İrfan Ünver Nasrattınoğlu

İran'daki En Güçlü Türk Topluluğu Kaşkaylar

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Kaşkaylar, İran’ın Fars eyaletinde yaşayan bir Türk topluluğudur. İran kaynaklarında zikredilen bu adın nereden geldiği ve anlamı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak kelimenin Doğu Türkçesi’nde at, sığır ve koyun gibi hayvanların alınlarındaki akıtmaya karşılık kullanılan kaşka ile alâkası vardır. Bu ad ayrıca Çağatay Türkçesi’nde “parlak” gibi mecazi anlamlar da taşımaktadır. Nitekim son yüzyıllarda ortaya çıkmış bir topluluk olan Kaşkaylar’ın XVIII. asırdan önceki kaynaklarda adına rastlanılmadığı gibi çağdaş eserlerde de nasıl teşekkül ettiklerine dair bilgi yoktur. Bununla beraber birçok tanınmış Türkmen oymağının Afgan hâkimiyeti esnasında, kendilerini onlara karşı korumak için kuvvetli Şahilu oymağının etrafında birleştikleri tahmin edilmektedir. Şahilu oymağı ise Sâve yöresindeki Halaçlar’ın Fars eyaletine göç etmiş bir kolu olup daha sonra Lur, Kürt ve Şullar’a mensup bazı küçük oymaklar da bu topluluğa katılmıştır.
Kaşkaylar’ın yurtları Fars eyaletinin kuzeybatısından başlayıp güneydoğuya doğru uzanmakta ve Şeş nahiye, Çehârdanke, Kâmfirûz, Ardahan, Kâzerûn, Ferrâşbend, Mahalerbaa, Fîrûzâbâd, Meymend, Efraz, Hunc ve Mahûr Milânî yörelerini içine almaktaydı. Bunlardan ilk beşi yaylakları, diğerleri de kışlakları idi. İlin başında bulunan hanlar, çok defa Fîrûzâbâd’da kışlarlardı. Kaşkaylar’ın bu yurtları “vilâyet-i Kaşkaî” adıyla ayrı bir idari bölge halinde teşkilâtlandırılmıştır. Oymak teşkilâtları diğer Türk illerinde olduğu gibi boylara , boylar obalara ve obalar da ocaklara ayrılmıştı. Topluluğun başında “ilhan” ünvanını taşıyan bir kimse bulunmakta ve vekiline de “ilbeyi” denilmekteydi. Yönetimde en etkin kişi ilbeyi olup ilhanın oğlu veya kardeşi gibi en yakın akrabasından; ilhan ise Kaşkay ilini idare eden ailenin fertlerinden biri olmak üzere şah tarafından tayin edilirdi.
Kaşkay ilinin tarihî bakımdan en önemli boyları ve obaları şunlardı: Bayat, İgdir, Beydili, Çarıhlı, Şamlı, Ağaçeriler, Halaç, Musullu ve Oryad . Bunlardan Halaçlar dışında kalanlar Anadolu asıllıydılar. Bugün ise İran’da Derreşûrî, Şeşbölûkî, Keşkūlî Büzürg, Ameleh ve Fâris-i Meydân olmak üzere beş ana gruba ve bunların alt kollarına ayrılmışlardır.
Töreye sıkı bir şekilde bağlı olan Kaşkaylar’ın hiçbiri seyyahların verdikleri bilgilere göre törenin en önemsiz sayılan maddesine bile aykırı davranmazdı. Bu durum, günümüzde onların İran’ın en güçlü topluluğu sayılmasında birinci derecede etkili olmuştur. Kaşkaylar’ın elli yıl öncesine kadar büyük çokluğu göçebe hayatı yaşamakta ve bunun bir gereği olarak da koyun, at, deve ve sığır beslemekteydi. Ayrıca önemli bir kısmının yaylalarda tarlaları vardı ve civardaki köylüler bu tarlalarda ziraat yaparlardı. “Raiyyet-i Kaşkai” denilen ve hizmetleri karşılığında her yıl iki koyunla mahsulden pay alan bu köylüler Kaşkaylar’ın yardım ve himayesinde hükümet memurlarının kötü muamelelerinden kurtulmuşlardı. Bundan dolayı Kaşkaylara diğer köylüler tarafından mutlu insanlar gözüyle bakılmıştır. Kaşkaylar’ın halis yünden imal edilmiş, geleneksel motiflerle süslenmiş ve tabii boya ile boyanmış ve sanat değeri yüksek halı, kilim ve seccadeleri iç ve dış piyasada her zaman revaçta olmuştur. Kaşkaylar arasında diğer Türk topluluklarında olduğu gibi kadın sosyal hayatta önemli bir yer kazanmıştır. Evlilikte ise bütün Türk boylarında başlık geleneği vardı.
Kaşkay Türkçesi Oğuz Türkçesi’nin bir şivesi olup Türkiye Türkçesi’ne çok yakındır; gelenekleri de Türkiye Türkleri geleneklerinin hemen hemen aynıdır. Âşıklar aşk ve kahramanlık türküleri çığırır, Köroğlu Destanı herkes tarafından bilinir ve sevilir. Hatta Kaşkay halkının derin sevgisi dolayısıyla Köroğlu Destanı Fars eyaletindeki Türk asıllı olmayan oymaklar ve köylüler arasında da yayılmıştır.
Avrupalı seyyahlar Kaşkaylar’ın nüfuslarını tahmine dayalı, kimi zaman abartılı yazmışlardır. Ama I. Dünya Savaşı’nda İngilizler’e karşı 5000 atlı ile mücadele ettikleri bilinmektedir. 2000 yılında İran’da 1 milyon Kaşkay yaşamaktaydı.
Kaşkaylar’ın ilk büyük ilhanları Hasan Han ile kardeşi İsmâil Han’dır. Bu ilhanlar Kerim Han Zend (ölümü 1779) ve halefleri zamanında yaşadılar. Fakat Zend devrinin sonlarına doğru bilinmeyen sebepler yüzünden Hasan Han’ın eli kesilmiş ve kardeşi İsmâil Han’ın da gözleri oyulmuştur. İsmâil Han’ın oğlu Canı Han (ö.1824), onun oğlu Muhammed Ali Han (ö.1852), kardeşi Muhammed Kulı Han (ö.1866) ve bunun oğlu Sultan Muhammed Han XIX. yüzyılın en ünlü Kaşkay ilhanları idi. Bunlardan Muhammed Ali Han ile oğlu Cihangir Han’ın Kaçar hânedanının güveyileri arasında yer almış oldukları bilinmektedir.
Kaçar hânedanının hâkimiyetine son verilmesinden sonra Rızâ Şah’ın kurduğu yeni rejimde Kaşkaylar da diğer oymaklar gibi silâhtan tecrit edilip hükümetin kontrolü altına alındılar (1930). Bütün yayla göçmenleri yerleşik hale gelmeye zorlandı. Bu sırada İlhan Savletüddevle Tahran’a getirildi ve hapsedildi; oğulları ise ülkeyi terketmeye mecbur bırakıldı. Ancak II. Dünya Savaşı’nın başlamasının ardından Rızâ Şah’ın tahttan uzaklaştırılması üzerine İlhan Savletüddevle’nin oğulları İran’a geri döndüler. Bunlardan Nâsır Han, bu sırada hapishanede ölen babası Savletüddevle’nin yerine ilhan seçildi ve Kaşkaylar’ın yönetimini ele aldı. Onun zamanında Kaşkay ili, kendilerine sığınan Alman ajanların çok köklü geleneklerden dolayı İngilizler’e teslim edilmemesi üzerine büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldı. Fakat bu sorun Türk elçisinin aracılığıyla çözümlendi.(1943).
1963 yılında İran hükümetinin merkezî idareyi güçlendirme çalışmaları sırasında Kaşkaylar üzerine karadan ve havadan girişilen geniş bir harekât sonucu bütün silâhlar toplandığı gibi başta İlhan Nâsır Han olmak üzere aile mensupları ikinci defa İran’ı terketmeye mecbur bırakıldı. Bu dönemde büyük bölümü yerleşik çiftçi veya şehirde işçi olarak yaşamaya mecbur kaldı. 1979’da İran İslâm Cumhuriyeti kurulunca ilhan ailesi tekrar yurduna döndü. Yeni rejim, han ailesinin evvelce sahip olduğu başlıca hakları geri verdi. Bugün Kaşkaylar parlamentoda kendi milletvekilleriyle temsil edilmektedir. Bu dönemde Kaşkaylar’ın çoğu göçebe yaylacılığına geri döndü.
Dünyada ve hatta Türkiye’de sadece İran’ın kuzeyinde Azerbaycan bölgesinde Türklerin yaşadığı zannedilir. Oysaki dünya üzerinde Türkiye’den sonra en fazla Türkçe konuşulan ülke İran olup bu ülkeyi 1925’e kadar Türkler yönetmiştir. Sonraki aşamadaki dini lideri olan Ali Hamanei, Azerbaycan Türk’üdür. Bilindiği gibi, kısa bir süre İran’da yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimini de Azerbaycan Türkü olan Mesud Pezeşkiyan kazanmıştır.
İran’ın, hemen hemen her yerinde Türkler yaşamaktadır. Kaşkaylar da ülkenin orta kesimindeki çöllerden Basra Körfezine kadar olan güneyine doğru özellikle Fars Eyaleti’nde Şiraz ve Firuzabad çevresinde yaşayan ve hâlâ bir kısmı göçebe olan bir Türk halkıdır. Kaşkaylar tahminen 3 milyondan fazla nüfuslarıyla Azerbaycan Türkleri ve Sahra Türkmenleri’nden sonra İran’daki en kalabalık üçüncü Türk grubudur. İran coğrafyasının yörükleri olarak bilinen Kaşkaylar, Kaşkayıca denilen Doğu Oğuz dilini konuşmaktadır.
Kaşkay Türkleri İran’ın güneyinde yer alan Fars bölgesinde, ağırlıklı olarak merkezi Şiraz olan Fars eyaleti ve İsfahan eyaletinde yaşamaktadırlar. Firuzabad, Şiraz, Kazerun, Nurabad, Abade, Şehreza, Semirom, Geçsaran Kaşkayların yoğun olarak yaşadığı başlıca şehirlerdir ve bu bölge uzun süre “Vilayet-i Kaşkayi” olarak isimlendirilmiştir. 1970’li yıllara kadar konar-göçer hayatı sürdüren Kaşkayların tamamına yakını günümüzde yerleşik hayata geçmiş durumdadır. Bunda göç yolları üzerine otoyolların yapılması, yerleşim yerlerinin kurulması, kamu alanlarının oluşturulması gibi Tahran yönetiminin politikalarıyla küresel ısınma sonucu otlakların ve suların azalması gibi çevresel etkenler sıralanabilir.
Kaşkay Türkleri rengârenk elbiseleri, dansları ve farklı Türkçe şiveleriyle bilinmektedirler. Dereşuri cinsi atlarıyla meşhur Kaşkayi vilayetinin hem erkekleri hem de kadınları tarihte ata binme ve çobanlık yetenekleriyle bilinirler. Erkeklerin börk adı verilen kendilerine has bir başlıkları vardır ve bu başlığın Kayı boyunun tamgasını sembolize ettiği düşünülmektedir. Kaşkay kadınları allı, yeşilli, mavili, sarılı kat kat renkli etekler, parlak tunikler, eşarp ve süslü başlıklarla tamamladıkları geleneksel kıyafetlerini toylarda ve özel günlerde giymektedirler.
Kaşkay adının kökenine ilişkin pek çok farklı görüş bulunmaktadır. Bunlardan birisi bu topluluğun adının at yetiştiriciliğinden hareketle “alnında beyaz nişan olan at” anlamına gelen kelimeden türetildiğidir. Başka bir yaklaşıma göre “kaş’ın gözü” koruması gibi tüm Kayı boyunu koruyanlar anlamına gelen “Kaş Kayı” ifadesinden ortaya çıktığıdır. Bunların yanı sıra Moğol genişlemesi döneminde Doğu Türkistan’daki Kaşgar şehrinden geldikleri için bu ismi aldıklarını düşünenler de vardır.
Kaşkaylar halı ve kilim dokumadaki ustalıklarıyla bilinirler. Kaşkay kadınlarının, koyun ve keçi yünlerini göç yolları üzerindeki doğal bitki ve böceklerden elde ettikleri kök boyalarla boyadıkları ipliklerle, ilmek ilmek dokudukları çok renkli, halı ve kilimler dünyaca ünlüdür.
Kaşkaylar, İran petrollerini millileştiren Türk kökenli Başbakan Dr. M. Hidayet Musaddık’a destek vermişlerdir. Ancak yabancı istihbarat servislerinin desteğiyle bir darbeyle yönetimi ele geçiren Şah Rıza Pehlevi’nin 1956 yılında Kaşkaylara karşı başlattığı operasyon sonucu Kaşkay İlhanları öldürülmüş ya da ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardır. Sonrasında Kaşkaylar Fars milliyetçisi Şah rejimine karşı Mollaları desteklemişlerdir. 1979’da Şah rejimi çöktükten sonra ülkelerine dönen “İlhan” olarak adlandırılan Kaşkay kanaat önderleri Şiraz’da sevgi gösterileriyle karşılanmışlardır.

Yazarın Diğer Yazıları