Âşık Kemal Bülbül’ü, “Samsunlu Âşık Kemali Bülbül” adını kullandığı zamanlarda tanımıştım. O günlerde, fiilen gazetecilik yapıyor, çalıştığım gazetede sanat ve folklor sayfaları düzenliyordum. Sürekli şiirler yazan Bülbül, bunları bana getirir, ben de gazetemde yayınlardım.
Bülbül, Âşıklığı yüreğinde yaşayan bir insandı. Deyim yerindeyse, âşıklık geleneğiyle yatar kalkardı. Başka ellerden Ankara’ya gelen âşıklar için, iş yerinde özel bir bölüm ayırmıştı. Örneğin “Aşık Efkâri Baba”yı bu bölümde uzun süre misafir ederek, ağırlamıştı.
Ulus’taki mütevazi ofisinde, emlâk komisyonculuğu, arzuhalcilik yapar, çeşitli kamu kuruluşlarında işi olanlara, yardımcı olurdu.
Samsun’un Kavak ilçesinin Kozansıkı köyünde 1928 yılında doğmuş, 1943 yılında meydana gelen depremde, doğduğu kentin harabeye dönmesinden sonra Samsun’a yerleşmişti. Burada Halkevi sanat çalışmalarına katılmış, bu kuruluşun yayımorganı olan dergide şiirlerini yayımlamıştı. 1956 yılına değin, muhabirlik, yazarlık gibi çalışmalarla, gazetecilik mesleğine adım atmıştı. Önce “Ali Baba” adlı gazetenin muhabiri, sonra “Büyük Cihat” adlı derginin sorumlu müdürü olmuş; 1.1.1951 tarihinde de aylık “Torun” adlı kendi gazetesini yayımlamıştı. İki sayı yayımlanan bu gazeteyi, 1956 yılına kadar kişisel çabasıyla çıkardığı “Vicdan Sesi” adlı ikinci gazetesi izlemişti.
Sonraki yıllarda, çok değişik gazete ve dergilerde şiirleri ve yazıları yayımlandı. O arada, Konya Âşıklar Bayramı dahil, ülkemizin çeşitli yerlerinde düzenlenen âşık şölenlerine katıldı. İyi saz çalmayı öğrenemedi. Ama özellikle irticali deyişlerde zaman kazanmak için, eline aldığı sazı, tıngırdattı!…
Ülkemizde esen siyaset rüzgârlarına kapılan bazı âşıklar, Ankara’da “Halk Ozanları Kültür Derneği”ni kurmuşlar, aralarına Kemal Bülbül’ü almamışlardı. Bunun üzerine o da 1975 yılında “Halk Ozanlarını Tanıtma ve Eserlerini Yaşatma Derneği” adıyla bir dernek kurmuş ve bu derneğin Yönetim Kurulu Başkanı olmuştu.
Bülbül, bu derneğin yayını olarak, peşpeşe üç kitap yayımladı. Bunlar;
1. “Gürünlü Âşık Sefil Gülhani”,
2. “Ardanuçlu Âşık Efkari Baba”,
3. “Samsunlu Aşık Kemali Bülbül”
4. “Âşık Hasreti”
Bu kitaplardan birinci ve üçüncü sırada olanları bizzat ben yayına hazırlamıştım…
Sonraki yıllarda, ölümüne kadar hazırlayıp yayımladığı kitaplardan bazıları:Türk Yavrularına Ahlaki Öğütler (1946)
Kırık Sesler (1946
Güzel İstanbul’dan İlhamlar (1946)
Kore Destanları (1950)
Seçim Taşlamaları (1965)
Kıbrıs Destanları (1975)
Bülbül’den Nameler
Nerdeyim (Şiirler, 1984)
Yılları Yedim (1990)
Sanatta Ellinci Yılım (1994)
Cumhuriyet Güzellemesi (2000)
Memleket Diye Diye 2003)
Kemal Bülbül, Âşık Efkâri ile
Doç.Dr.Şahin Köktürk de 2011 yılında, Samsunlu Âşık Kemal Bülbül Hayatı Sanatı Şiirleri” adlı, 417 sayfalık bir kitap yayımladı.
Bülbül, milliyetçi ve mukaddesatçı görüşte olan ve bu düşüncesini şiirleriyle savunan bir ozandı. Destan şairiydi. Yakın tarihimizle ilgili tüm olayları şiirleştirmiş, bastırdığı destanların halka ulaşımını sağlamıştı.
30 Mart 1985 tarihinde, Ankara’da TÜRK-İŞ salonunda, Başkanlığını yaptığım Folklor Araştırmaları Kurumu olarak, “Develili Aşık Ali Çatak ve Samsunlu Aşık Kemali Bülbül Jübilesi” düzenledik. Prof.Dr.Hayrettin İvgin’in, Merhum Ayhan İnal’la birlikte yönettiği Jübile toplantısının açış konuşmasını Kurumun Başkanı olarak ben yaptım. Kurum üyesi olan Nail Tan, Abdullah Satoğlu, ve İsa Kayacan, bu iki ozanımızla ilgili düşüncelerini anlattılar. Toplantıya katılan Osman Ağca, Seyrani Embiyaoğlu, Şah İsmail Kaltakkıran, Meydani, Mehmet Develioğlu, Ramazan Ceyhanlı, Bayrami, Halil Ak ve Şefkati gibi ozanlar, Çatak ile Bülbül’ün eserlerini seslendirdiler. Son söz ise jübilesi yapılan ozanlarındı. Çok sayıda dinleyicinin bulunduğu jübilenin sürprizi ise Türkistanlı Muhammed Sabir Kârger’in koçkarca ve tef eşliğinde Türkistan halk kültüründen örnekler sunmasıydı.
Kemal Bülbül hayatının son yıllarını Samsun’da geçirdi. Orada da kafasına ve ruhuna uygun olan bir çevre oluşturdu. Yazdı, yayınladı, şölenlere katılarak deyişlerini sundu. Bir şey daha yaptı; sık sık beni telefonla aradı ve uzun uzun konuşup hasret giderdik. Benim kadim dostum, kardeşim, ağabeyim Kemal Bülbül 23 Eylül 2012 tarihinde 84 yaşında vefat etti. Son derece iyi niyetli, gerçek bir Türk Milliyetçisi ve inanmış bir Müslüman olan âşığın mekânının Cennet olduğuna inanırım.
Bülbül’ün hemen her konuda çok miktarda şiirleri vardır. Bunlardan birisi, onun gerçek kişiliğini yansıtmaktadır:
HALK OZANI
Halkın sinesinden halkın dilinden
Biraz da bilmeli dünya halinden
Ozan temsilcisidir kendi ilinden
Halka hakikatı ünleyen olsun
İlhamına ilham tüm Anadolu
Eğer dedirtmezse menfaat kulu
Vatan evladının budur makbulü
Tatlı sözle şerri önleyen olsun
Ali’yi Osman’ı Ömer Bekir’i
Herkesin kendine ait fikiri
Haksızlığa kurban etmez fakiri
İnsanı insancıl dinleyen olsun
Mutlak inanmalı sanat hünere
Dediyi koduyu atıp kenara
Kişi o kişidir yurdu onara
Halkın çilesiyle inleyen olsun
Ozanı ad değil gaye tanıtır
İsmi bugün duyan yarın unutur
Âşık Kemali’ye en zor konudur
Varlığı yokluğu anlayan olsun