İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Afyonkarahisar'ın Bağlı Olduğu Anadolu Beyliği Germiyanoğulları

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Anadolu Selçuklu Devleti'nin çökmesi ve dağılmasıyla başlayan Anadolu Beylikleri döneminde Batı Anadolu'da Kütahya merkezli olarak kurulmuş olan bir Türk Beyliği de Germiyanoğlu Beyliğidir. 

I.Murat döneminde Simav, Emet, Tavşanlı ve çevresi gibi bazı topraklar çeyiz olarak Şehzade Bayezid'in Devletşah Hatun ile evliliği sebebiyle  Osmanlılara verildi.  

Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulurken, 1428 yılında II. Yakub Bey memleketini kız kardeşinin torunu II. Murad'a vasiyet ederek vefatını müteakip Germiyanoğulları,  Osmanlılara katıldı. 

Fuat Köprülü Germiyanoğullarının kökeninin Moğol istilasından sonra önce Malatya'ya sonra ise Kütahya'ya göçen bir Afşar boyu olduğunu nakleder. Zeki Velidi Togan ise aşiretin Harzem'den çıktığını iddia ederek Kanglı-Kıpçak kökene bağlıyor. 

Germiyanoğuları'nın kesin olarak hangi tarihte Kütahya ve civarına yerleştikleri net olarak bilinmemektedir. Sultan I. Alâeddin zamanında Kütahya'nın kesin olarak Türkler'in hâkimiyetine girmesini takip eden yıllarda bu yöreye yoğun bir Türkmen yerleşmesi olmuştur. Anadolu'nun Moğollar tarafından istilası sebebiyle bu yoğunluk daha da artmıştır. O tarihlerde Kütahya ve çevresine yerleşen Türkmenler'in sayısı üç yüz bin civarındadır. Aynı tarihlerde Kütahya merkez olmak üzere bir beylik kuracak olan Germiyanoğulları aşiretinin de Kütahya yöresine yerleştiği görülür. Baba İshak ayaklanmasının 1241'de bastırılmasından sonra, II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından bölgeye yerleştirildikleri bilinmektedir.    

Batı Anadolu'da, Anadolu Selçukluları'nın direktifiyle hareket eden Germiyanlılara bu hizmetleri karşılığında Kütahya ve civari timar olarak verilmiştir. Bu hadise sırasında Sâhipataoğulları Beyliği emrinde olduğu görülen Germiyanlılar, bu tarihten itibaren güçlü bir beylik haline gelmeye başladılar. Nitekim Batı Anadolu'daki Aydın, Menteşe, Saruhan, Denizli beyleri ilk zamanlarında Germiyanoğulları'na tabi idiler. 

Germiyanoğulları'nın diğer beyliklerle ilişkileri

Aydınoğlu Mehmed Bey'in I. Yakub Bey'in emiri olduğu, Rumlar'la harp etmek üzere batıdaki İzmir Vilayeti ve etrafına gönderildiği bilinmektedir. Menteşeoğulları'ndan Menteşe Bey'in damadı olan Emir Sasa Bey batıya daha evvel gelmiş, Tire ve Ayasuluğ (Selçuk)'u almış Sakız Adası'nı yağma etmişti. Sasa Bey, kendi fethine ortak olmak isteyen Germiyan kumandanı Mehmet Bey'in Birgi (Ödemiş) Kalesi'ni elde etmesini çekemedi. Aydın oğlu ile yalnız başa çıkamayacağını anlayan Sasa Bey Hristiyanlarla ittifak ettiyse de aralarında meydana gelen savaşta Sasa Bey öldürüldü (1310). Mevlânâ'nın torunu Ulu Arif Çelebi'nin ilk defa Birgi'yi ziyareti esnasında oranın yeni zaptedilip Aydın oğlu Mehmet Bey'in Birgi'de Germiyan emirinin subaşısı olarak bulunduğu yazar. Bu olaylar Aydınoğulları Beyliği'nin Germiyan emirlerinden Mehmet Bey tarafından kurulmuş olduğunu açıkça gösterir. Zaten Saruhan Bey ve Karesi Bey gibi hükûmet teşkil eden emirlerin de Germiyanoğulları emirlerinden olmaları  muhtemeldir.

İzmir etrafına  kuvvet gönderen Germiyan Beylerinin, Alaşehir ve Simav bölgesine kadar yayıldığı malûmdur. Manisa ve Balıkesir civarına yayılan Karesi ve Saruhan Beyleri'nin her tarafı Germiyan kuvvetleri ile çevrilen bu bölgeye nereden geldiklerinin bilinmemesi de bu beylerin Germiyanoğulları'nın emirleri olduğunu doğrular. Gerek Aydın oğlu Mehmet Bey ve gerek diğer uç beyleri zaptettikleri yerleri yöneterek bir müddet için Germiyanoğulları'nın hâkimiyetini tanımışlardır. Aydınoğlu Mehmet Bey'in damadı olan Emir Sadeddin Mübârek Kâbız'ın Germiyan emiri olması Mehmet Bey'in Germiyanoğulları'yla olan münasebetini açıklar.

Ertuğrul Bey'in uca yerleşmesinden ve Osmanoğulları'na sınırdaş olmasından dolayı Germiyanoğulları Osmanoğulları'yla rekabet içerisindeydi. Bundan dolayı aralarındaki münasebet, I. Yakub Bey zamanında daimi surette düşmanca olmuştur. Hatta bu anlaşmazlıktan Rumlar memnun idi. Germiyan hükümdarı Bilecik taraflarına akın ederek Rum memleketlerini yağmalamış, sonradan Ertuğrul Gazi'nin o bölgeye yerleşmesiyle Germiyan oğlu bundan sonra Bilecik Rumları üzerine saldırılarından vazgeçmiştir. Ertuğrul Gazi'nin vefatı yaklaşık 1289 tarihlerinde olduğu için iki beylik arasındaki düşmanlığın başlangıcı Yakub Bey'den önceye dayanmaktadır.

Germiyan oğlunun Osman Bey'e husumet göstermesine bir sebep, Eskişehir'in Selçuk hükümdarı tarafından Osman Bey'e verilmesidir. 1313 senesinde Osman Bey, Leblüce (Leblebici) Hisarı'nı fethe giderken; Germiyanlılar saldırmasın diye Karacahisar'ın muhafazasını oğlu Orhan Bey'e bırakmıştı.

1315 senesinde Germiyan oğlunun teşviki ile Çavdar Tatarları Orhan Gazi'nin Eskişehir'de bulunduğu ve askerinin de terhis edildiği sırada Osman Bey'in arazisine hücum ederek Karacahisar şehrini ve pazarını yağmaladı. Bunu duyan Orhan Bey askerleriyle Tatarlar'ın arkalarından yetişerek Çavdar oğlunu mağlup etmiş ve esir almıştır.

I. Yakub BeyGermiyanogulları Beyliği'nin kurucusu Yakub bin Kerimüddin Ali Şîr olup, onun zamanında en parlak devrini yaşamıştır. Yakub Bey, Anadolu Selçuklu Devleti hizmetinde emir-i kebir sıfatını taşıyacak derecede önemli vazifelerde bulunmuştur. Yakub Bey bu dönemde nüfuz sahasını Kırşehir'e kadar uzattı. III. Alâeddin Keykubad'ın saltanattan çekilmesinden sonra Selçuklu tahtına ikinci defa geçen II. Gıyaseddin Mesud'a tabi olmayan Yakub Bey, İlhanlı Devleti'nin hâkimiyetini tanıyarak senelik vergi vermeye başladı. Bu dönemde Karamanoğlu Beyliği'nden sonra Anadolu'da en önemli beylik Germiyan Beyliği idi. Yakub Bey yaklaşık 1305'te kumandanı Aydınoğlu Mehmed Bey'i, Batı Anadolu'daki sınırlarını genişletmek maksadıyla görevlendirdi. Aydınoğlu Mehmed Bey, Birgi merkez olmak üzere İzmir ve civarının fethine teşebbüs etmiş ve daha sonraları bölgede kendi beyliğini kurmuştur.          

O arada yakın adamlarından Eretna'yı Karahisar-i sahip (Afyonkarahisar) taraflarına göndermişti. Yakub Bey'in damadı olan (Afyon) Karahisar Bey'i kayınpederinin yanına Kütahya'ya sığınmıştı. Yakub Bey ile Eretna Bey arasında bir savaş çıkmak üzere iken Timurtaş Noyan (Demirtaş)'tan gelen emir üzerine Eretna Bey Sivas'a çekilmişti. Yakub Bey'in 1340'larda vefat ettiği tahmin edilmektedir. 

Mehmed Bey

            Yakub Bey'den sonra Germiyanoğulları Beyliği'nin başına oğlu Mehmed Bey geçmiştir . Mehmed Bey, mücadeleci ve savaşçı anlamına gelen Çahsedan veya Çağsadan lakabıyla anılıyordu. Onun zamanında, daha önce Katalanlar tarafından işgal edilen Küldi (Kula) kasabası Rumlardan, Angir (Simav) kasabası Bizans İmparatorluğu'ndan geri alınmıştır. Mehmed Bey hakkında bilinenler çok azdır. Germiyanoğulları Beyliği Yakub Bey'den sonra eski gücünü kaybetmiş,hatta  Aydınoğulları bağımsız hale gelmişlerdir.  

            Süleyman Şah 

Şah Çelebi olarak da anılan Süleyman Şah (1361-1387), babası Mehmed Bey'in vefatı üzerine Germiyan hükümdarı olmuştur. Onun hükümdarlığının ilk yılları olaysız geçmiştir. Karamanoğulları Alaaddin Bey ile Hamidoğlu İlyas Bey arasındaki mücadelelerde İlyas Bey'in tarafını tutmuştur. Karamanoğlu'nun saldırısına uğrayan İlyas Bey kendisine sığınınca ona yardım etmiş ve topraklarını geri almasını sağlamıştır. Bu durum Süleyman Şah ile Karamanoğlu Alaaddin Bey'in arasını açmıştır.

Süleyman Sah, kızı Devlet Şah Hatun'u I. Murad'ın oğlu Yıldırım Bayezid ile evlendirmiş ve kızının çeyizi olmak üzere Tavşanlı, Simav,Eğrigöz ve Kütahya dolaylarını Osmanlılar'a bırakmıştır. Böylece büyük fedakârlıklarla dostluk ilişkisi kurmaya çalışan Süleyman Şah, kendisi Kula'ya çekilmiştir.  Yıldırım Bayezid ise Kütahya valiliğine getirilmiştir.Aynı dönemde Karamanoğlu Alaaddin Ali Bey de tıpkı Germiyanoğlu Süleyman Şah' ın yaptığı gibi 1. Murat'ın kızı Melek Hatun ile evlenmiştir. 

II. Yakup Bey

Babası Süleyman Şah zamanında Uşak ve Suhut bölgesinde vali olanYakub Bey onun ölümü üzerine (1387) Germiyan beyi olmuştur. Osmanlı Padişahı I. Murad'ın I. Kosova Muharebesi'ne diğer bazı beylikler gibi yardımcı kuvvet gönderen II. Yakub Bey, I. Murad'ın savaş meydanında şehit düşmesi üzerine Osmanlı nüfusundan kurtulmak istedi. Karamanoğulları başta olmak üzere bazı toprakları Osmanlılar tarafından alınan Hamid, Saruhan ve Menteşe beyliklerinin oluşturduğu ittifakı destekledi. Ayrıca bu durumdan istifade ederek babası tarafından kız kardeşinin çeyizi olarak verilen yerlerden geri aldı ve Kütahya'yı ele geçirdi. Bu durum karşısında Yıldırım Bayezid, Rumeli'de sulh ve sükunu sağladığı gibi Sırplarla da anlaşma yaptı. Daha sonra hemen Anadolu'ya geçen Bayezid, kısa zamanda kendi aleyhine gerçekleştirilen ittifakı dağıttı. Saruhan, Aydın ve Menteşe beyliklerini işgal ettikten sonra Kütahya'ya yöneldi. II. Yakup Bey bu durumdan endişeye düştüğü için Yıldırım Bayezıd'i pek çok hediyelerle karşıladı. Ancak Osmanlı Padişahı, kayınbiraderine güvenmediği için  Veziri ile birlikte hapsetmiş, böylece Germiyanoğulları'na ait tüm topraklar Osmanlı ülkesine katılmış oldu (1390).

Yakub Bey 1399'a kadar İpsala'da kaldı ve sonunda bir fırsatını bularak kaçtı ve deniz yoluyla Şam'a gitti. O sırada Şam'a gelmiş olan Timur'a sığınan Yakup Bey, maiyetinde olanlarla birlikte Ankara Savaşı'na katıldı (1402). Yıldırım Bayezid'in Timur'a mağlup olmasıyla Osmanlı Devleti'nin parçalanması üzerine diğer beylikler gibi Germiyan Beyliği de yeniden teşkil edildi ve idaresi II. Yakup Bey'e verildi. Böylece Yakub Bey On İki yıllık bir aradan sonra yeniden beyliğinin başına geçmiş oldu. TimurAnkara Savaşı'ndan sonra Kütahya'ya gelmiş ve bir ay kadar burada ikamet etmiştir.

Yıldırım Bayezıd'in ölümünden sonra onun şehzadeleri arasında ortaya çıkan karışıklıklar sırasında önce Karamanoğlu ile bir ittifaka giren Yakub Bey, daha sonra Çelebi Mehmed'in tarafına geçti (1410). Ancak bu duruma tepki gösteren Mehmed Bey, Germiyan ili üzerine giderek Kütahya'yı zaptetti. Bu suretle Yakub Bey, ikinci defa ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Çelebi Mehmed'in Rumeli'de asayişi sağladıktan sonra Anadolu'ya geçmesi üzerine Bursa'ya kadar ilerlemiş olan Karamanoğlu derhal geri çekilmiş, hatta Germiyan topraklarını da terk etmiştir. Osmanlı Padişahı Çelebi Mehmed Karamanoğlu üzerine yürürken Yakub Bey de yardımcı olmaya çalışmış, zahire ve levazım tedarik ederek harekâtı kolaylaştırmıştır. Böylece Yakub Bey İkinci defa ülkesine sahip olmuş ve Osmanlı hâkimiyetini tanımıştır (1413).

II. Murad devrinde de Osmanlılar'la iyi geçinmeye çalışan Yakub Bey bir oğlunun olmaması ve yaşının ilerlemesi sebebiyle ülkesini Osmanlı Padişahı'na bırakmayı düşündü. Bu maksatla yaşı sekseni mütecaviz iken Bursa üzerinden Edirne'ye seyahat etti. II. Murad'la görüşmesi sırasında hüsn-i kabul gördü ve merasimle karşılandı. Germiyan ilini II. Murad'a vasiyet ederek tekrar ülkesine döndü. Yakub Bey, Kütahya'ya dönüşünden bir sene sonra öldü (Ocak 1429) ve kendi imaretinin mescidindeki mihrabın arkasına defnedildi. Yakub Bey, aradaki fasılalarla birlikte 42 yıl hükümdarlık yaptı.

Germiyanoğulları Beyliği'nin sınırları

Germiyanoğulları Beyliği'nin sınırları içerisinde yaklaşık yedi yüz kale bulunuyordu. Batı sınırları Menderes Nehirleri'ni kapsıyordu ve halk bu nehirlerden oldukça istifade ediyordu. Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar,Dinar,GedizKulaEşmeAlaşehirTavşanlıSimavEmetSarayköyBanazÇivril, Buldan ve Sarıgöl gibi kentler Germiyanoğlu’nun yerleşim birimleriydi.

Germiyanoğullarını yöneten zevatın Denizli’de yazlıkları vardı. Germiyan hükümdarı Süleyman Şah ve II. Yakub Bey adına bastırılmış gümüş sikkeler bulunmaktadır. Ayrıca Yakub Bey, Timur'un himayesinde iken onun adına, Osmanlı himayesinde iken II. Murad adına da para bastırmıştır.

Diğer Anadolu Beylikleri'nde olduğu gibi Germiyanoğulları'nda da askerî kuvvet tımarlı sipahi idi.  40.000 kişilik ordusu vardı. Germiyanoğulları Beyliği ordusunda kargı kullanan ve ok atan birlikler bulunmakta, savaş haricinde ordu zaman zaman askerî manevralar yapmaktaydı. Ayrıca Germiyanlılar sınırlarının korunması maksadıyla ve savaşa karşı tedbir olmak üzere mevziler kazdırıp buralara topladıkları kuvvetlerle harp hazırlıkları yapıyorlardı.

İlmî ve kültürel faaliyetler

Germiyanoğulları devrinde Kütahya ilmî ve edebî faaliyetlerin merkezi idi. Burada, bugün Demirkapı Medresesi olarak bilinen Vâcidiye Medresesi ve II. Yakub Bey Medresesi en önemli ilim müesseseleridir. Fıkıh âlimi ve aynı zamanda Germiyanoğulları Vakfı'nın mütevellisi olan İshak Fakih'in inşa ettirdiği medrese de bu devirde faaliyet göstermiştir. Bu medreselerde nakli ilimlerin yanında heyet ve astronomi de okutuluyordu.

Umur bin Savcı'nın yaptırdığı Vâcidiye Medresesi'ne adını veren Müderris Abdülvâcid, uzun yıllar hocalık yapmış ve bazı eserler kaleme almıştır. Germiyanoğulları zamanında yetişen ilim ve fikir adamlarının varlığı bize bu devirde beylik merkezinin ne derece canlı bir kültür hayatına sahip olduğunu göstermektedir.

İmâr Faaliyetleri

Germiyanoğulları devrinde cami, medrese, çeşme gibi çeşitli mimari eserler inşa edilmiştir. Afyonkarahisar'da çeşmeler, Denizli'de Süleyman Sah'in yaptırdığı Ulu Cami  ve Merkez Çeşmesi, Sandıklı'da Çavuş Çeşmesi, Kütahya'da Yakub Çelebi Medresesi, Hisar Çeşmesi, Servi (Çatal) CamiiKale-i Bâlâ Camii , Kurşunlu Camii , Balıklı CamiiAnalıca CamiiVâcidiye Medresesi, Uşak'ta Kavşit Çesmesi, Kütahya'da İshak Fakih'e ait çeşme mimarî eserlerin en önemlileridir.

Yazarın Diğer Yazıları