İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Kazakistan Devlet Adamı – Büyükelçi Şair - Yazar Muhtar Şahanov

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Muhtar Şahanov adını Kazakistan’a gitmeden duymuştum. Ama ne kişiliği ve ne de sanatı hakkında yeterli bilgiye sahip değildim. Kazakistan Yazarlar Birliği’nin konuğu olarak Alma-Ata’ya giderken, Moskova’da Özbek şair, Sabit Madaliyev, Şahanov’un kişisel dostu idi ve bana onunla ilgili bilgiler verdikten sonra, telefon numaralarını da yazdırmıştı. Nitekim Kazakistan başkentine vardığım gün, akşam saatlerinde evine telefon etmiştim, ama ne yazık ki Muhtar, o günlerde Alma-Ata’da değildi.

            Şahanov’la görüşmem, Cambul, Çimkent, Timurlenk ve Türkistan kentlerine yaptığım gezilerden, Alma-Ata’ya döndükten sonra mümkün olabilmişti. Zira kendisini aradığımı öğrenen değerli şair, lütfedip beni aramıştı. Çok geçmeden, konakladığım Otrar Oteli’ne gelerek ziyaret etmiş, ertesi günü de genel yönetmenliğini yaptığı Jalın Dergisi’nin yönetim merkezinde buluşmuştuk.

            JALIN Dergisi

            Jalın, Kazakistan’da yayımlanan birçok dergi ve gazetelerden birisi, ama sanırım en önemlisi. Zira Kazak gençliğini, kültürel olduğu kadar, sosyal bakımdan da yönlendiren bir yayım organı.

            Jalın redaksiyonuna vardığımda, başta genel yönetmen ve başyazar Muhtar Şahanov olmak üzere, derginin yönetim ve yazar kadrosu toplantı odasında beni bekliyorlardı. Muhtar’ın yardımcısı, ünlü yazar Miran Kulkanov, sorumlu sekreter Baltabay Abdigaziyev, yayın kurulu üyesi Cumabay Şaştayoğlu, Bn.Kanipaş Madibeyova, Serik Asilbekov ve İşan Aynebekov masanın etrafını çevrelemişlerdi.

            Muhtar Şahanov, Jalın hakkında kısa ve özlü bilgiler vermişti. Buna göre Jalın 17 yıldır yayımlanmaktaydı ve önceleri “Yıllık” olarak çıkmış, ama sonra iki aylık bir dergi niteliğine bürünmüş ve 120 bin tirajla yayınlanmıştı.

            O toplantıda edindiğim izlenim şu idi: Cengiz Aytmatov, Orta Asya’daki tüm yazarların adeta piri idi. Herkes Aytmatov’a hayrandı ve onu örnek alıyordu. Cengiz’in yeni çıkan bir romanı Kazak diline çevrilip yayımlanıyordu. Esasen Kazaklar, Cengiz’i kendilerinden sayıyorlardı. Çünkü Cengiz’in eserlerinde adı geçen yerlerin çoğu, Kazakistan topraklarının içindeydi.

            Jalın redaksiyonundaki söyleşide öğrendim ki, Kazakistan’daki sanat-edebiyat dergilerinde en çok Aziz Nesin ve Nazım Hikmet’in eserleri yayımlanmıştı. Zira Türk şairlerini de yazarlarını da pek tanımıyorlardı. Bu nedenle kendilerine, bugünkü Türk şiiri ve genel olarak Türk edebiyatı hakkında özlü bilgiler vermiştim. Bu arada bana, benim ve Kurumumuzun ne gibi işlerle meşgul olduğumuzu sormuşlardı. Özellikle folklor konulu çalışmalarımızı anlatmıştım. İlgiyle dinlemişlerdi.

            O günlerde, Jalın Dergisinin yeni mekânının inşaatı devam ediyordu. Orada hem sohbet etmiş, hem de bir şeyler atıştırmıştık. O arada Kazaklar’a özgü “beşparmak” yemeğini de ilk kez tatmıştım.

            Muhtar Şahanov’la daha sonraki günlerde de sohbetlerde bulunmuştuk. Bu sohbetlerden birisinde onun özgeçmişi hakkında bilgiler de edinmiştim.

            Muhtar, 1942 yılında Otrar (Farab) kentinde doğdu. Yani ünlü Türk bilgini Farabi’nin hemşehrisi idi. 9 yaşında babasını kaybettiği için yoksul düşmüşlerdi. Yedinci sınıftan sonra traktör sürücüsü ve beton işçisi olarak çalıştı. Onuncu sınıfı tamamladıktan sonra, öğrenimini dışarıdan tamamladı. Çimkent Pedagoji Enstitüsü’nden mezun olmayı başardı.

            Gazeteciliğe Güney Kazakistan gazetesinde başladı. Sonra Cumhuriyet çapında yayın yapan Lenin Nöbeti adlı gazeteye geçti. Sonra gazeteciliği ikinci plana iterek, şiir çalışmalarını yoğunlaştırdı ve peşpeşe eserleri yayımlandı. Ama bir gün kendini Jalın dergisinin başında bulunca, gazetecilik yine ön plana geçti. Bu hususta bana şöyle dedi:

            “Aslında Jalın yöneticiliğini hiç istemiyordum, ama Muhtar Aezeov’dan sonra bizim ikinci sırada klasiğimiz sayılan Gabit Musrepov ısrar edince dayanamayıp, kabul ettim…”

            Muhtar, 1972 yılında Lenin Komsomolu ödülünü, 1981’de SSCB Lenin komsomolu ödülünü aldı. Bu ikinci ödülü Kazakistan’da sadece Olcas Süleymenov’la Muhtar Şahanov aldılar. 

            Muhtar, Asya-Afrika Yazarlar Birliği’nin Kazakistan komitesi üyesi. Ayrıca Barış Komitesi, Yazarlar Birliği gibi kuruluşların da üyesi. Ona Türk edebiyatı hakkında bilgisi olup olmadığını sorduğumda; “Aziz Nesin’i iyi tanıyorum. Ama bir kişiyi sevmekle, bütün bir halkı sevmek de mümkündür. İki ülke yazarları arasında ilişkiler kurulmalıdır” dedi.

            Şairin 9 şiir kitabı yayımlanmış ve şiirleri birçok dillere tercüme edilip yayımlanmıştır.

            Kazak Türkçesi, Anadolu Türkçesi’ne epeyce yabancı. Ama yine de aracısız anlaşabilmek mümkün. Ancak Kazak şairlerin şiirlerini, mutlaka Türkiye Türkçesi’ne çevirmek gerek. Ama bu kez şiirin lirizmini yakalayabilmek çok güç, hatta imkânsız. Bu nedenle ben burada Muhtar’ın hiç olmazsa bir şiirinin ve Türkçe çevirisini vermek istiyorum.

DÖRT ANA

Kaderini soysuzluk derdinden koru!
Her insanın kendi annesinden başka,
Gıyabında her an onu koruyan ve kollayan
Olmalıdır dört anası, asıl takdire şâyân;
Anayurdu, asıl dayanağı, heybeti,
Ana dili, satılmayan serveti,
Esas direk örf, destur, geleneği, âdeti;
Her adımına ışık saçan, an be an.
Olsa dahi hatırası çok hüzünlü ve ağır,
Dördüncüsü millî tarih, bunu bilmeyen mağdur.
Bu manevi dört anayı korumayan milletin,
Derdi eksik olmamıştır, bulunamamış derman.
Kutsal olan bu dört ana hayatın öz manası.
Bu uğurda mücadele, çabaların alâsı!

Muhtar Şahanov

 

            Ben o tarihlerde İstanbul’da yayımlanan “Size Dergisi”nin Temmuz 1988 tarihli nüshasında “ “Kazaklar’ın Ulusal Şairi Muhtar Şahanov” başlıklı bir yazı yayımlamıştım.

            O tarihten sonra Muhtar Şahanov’a Devleti tarafından Büyükelçilik görevi verilmiş, o da çeşitli Ülkelerde Kazakistan Cumhuriyeti’ni lâyıkiyle temsil etmişti.

            Halk Kültürü Araştırmaları Kurumu olarak, Belediye Başkanlığı ile birlikte Fethiye’de 21-24  Mart 2013 tarihlerinde düzenlediğimiz IV.Uluslararası Türk Kültürü Kurultayı’na davet ettiğim Muhtar Şahanov gelmiş, açılış töreninde bir konuşma yaptığı gibi, düzenlenen şiir şöleninde de şiirlerini okumuştu.

            Değerli dostum, Türk yürekli Kazak kardeşim Muhtar Şahanov 19 Nisan 2026 tarihinde vefat etti.

Muhtar’ın Türkiye Türkçesine tercüme edilerek yayımlanmış olan kitaplarından bazıları: 1.Şafak Sancısı, Bengü Yayınları
2.Kuz Başındaki Avcının Çığlığı / Yüzyılların Başında Sırdaşlık, Tolkun Yayın.
3.Sokratı Anma Gecesi, Oyun 
4.Uygarlığın Yanılgısı (2002)
5.Cengiz Han’ın Sırrı, Roman, 2001

 

 

Yıl:1987, Muhtar’la Almaata’da

Muhtar ve Kazak Yazarlarla Jalın Dergisi Ofisinde

Yazarın Diğer Yazıları