İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Abâ Pûş-İ Veli

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

1971 yılında yayımlamış olduğum “Afyonkarahisarlı Şairler Yazarlar Hattatlar” adlı ilk kitabımın, ilk sayfasındaki şair-yazar Abâ Pûş-i Veli hakkında sadece şu yazı yer alıyordu:

Asıl adı Bâli Mehmet Çelebi’dir. XV.Yüzyıl alimlerinden olup, ünlü şair-âlim Mehmet Samai (Sultan Divani)’nin babasıdır. 1365 yılında Afyonkarahisar’da doğmuştur. 

Timur’un Anadolu’yu baştan başa yakıp yıktığı devirde, O’nunla yaptığı konuşma sonunda, Afyon’a Timur ordularının girmesini önlemiştir.

Abâ Pûş-i Veli, Afyonkarahisar Mevlevi dergahının şeyhlik makamını uzun yıllar işgal etmiştir.

Bâli Çelebi’nin değerli bir şair olduğu bilinmekteyse de ancak bir dörtlüğü elde edilebilmiştir. Bu dörtlüğün söylenmesine neden olan olay ise şöyledir:

XV.yüzyılda tüm Anadolu’yu saran veba salgını sırasında Bâli Çelebi’nin çocukları da hastalanır. Nitekim küçük oğlu ölmüş, büyük oılu Mehmet Semai ise ölmek üzeredir. İleride büyük bir âlim olacağını sezdiği büyük oğlunu bağışlaması için Allah’a şöyle yalvarır:

“Ya Rab; haremi hazretine rah-ı bağışla,

Ya der bile or ah-ı sehergâ-1 bağışla,

Aldın bili gümrahımı koydun beni bî-dil

Bari yerine bu dili Agâh-ı bağışla”

Abâ Pûş-i Veli 120 yıl yaşadıktan sonra 1485 yılında Afyonkarahisar’da ölmüş ve Mevlevi dergâhına gömülmüştür.

54 yıl önceki şartlarla, bu büyük hemşehrimiz hakkında bulduğum bilgi bu kadar idi…

Bu günün şartlarında edindiğim bilgilerle, yazımı sürdürmek istiyorum:

1368 yılında Afyonkarahisar'da dünyaya gelen âlim, mutasavvıf, Mevlevî şairi Abâ Pûş-i Veli’nin asıl adı Muhammed Bâlî olup Afyonkarahisar’da halk arasında Âbâ-pûş Veli, Abâ-pûşî, Bâlî Sultan, Abalı Veli diye anılır. Mevlânâ'nın oğlu Sultân Veled'in kızı Mutahhare Hatun, Selçuklu Devleti zamanında tuğ ve sancak sahibi olan ve Sultan Veled'e intisap eden Germiyanoğlu Süleyman Şâh ile Karahisar'da evlenir. Bu evlilikten Hızır Paşa ve İlyas Paşa dünyaya gelir. Hızır Paşa'nın oğlu Mehmet Paşa, bunun oğlu Ahmet Paşa'dır. Bâlî Çelebi, işte bu Germiyanoğulları’ndan Ahmet Paşa'nın oğludur. Bâlî Çelebi'nin babası, Sefîne'de ve buna atfen yapılan bazı çalışmalarda Hızır Şah olarak verilir. İngiliz  Gibb tarafından yazılan, A History of Ottoman Poetry (Osmanlı Şiir Tarihi) adlı eserde, Abâ-pûş'un babasının "Hızır Paşa" olduğu zikredilir. Semâhâne-i Edeb yazarı Ali Enver'e göre Abâ-pûş, 1485’de yüz yirmi yaşındayken ölmüştür" bilgisi aktarılır. 

Edip Ali Bakı, Mısırlıoğlu Muslihittin Karahisarî'nin H.857/M.1453 tarihli vakfiyesinde Bâli Çelebi'nin "Ben Mevlevî merhum Ahmet Paşa oğlu Balıyım" şeklinde imzasının bulunduğunu söyler ki, bu çok önemli bir bilgidir.

Abâ-pûş Bâlî Çelebi'nin ataları ve evladı hususunda, yeni belgeler ve bilgiler ortaya çıkıncaya kadar şimdilik en isabetli şecere, "Şıkk-ı sânî" adı ile anılan bir silsileden hareketle, Mevlevî Dîvân Şâiri Semâî Mehmet Çelebi-Hayatı, Edebî Kişiliği ve Eserleri adlı çalışmada verilendir: "Celâlüddîn-i Rûmî (Mevlânâ), Mevlânâ'nın oğlu Sultan Velet, S. Velet'in kızı Mutahhara Hatun, M. Hatun'un oğlu Hızır Paşa, H. Paşa'nın oğlu Mehmet Paşa, M. Paşa'nın oğlu Ahmet Paşa, A. Paşa'nın oğlu Bâlî Çelebi (Abâ-pûş), B. Çelebi'nin oğlu Mehmet Çelebi (Semâî), M. Çelebi'nin oğlu Hızır Şah Çelebi, H. Şah Çelebi'nin oğlu Mehmet Çelebi". Bu sıralama, konuyla ilgili yapılan bütün çalışmalarda kabul gören, Mehmet Çelebi (Semâî)nin, "Mevlânâ'nın yedinci nesilden torunu" olduğu değerlendirmesini de doğrulamaktadır.

Bâlî Çelebi, Germiyanoğulları’ndan Mevlevîliğe ilk intisap eden olması, saltanat elbisesi yerine tarikat abası giymesi ve hep bununla dolaşması sebebiyle babası tarafından verilen "Abâ-pûş" lâkabıyla tanınmıştır. Oğlu Sultan Dîvânî'dir. Bâlî Çelebi, zâhirî ve bâtınî ilimlerde iyi yetişmiştir. Afyonkarahisar'da Hıdırlık tepesinde bulunan ve "Dede İni", "Dedem İni" diye anılan yeri çilehâne olarak kullanmış ve zaman zaman burada uzlete çekilmiştir. Esrar Dede'ye göre Karahisar Mevlevî Hankâhı'nı kurmuş; postnişinliği sırasında zamanın pek çok devlet adamı ve ulemâsı onun sohbetlerinde bulunmuşlardır. Sâkıb Dede'nin ve Esrar Dede'nin tezkirelerinde belirttiklerine göre Timur, Anadolu'yu istilası sırasında Afyon'a gelip kendisini ziyaret etmiş ve çeşitli hediyeler sunmuştur. Bâlî Çelebi'nin, sunulan hediyeleri kabul etmeyişi Timur'u çok etkilemiş; Afyonkarahisar, onun konuşması ve kişiliği sayesinde istiladan kurtulmuştur. Edip Ali Bakı da "Afyon'da Bir Âlim Ailesi İmad ve Oğulları Büyük Dilbilgini Hasan Karahisari" başlıklı yazılarında Timur'un Anadolu'yu istilasında Afyon'a uğradığını, Cirit Kayası önünde konakladığını, ulemâdan İmad Dede, Abâ-pûş Bâli, Mevlânâ Alâettin, İshak Fakih gibi zevatın yüzüsuyu hürmetine Karahisar'a dokunmadan Kütahya'ya doğru gittiğini söyler.

Karahisar ulemâsından olan Abâ-pûş Bâli, uzun yıllar Afyonkarahisar Mevlevîhânesi şeyhi olarak vazife yapmış; birçok şahsın dinî ve ilmî yönden yetişmesinde etken olmuştur. Onun ilmi hususunda, Edip Ali Bakı'nın yukarıda adını verdiğimiz makalesinde, Mutasavvıf şair Abdurrahîm Karahisari'nin kardeşi Mustafa Muslıhuttin Çelebi'nin, İstanbul'un fethi sıralarında H. 857 yılında tanzim ettiği vakfiyedeki imza sahiplerinden hareketle söyledikleri kayda değer bilgilerdir: "Mezkûr vakfiyedeki imza sahipleri, o devirdeki Karahisar'ın en büyük âlimleri içinde Abâpûş Balı bin Ahmet Paşa, Paşa Çelebi bin Emin Adil gibi Mevlevî büyükleri de var. Âlim ve şair Balı, Şair Mehmet Semai'nin babası da o tarihte 106 yaşa malik, pek sayılan ve zamanına tesadüf eden Padişahlarla muhaberesi olduğu söylenen değerli bir zatı muhterem.

Mehmet Semâî, babası Bâlî Çelebi'nin vefatından bir yıl önce şeyhlik makamına getirilmiştir. Abâ-pûş Bâlî Çelebi, 120 yılın üzerinde uzun bir ömürden sonra 1485'te vefat etmiştir. Kabri, Mevlevî Dergâhı'nda Türbe içindedir. Abâ-pûş Bâlî Çelebi'nin Mevlevîliği, âlimliği yanı sıra şairliği de vardır. Oğlu için yazdığı bir şiiri dışında Farsça olan şiirlerinde "Bâlî" mahlasını kullanmıştır.

Anlatılır ki, 1233 senesinde Anadolu Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad için inşa edilen Hisarardı Medresesi hizmete girerken Mevlana Celaleddin Rumi ilk dersi verir. Muhtemelen iki çocuğu da bu günlerde sünnet olur. Bir süre sonra Sultan Veled Karahisar'a geldiğinde Mevlevi Camii'nin arsası vakfedilir.        

1350 yılında doğan  Abâ pûş Veli Ahmet Paşa'nın oğludur. İyi bir eğitim görür. Dedesi Hızır Paşa'nın etkisiyle Mevleviliğe yönelir. 1371'de Mevlevihaneye şeyh olur. Saltanat elbisesi yerine tarikat abası ve külahı giymesinden dolayı Abapuş lakabıyla Afyonkarahisar'da meşhur olur. Dede İni ismiyle bilinen mekanı çilehane olarak kullanır ve hayatının büyük bir kısmını burada uzlete çekilerek geçirir. Devletin ileri gelenleri, alimlerin pek çoğu, talebeleri ve eşrafın bazıları onun sohbetlerini takip eder. Timur Karahisar'a gelince onu ziyaret eder ve çeşitli hediyeler sunar. Abapuş Veli hediyeleri kabul etmez. Menkıbeye göre, Timur'un, 'Sizin bulunduğunuz bu yerler viran olmaktan uzaktır”, diyerek Karahisar'a zarar vermez denilse de, tarihen sabittir ki, Timur'un torunu Hüseyin Mirza, Akşehir ve Karahisar civarını istila ederek kan akıtmıştır. Vefatından bir yıl önce oğlu Sultan Divani'yi Karahisar Mevlevihanesi şeyhliğine görevlendirir. Kendisi uzlete çekilir 1485'te vefat eder. Kabri mevlevihane içindeki türbededir.

Rivayete göre, 1453 yılı başlarında Afyonkarahisar'ı kara bulutlar sarmıştır. Şehirde başlayan veba salgınında Abapuş Bali iki çocuğunu da aynı gün kaybeder. Bu salgın esnasında hastalanan Mehmet Çelebi de komaya girdiğinde öldü sanılıp babasına haber gönderilir. Techiz ve tekfin için şeyhten emir bekleyen haberciye,”Sultan Divani vefat eyledi mi ?” diye sorarak şu dizelerle onun ölmediğini beyan eder,

“O ölümsüz dirinin öldüğünü kim söyledi

Umut güneşinin öldüğünü kim söyledi?”

Daha sonra oğlunun yanına gelerek,

“Aşkile yar ol ki var olasın

Hızr-veş inde vü pay-dar olasın” 

Der. Mehmet Çelebi de ayağa kalkar. Bu olaydan sonr Abâ pûş oğlu Mehmet'e kırk gün halvet verir. Bu tarihte Abâ Pûş 106, oğlu Sultan Divani 13 yaşlarındadır…

Açıklama: https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEgQ2rWYBlklBP0rfXRCjLhBmmhrfBGpce8mlEc8ucTCWSqbW-9UhycFWUYky2jLdY6TG0bNyl1nsSGAWeHyjapWoA85v8SROQ18mGk_waXe56H_mt9FM9V6JGxHFRNUyX6lro-H9AJvkA/s1600/Sultan+Divani+T%C3%BCrbesi-01.jpg

Afyonkarahisar Mevlevi Camiinde, Abâ Pûş Bali, Sultan Divani vb.ebedi istirahatgâhları

 

Yazarın Diğer Yazıları