İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Moldova Cumhuriyeti'nde Kurulan Gagauzya Türk Devleti Ve Büyükelçi Ender Arat

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

1970 li yıllardan başlayarak, 50 yılı aşkın bir süre adeta adım adım Dünyayı dolaşan bir bir kişi (gazeteci, yazar, kooperatifçi) olarak çok sayıda Türk diplomatları tanıdım. Bunlar arasında alabildiğince kasıntı, diplomatlar gördüm. Yanısıra, son derece mütevazi, beyefendi insanlarla özel, resmi görüşmeler yaptım. Aralarında, kanımın kaynadığı, çok takdir ettiğim ve hatta çok beğendiğim ve sevdiğim insanlar da vardı..İşte bunlardan birisi, lağvedilen Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)’nin Moldova Kişinev  Başkonsolosu olan Sayın Ender Arat idi. 
    1947 yılında İzmir'de doğan Ender Arat, Galatasaray Lisesini bitirmiş ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1971 yılında mezun olmuştur. Fransızca, İngilizce ve İspanyolca bilmektedir. 1973 yılında Dışişleri Bakanlığına girmiş ve Halep Başkonsolosluğu, Buenos Aires Büyükelçiliği, Brüksel’de AB Daimi Temsilciliği ve Bonn Büyükelçiliğinde görevlerde bulunmuştur. 1996 – 1998 yıllarında ilk Türk Büyükelçiliğini açmak üzere Kişinev’de bulunmuş ve Gagauz halkı ile çok yakın ilişkiler kurmuştur. 
    Merhum Süleyman Demirel döneminde Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü, 1998-2002 yıllarında Macaristan Büyükelçisi, 2002-2003 yıllarında Dışişleri Bakanlığı Müşaviri, 2003-2004 yıllarında Dış Politika Danışma Kurulu üyesi, 2002-2004 yıllarında Başbakanlık Dışişleri Baş Danışmanı ve 2004-2007 yıllarında Ekonomik ve Kültürel İşlerden sorumlu Müsteşar Yardımcısı, 2007'den 2011'e kadar da Madrid Büyükelçisi olarak görev yapmıştır.
    Ayşe Arat Hanımefendi ile evli olup 2 çocuk babasıdır.
    Arjantin’in “Liyakat”, Macaristan’ın “Yüksek Liyakat” ve Avrupa’yı Teşvik İspanyol Grubu’nun “Altın Haç” madalyası sahibidir. Haziran 2011 de emekliye ayrılmış olup hâlen Rus-Türk Toplumsal Forumu Genel Sekreteri görevini devam ettirmekte…2013 yılındaki kuruluşundan beri Türk – Rus Toplumsal Forumu’nun da Genel Sekreterliğini yürütmektedir.
     Çok sayıdaki makelelerinin yanısıra kitap bütünlüğündeki eserleri:
    *Osmanlı-Türkiye Cumhuriyeti topraklarına sığınan kişi ve toplumların hikayelerini araştırarak derlediği bilgi ve belgeleri içeren "Türklere Güvendiler: Tarih Boyunca Türk Topraklarına Sığınanlar", Tarihçi Kitabevi Yayınları, 2016.
    *Moldova-Gagauzya Anıları", Tarihçi Kitabevi Yayınları,2021.
    *Macaristan'daki Türk varlığına ilişkin "Török Macaristan", Sanatyapım Yayın. 2014.
    *Türkiye-Macaristan, Büyükelçi'den Anılar", Luna Yayınları,2022.
    Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Özel Kalem Müdürlüğü’nü yapmıştır. Büyükelçi unvanına sahiptir. Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığına atanınca Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın Dış İlişkiler Danışmanlığı görevinden ayrılmıştır. AKP’nin Kıbrıs konusunda savunduğu “Çözümsüzlük çözüm değildir” politikasının mimarlarındandır.

***

Bana göre Sayın Ender Arat’ın, Moldova içerisinde bir küçük Türk Devletinin kurulmasında büyük payı vardır. Bu nedenle, onun geçenlerde internette yayımlanan şu yazısını aynen yayımlamakta yarar görürüm:
    Moldova Anayasa Mahkemesi, Adalet Bakanının başvurusu üzerine 9 Temmuz 2026 günü Gagauzyeri Özerk Yönetimi’nin 1994 yılında kabul edilmiş olan özerklik statüsünü kısıtlayan bir seri karar aldı. Gagauz yönetiminin, bölgedeki bazı devlet kurumlarının yöneticilerinin atanmasında söz sahibi olması ve kendi Merkez Seçim Komisyonu'nu oluşturmasına ilişkin yetkileri kaldırıldı veya ciddi biçimde sınırlandırıldı. Bu kararlar 1994'te Gagauzya’ya tanınan özerklik statünün aşındırılması, yani bölgenin özerkliğinin sistematik olarak daraltılması anlamına geliyor. Bu yönde bir kararın alınacağına dair duyumlar esasen bir süredir alınıyordu.  Gagauz yetkililer Türkiye Cumhuriyeti yönetimini bu konuda bilgilendirmek, tavsiyelerini almak için çeşitli girişimlerde bulunduklarını, ancak bu konuda muhatap bulmakta zorlandıklarını bildirerek benimle temasa geçtiler ve yardımcı olmamı rica ettiler. Daha önce yetkililerle görüşme sağladıklarında kendilerine “Rusların peşinden gitmekten vazgeçin” denildiğini naklettiler. 
Moldova Anayasa Mahkemesi’nin Gagauzların özerklik statüsünü kısıtlayan bu kararı üzerine Türkiye’de çeşitli gazetelerde ayrıntılı ve eleştirel haberler yayımlandı. 1991 yılında SSCB dağılıp 15 sosyalist cumhuriyet bağımsızlık ilan edince Türkiye, Ermenistan hariç hepsinde Büyükelçiliklerini açtı. Moldova’da ise Başkonsolosluk açılması kararlaştırıldı ve ben Kişinev’e ilk Başkonsolos olarak atandım.
Moldova halkının Romen asıllı kesiminin (%64,5), 1918’de olduğu gibi, Romanya ile birleşebileceği konuşuluyordu. Moldova Parlamentosu’nun 1989 yılında Romence’yi devlet dili ilan etmesi ve Kiril alfabesi yerine Latin alfabesini kabul etmesi, ülkedeki diğer etnik gruplar tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Kararın uygulanmaya konması ise, Rusya’nın da desteği ile kuzeydeki Transdinyester ve güneydeki Gagauz bölgelerinde direniş hareketlerine yol açmıştı. Boğazları kontrol amacıyla kurulmuş olan 14. Rus Ordusu ve 98. Hava Tümeni yıllardır Transdinyester’de konuşlanmış bulunuyordu. Bu Rus ordusunda askerlerin ve subayların çoğunluğu Rus asıllı Moldova vatandaşıydılar. Moldova’nın kuzey ile karayolu bağlantısı, Sovyet Rusya döneminde yapılan enerji santralı ve bazı fabrikalar buradaydı.
Transdinyester’deki Rus asıllılar, Ukrayna asıllıların (Moldova genelinde %13 ve %13,8) da desteği ile 2 Eylül 1991’de “Transdinyester Moldova Cumhuriyeti”ni ilan etmişler, çatışmalarda 700 kadar ölen olmuştu.
    Avrupa’daki yegâne Ortodoks Türk halkı olan Gagauzlar da 12 Kasım 1989’da özerklik ilan etmişler, daha sonra da Rusların desteğiyle 21 Ağustos 1990’da Komrat’ta  “Özerk Gagauz Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti”ni kurduklarını açıklamışlardı. İki ay sonra da halkın %95 katılımıyla seçilen Gagauz Halk Topluşu (Meclisi) Stefan Topal’ı başkan seçmişti. Kısaca Moldova’nın henüz bağımsızlık kazandığı, Romanya ile birleşmesinin söz konusu edildiği, kuzeydeki Transdinyester’de önemli miktarda insan kaybına sebep olan ayrılıkçı çatışmaların ancak ateşkes anlaşmasıyla durdurulabildiği, güneydeki Gagauzların özerklik hareketlerini başlattığı bir dönemde Kişinev’de Başkonsolosluk görevine başlamıştım.
    Moldova’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biri olan Türkiye, 1992 Ekim ayında Kişinev’de Başkonsolosluk açarak devreye girip Gagauzların kan dökülmeden özerkliğe kavuşma sürecini başlattı. Moldova yetkilileri ve Gagauz önderler ile yaptığımız görüşmelerde karşılıklı anlayış ve güvenin sağlanmasına katkılarda bulunduk. Moldova Parlamentosu’ndaki Gagauz milletvekilleri ile sorunların çözüme kavuşturulması için çaba harcadık. Örneğin Gagauz bölgesinin adı üzerindeki tartışmalara “Gagauzyeri” formülü ile son verildi. Keza, Moldova Anayasası’nda hem Moldovalıları hem de Gagauzları tatmin edecek ve her iki taraf için teminat sağlayacak bir formül önerdik. “Birleşmiş Milletlerin bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip bir üyesi olan Moldova’nın bu statüsünde herhangi bir değişiklik vuku bulduğunda, Gagauzların self-determinasyon hakkı doğar” formülü kabul gördü. Moldova Parlamentosu Genel Kurulu’nda, konunun ilk tartışmaya açıldığı oturumdan ayrılırken, Gagauz Milletvekili Stepan Kuroğlu kartvizitini elime tutuşturdu. Oteldeki Konsolosluk odama dönünce kartvizite baktım, arkasında duygusal takdir ifadelerini yazmıştı.
    Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 1-3 Haziran 1994 tarihlerinde Moldova’ya yaptığı resmi ziyaret sırasında Moldova Cumhurbaşkanı Mircea Snegur ile birlikte Gagauz bölgesini de ziyaret etti. Snegur ve Topal ile yaptığı görüşmelerde Gagauzlara kültürel ve ekonomik özerklik verilmesinin önemini anlattı. Gagauzların Türkiye ile Moldova arasında köprü rolü oynayacaklarını vurguladı.
    Bu ziyaret sırasında Başkonsolosluğumuz Büyükelçiliğe yükseltildi, ben Daimî Maslahatgüzar oldum. 3 Ekim 1994’te Moldova’daki görevimi tamamlayarak Ankara’ya döndüm. “Gagauzyeri Özel Statüsü Üzerine Kanun” 23 Aralık 1994 tarihinde onaylandı, Moldova Anayasası’na eklenen bir madde ile de Gagauzlar “azınlık” olmaktan çıkarak, self-determinasyon hakkına sahip bir “millet” kabul edildi.
    Moldova’nın AB üyesi olması yönündeki, AB tarafından da hararetle desteklenen güncel gelişmeler, AB’nin Gagauzyeri Özerk Yönetimi statüsüne yeterli ve gerekli dikkati göstermediği, Moldova politikasını Ukrayna ile bağlantılı ve sonucu iyi hesaplanmamış Rusya karşıtı bir ilave koz olarak ele aldığı görüntüsü vermektedir. Bu itibarla Türkiye’ye bir kez daha tüm taraflarla diplomasi yoluyla dengeleyici ve önleyici bir görev üstlenme sorumluluğu ortaya çıkmaktadır.

***

Sayın Arat’ın önerisi, elbette Dışişleri Bakanlığımız tarafından değerlendirilecek ve bu hususta, hem Gagauz Yeni yönetimine, hem de dost Moldova Cumhuriyeti’ni yönetenlere mutlaka telkinlerde bulunulacaktır.

Haber

Gagauzya İlk Başkanı Stepan Topal ve Kültür Bakanı Mariya Maruneviç’le

Haber

Yıl.1984 Moldova Büyükelçiliğimiz. B.Elçi Ender Arat vb.ile

Yazarın Diğer Yazıları