İrfan Ünver Nasrattınoğlu

AFYONKARAHİSAR'DA

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Üç günlük bir Afyonkarahisar seyahatimde, üzüldüğüm bir-iki olay dışında, mutlu olduğum temaslarda bulundum ve dağarcığıma bir şeyler koyabilme olanağı buldum.

Anam-babam, öte yakaya gideli uzun yıllar oldu. Yaşamlarını Afyonkarahisar’da sürdüren iki kardeşim de aynı yere göç edince, maalesef anahtarı cebimde, herhangi bir mekânımız kalmadı. Bu yüzden Ana-Baba yurduma gittiğim zamanlarda ya bir misafirhanede, ya da keseme uygun bir otelde konaklıyorum. Esasen, “gel, bizim evde konakla diyen yeğenlerim, yakın akrabalarım ve pek çok dostlarım var. Ama yaşımın ve sağlığımın gereği, özel evlerde konaklamama müsaade etmemektedir. Bu nedenle, bu kez dostum İhsan Soydan’ın, yeni açılan “Soydan Business Hotel”inde konakladım. 

KOCATEPE GAZETESİ

Kuşkusuz benim Afyonkarahisar’daki mekânım, Kocatepe Gazetesi’dir. Öncelikle orayı ziyaret ederek, gazete çalışanlarıyla sohbetlerde bulundum. Gazetenin sahibi ve başyazarı Sezer Küçükkurt ile sohbet ederken, yaşamını Ankara-Afyonkarahisar ekseninde sürdürmekte olan, ama sık sık da Çin’den, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne kadar geniş bir coğrafya’da, Afyonkarahisar ve hatta Türkiye ekonomisinin geliştirilmesini amaçlayan faaliyetlerde bulunan, hemşehrimiz iş insanı İhsan Beşer geldi ve bir süre de onunla görüştüm.

Kocatepe Gazetesi’nin giriş kapısının üzerinde, faşist yönetimlerin yapabilecekleri bir kararın duyurusunu içeren resmi bir yazıyı görünce yüreğim sızladı! Zira benim bildiğim CHP hoşgörü, demokrasi, insan hakları vb. gibi kavramlara önem veren siyasal bir oluşum idi…Maalesef o yazıyı yazar ve oraya asan irade CHP’ne yani Belediyemize aitti!...

CHP’li Afyonkarahisar Belediyesi, kentin en eski gazetesi olan Kocatepe’yi kapatmak istiyordu. Halbuki Kocatepe Gazetesi, bu günkü Belediye Başkanı ve tüm yönetenlerle ilgili her türlü olumlu haberi yayınlıyor ve yalan-yanlış haberler yaparak, yıpratmaya çalışmıyordu…Ayrıca bu gazeteden aldıkları maaşlar ile, bireysel ve ailevi geçimlerini sağlamaya çalışan kişileri aç bırakmaya çalışmak, sosyal demokrat olduklarını iddia eden kişilere yakışır mı idi?...Aldıkları kararın ve gazetenin kapısına kilit vurma eyleminin yasalara uygun olmaması nedeniyle hevesleri kursaklarında kalanlar, şimdi utanmıyorlar mı, acaba?...

AFYONKARAHİSAR FUTBOLUNUN DUAYENİ

Afyonkarahisar futbolunun, hatta sporunun duayeni olan, akademisyen ve gazetemizdeki spor yorumlarıyla, okurlarımızın da dikkatlerini celbenen Agâh Bıyıkoğlu, birçok seyahatimde olduğu gibi, bu kez de beni otomobiline alarak, Çavuşbaş Mahallesine götürdü. Bir zamanlar, Afyonkarahisar’ın kalbur-üstü insanlarının yaşadıkları bu mahalle, artık terkedilmiş, virane bir yerleşim yerine dönüşmüştü. Gürül gürül Büyük Olucak çeşmesinden serçe parmak kalınlığında akan suyun başında, 8 yıldır Afyonkarahisar’da yaşamasına rağmen, Türkçe konuşamayan ve anlayamayan Afganistan’lı bir kişi yanındaki pet şişelere su doldurmaya çalışıyordu!...

Büyük Olucak çeşmesinin aşağı tarafındaki tarihi Küçük Olucak Çeşmesi, artık çeşme değildi ve görkemli deposuna da hiç su gelmiyordu!...

Oradan Taşpınar’a geçtik. Ne yazık ki, tarihi ve görkemli Taşpınar’ın hali de yürekler acısıydı. Yürekler acısı olan bir yer de Çavuşbaş Mahallesindeki Camilerin bakımsız oluşları idi. 

Afyonkarahisar futbolundan söz ederken, unutmamam gereken bir kişi daha var: Mehmet Sarlık…Afyonkarahisar Belediyesi’nin Efsane Kültür Müdürü…YÜNTAŞ Genel Müdürü ve Türk Futbol hakemliği müessesesinin en yüksek makamına kadar yükselmiş olan “Beynelmilel” yani “Uluslararası Hakem”…Sevgili Mehmet Sarlık ile, muhterem eşleri Emel Hanımefendinin candan ilgilerinden de bahsetmeden geçemem.

MUTALİP BAĞLARI

Afyonkarahisar yerli halkı arasındaki birçok kişinin, Muttalip Bağlarında, mutlaka bağı vardır. Eskiden sıcak yaz günlerinde, bu bağların içerisindeki meyva ağaçlarının serinliklerinden oturulup, sohbetler edilir, eğlenilir ve hoş vakit geçirilirdi. Ya da Gazlıgöl, Gecek veya Ömer hamamlarına gidilirdi.

Sevgili Sezer Küçükkurt bir sürpriz yaparak, Hasan Özpınar’la beni yanına aldı ve Muttalip Bağlarına götürerek, Afyonkarahisar’ın müstesna şahsiyetlerinden olan Avukat Metin Gürer’in bağına konuk olmamı sağladı. 

Metin Gürer, Nurettin Çelik, Kadir Altınkaya, Sezer Küçükkurt, Prof.Dr.Cüneyt Akın,  Kadir Pancaroğlu, Şükrü Pancaroğlu, Hasan Özpınar, Mehmet Sertdemir ve  Ahmet Şemşimoğlu’nun bulundukları sofrada yok, yoktu… Gece yarısına kadar devam eden sofrada, dinî, millî, iktisadi ve tarihi sohbetler yapıldı. Bir de, Afyonkarahisar hafızasının koruyucusu olan Kadir Altınkaya’nın, son Kanada seyahatinden bazı bölümleri dinledik. Ayrıca, Rahmetli anamın amcasının oğlu olan Mehmet Kundak’la benim yakınlığımı bilenen Metin Gürer, yaşamını Ege kıyılarında, kızının yanında sürdürmekte olan Mehmet Kundak’la beni telefonla görüştürmek lütfunda bulundu.

Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\Desktop\Mutalıp Bağ.jpg

Muttalip’te

Yazarın Diğer Yazıları