bankası Afyonkarahisar Şubesinde muhasebeci olarak görev yapmaktadır. Bültenin Afyonkarahisar muhabirliğini yapabileceğini bildirmesi üzerine bu teklifi bülten tarafından memnuniyetle kabul edilmiştir.6
1910 Ocak ayında Afyonkarahisar muhabirliğinde Osmanlı Bankası Kontrolörü Alexandre Haralambides’i görüyoruz.7
Ancak Haralambides’in Afyonkarahisar muhabirliği kısa sürmüş aynı yıl müdür olarak Serez'e tayin edilince yerine bu kez Osmanlı Bankası kontrolörü A. Cavoukdjian (Kavukçuyan) geçmiştir.8
Bültenin tespit edebildiğimiz en son Afyonkarahisar muhabiri ise yine Osmanlı Bankası Afyonkarahisar şubesi müdürlüğü görevinde bulunan M. H. Roboly’dir. Roboly Kasım 1912 tarihinden itibaren muhabirlik görevine başlamıştır.9
“Afyonkarahisar’dan Mektuplar”
İmparatorluğun dört bir yanında görev yapan muhabirler, bulundukları bölgelerin adeta iktisadi nabzını tutarak ticari, sınai ve tarımsal faaliyetleri yakından takip ediyorlardı. Bu gözlemler doğrultusunda hazırlanan bültenler; yeni yatırımlara yönelmek veya ticari ağını genişletmek isteyen müteşebbislere piyasa hakkında öngörü kazandırarak stratejik bir rehberlik sunmuştur.
Bültenin Afyonkarahisar muhabirlerinin göndermiş oldukları yazılarda birbirinden ilginç ve dikkat çekici konulara rastlamaktayız. Örneğin S. Atamian, gönderdiği yazılarda Afyonkarahisar’daki ticari faaliyetleri, hasat tahminlerini ve alkollü içecekler, mezeler ile kurutulmuş, tuzlanmış ve tütsülenmiş balık tüketimi gibi konuları ele alırken;
Victor Perrin ise Afyonkarahisar’da fotoğraf makineleri ve malzemeleri, muşamba ve linolyum kullanımı, sigortacılık, tarım makine ve aletleri gibi dönemin teknik ve modernleşme eğilimlerini yansıtan farklı başlıkları incelemiştir.
İstanbul Fransız Ticaret Odası Aylık Bülten Dergisi’nin sayfalarında, Afyonkarahisar muhabirleri tarafından kaleme alınan ve “Afyonkarahisar’dan Mektuplar” ana başlığı altında yayınlanan yazıları incelediğimizde şu tablo ortaya çıkmaktadır: Tespit edebildiğimiz Afyonkarahisar mektupları, ağırlıklı olarak 1903-1912 yılları arasındaki dönemi kapsamaktadır. Söz konusu dönemin öncesinde ve sonrasında ise Afyonkarahisar’a dair yalnızca birkaç satırlık kısa bilgi notları yer almaktadır. Çalışmamızın ilerleyen bölümlerinde yeri geldikçe bu kısa notlara da yer verilecektir.
Dip Notlar:
1 Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople, 30 Haziran 1895, sayı:99, s.163
2 Kúnos Ignácztól“A kisázsiaivasútakmentén. (I.) “Budapesti Szemle, s.182, Budapest-1894.
3 Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople, 31 Temmuz 1895, sayı:100, s.17
4 Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople, 31 Mayıs 1903, sayı:194, s.1030
5 Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople, 31 Aralık 1904, sayı: 213 ve s.729
6 Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople, 30 Kasım 1907, sayı:248, s. 711
7 Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople, 31 Ocak 1910, sayı:274, s. 46
8 Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople, 31 Temmuz 1910, sayı:280, s. 181
9 Revue commerciale du Levant: Bulletin mensuel de la Chambre de commerce française de Constantinople, 30 Kasım 1912, sayı:308, s. 584