İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Müslüman Olan İlk Türk Devleti Karahanlılar

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Karahanlı Devleti ya da kısaca Karahanlılar, 840-1212 yılları arasında Orta Asya ve Mâverâünnehir bölgelerini yönetmiş Karluk Türklerine ait bir hanedanlıktır. Orta Asya'da kurulmuş ilk İslam Hanedanıdır. Hanedanın “Karahanlılar” olarak anılmaları, üyelerinin hanedan sona erene dek bölge Türkleri arasında en yüksek hükümdarlık makamı olarak kabul edilen “Kara Kağan” unvanını kullanmaları sebebindendir. Karahanlılar, Orta Asya'daki Maveraünnehir bölgesini fethederek 999 ile 1089 yılları arasında, bölgeyi bağımsız bir şekilde yönetmiştir. Karahanlıların Mâverâünnehir'e gelişi, Orta Asya'nın İranî egemenliğinin yerini kesin biçimde Türk egemenliğine bırakmasını bir dönüm noktası olarak simgeler. Karahanlılar bölgeye yerleştikten sonra İslam kültürünü, Türk kültürü unsurlarını da koruyarak benimsediler.

            Hanedanlık, 1040'lı yıllarda Doğu ve Batı Karahanlılar olmak üzere ikiye ayrıldı. 11. yüzyılın sonlarına doğru Selçuklu İmparatorluğu’nun himayesine girdiler. Ardından, 1141'de Katvan Muharebesi'nde Selçukluları mağlup eden Karahıtaylar’ın egemenliği altına girdiler. Doğu Karahanlılar 1211'de, Batı Karahanlılar ise 1212'de Harzemşahlar tarafından yıkıldı. 

            Karahanlıların başkentleri arasında KaşgarBalasagunUzkend ve Semerkant gibi Türk tarihinde önemli yerleri olan kentler yer almaktadır. Karahanlı tarihi, çoğu zaman çelişkili ve parçalı yazılı kaynaklardan ve ayrıca sikke incelemelerinden yararlanılarak yeniden kurgulanarak ortaya konulmuştur. 

Başka bir deyişle Karahanlı Devleti ya da Türk Hakanlığı 840 - 1212 yılları arasında günümüz Kırgızistan merkezli olmak üzere Orta Asya toprakları üzerinde hüküm sürmüş bir Türk devletidir. Bazı tarihi kaynaklarda bu devletin adı, "İlekhan Krallığı" olarak geçer. Tarih yazıcılığına ve metoduna göre en doğru isimlendirme Kaşgarlı Mahmud'un dediği gibi ''Hakanlı Türkleri'' anlamına gelen ''Et-Türkü'l-Hakaniyye'' yani ''Türk Hakanlığı'' adıdır.

Karahan Devletinin adı Kara ve Han gibi iki Türkçe kelimeden oluşmuştur. ”Kara” güçlü, cebbar ve cesur demektir. Bu bakımdan bu ismi almış olmalıdırlar. Gazneli Mahmud'a Çinlilerin verdiği "Karahan" tabiri de aynı manada olmalıdır. "Kara", azamet yükseklik ve üstünlük demektir. Mesela Türk ülkelerinden en doğudan batıya kadar rastlanan karasu adları, hep gür, coşkun su ve nehirlere verilmiştir.

Karahanlı Devletinin kurucusu Bilge Kül Kadır Kağan'dır. Bilge Kül öldükten sonra oğulları Bazır ve Oğulçak devletin başına geçtiler. Devletin Batı kısmında hükümdar olan Oğulçak, Samanoğulları Devleti'ndeki karışıklıklardan yararlanarak isyan eden bir Samanî şehzadesinin sığınma talebini kabul etti. Oğulçak'ın yeğeni Satuk Buğra, bu şehzade sayesinde Müslüman oldu ve Abdulkerim adını aldı. Bu olaydan sonra amcası Oğulçak'ı mağlup eden Abdulkerim Satuk Buğra, devletin başına geçti ve Han ünvanını alarak İslamiyeti resmen kabul etti. Karahanlılar, İslamiyeti topluca kabul eden ilk Türk devletidir. Kuruluş dönemi ile ilgili pek fazla bilgi bulunmayan Karahanlılar Devleti, KarlukÇiğilYağma ve diğer Türk boylarından oluşmuştur. Devlet, 840 yılında Uygur kağanlığı'nın, Kırgızlar tarafından yıkılmasıyla Bilge Kül Kadır Han tarafından kurulmuştur. 893 yılında Kaşgar devletin başkenti olmuştur. 

Bilge Hüsamettin Han'dan sonra devleti oğulları, Bazır Arslan Han ve Oğulçak Kadır Han yönetmişlerdir. Balasagun ve Taraz merkezli iki ana idari bölgeye ayrılan devlette Bazır Arslan Han, Balasagun'da Büyük Kağan olarak ve Oğulçak Kadır Han Taraz'da Ortak Kağan olarak yönetimi paylaşmışlardır.

İslamiyet'i devlet dini olarak benimseyen Satuk Buğra Han döneminde Karahanlı Devleti'nin tamamına yakın bir bölümü İslamiyeti kabul etmiş, Karahanlı Devleti de ilk Müslüman Türk devleti olmuştur. Halife "Nasr Bin Ali" döneminde Abbasiler Karahanlıları Müslüman ülkesi olarak tanımıştır. Samanoğulları ile ihtilafta olan Karahanlılar, Gazneliler'i destekleyerek Samaniler'i yıkmıştır. Gazneliler ile Ceyhun nehri sınır olarak belirlenmiştir.

Devlet 1042 yılında hanedan içindeki kavgalar sonucunda Doğu ve Batı Karahanlı devletleri olarak ikiye bölünmüştür. Batı Karahanlı Devleti, 1042-1212 yılları arasında hüküm sürmüş ve ilk başkenti Özkent olan devlet 1212 yılında Harezmşahlar tarafından yıkılmıştır. Önemli merkezleri BalasagunTalas ve Kaşgar ve ilk hükümdarı Tamgaç Buğra Han olan Doğu Karahanlı Devleti ise 1211 yılında Karahitaylar tarafından ortadan kaldırılmıştır.

Kağanlık Altayların aile sistemine göre iki alt krallığa bölünmüştür. Doğu Karahanlıların hükümdarı, daha büyük han olup "Arslan Kara Han" ünvanıyla Balasagun'da ikamet etmiştir. "Arslan" kelimesi Karluklardan Çiğil boyunun ongunu olan aslan manasına gelmektedir. Batı Karahanlıların hükümdarı olan ikinci Karahan ise Taraz'da üslenmiş ve daha sonra Kaşgar'a taşınmış ve tekrar Taraz'a dönmüştür. Onun ünvanı Buğra Kara Han idi. "Buğra" kelimesi Karlukların ongunu olan "deve" anlamını içermektedir. Karahanlı Devleti, Aral Gölü'nden Batı Çin ve Moğolistan sınırlarına uzanan bir coğrafyada hüküm sürmüştür.

Karahanlılar Hanedanının  en büyük ve ünlü kişisi Satuk Buğra Abdülkerim Han’dır. Ondan sonraki hakanlar şunlardır: Baytaş Musa Han, Ali Han, I.Ahmed Han, Mansur Han, II.Ahmed Ha, Yusuf Han ve Süleyman Han’dır.

Karahanlılar devrinde kömür, bakır, altın ve kurşun içeren maden ocakları işletilmiştir. KuçaKaşgarAksu ve Hoten pazarlarında altın ve bakırdan işlenmiş eşyalar satılmış, her yıl sergiler düzenlenmiştir. Soda, Yeşim taşıYurungkaş Nehri yatağından çıkarılan beyaz Yeşim ve Karakaş Nehri yatağından çıkarılan siyah Yeşim, Lapis lazuli (lacivert taşı) ve İpekİpek Yolu boyunca alınıp satılmıştır. Karahanlılardan Satuk Buğra Karahan, Harun Buğra Karahan, Musa Buğra Karahan, Yusuf Kadir Karahan, Süleyman Arslan Karahan, batı hanlarından Tamğaç İbrahim Han, I. Nasr Şemsi el-Mülk Han ve diğerlerinin adına altın, gümüş, bakır madeni paralar basılarak tedavüle çıkarılıp kullanılmıştır.

Anlaşılacağı gibi, devlet yönetiminde söz sahibi olanlar vardır. Bunların görev ve yetkileri “Ülüş sistemi”ne göre düzenlenmiştir. Üleş, Orta Asya Türk Devlet geleneğine göre ülke topraklarının hakanlar tarafından hanedan üyeleri, yakın akrabalar arasında özerk idare statüsünde ve halk arasında paylaştırılması esasına dayanan idari yapılanmadır. Ülüş sistemi bilim adamlarınca göçebe devlet anlayışı ve teşkilat sistemine dayandırılmıştır.

Toy, Türk devletlerinde resmî bir görüşme gayesiyle toplanılan veya Türk boylarının, topluluklarının belli bir amaç doğrultusunda bir araya geldikleri toplantılardır. Hükümdarlar çeşitli sebeplerle toy düzenlerlerdi. Bunlar, tahta çıkış toyu, zafer toyu, düğün toyu, doğum toyu, ad koyma toyu gibi toylardır. Bu toylar Türklerde sosyal hayatın düzenlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. 

Orun, Türk hanlarının saraylarında veya devlet törenlerinde, toylarda Türk boylarının alacakları, oturacakları yerlerin tespit edildiği kurallardır. 

Hakanların her ne kadar vilayeti çok, payesi (rütbesi) yüksek olursa olsun, turuncu renkte ipekten veya kumaştan yapılan sayıları dokuzu geçmeyen tuğları (sancak) bulunur ve onlar dokuz sayısını uğur sayarlardı…

İslam'ın kabulü sonrasında Karahanlılar Uygur alfabesini benimsemişler ve Türkçeyi resmî dil olarak kullanmışlardır. Türklerin yoğun olarak yaşadığı topraklarda devlet kurulması sebebiyle diğer Türk-İslam devletlerinden farklı olarak Arapça ve Farsça dilleri Karahanlılarda etkin olamamıştır.

"Ribat" (Taşrabat) adı verilen kervansaraylar yapılmıştır. Tuğla ve kerpiç ağırlıklı olduğu için günümüze enkazları kalmıştır. Türk-İslam sentezi olarak kümbetler ilk bu dönemde görülür..

Yusuf Has Hacib'in Karahanlılar döneminde kaleme aldığı, "mutluluk veren bilgi" veya "hükümet olma bilgisi" anlamına gelen tek ve en ünlü eseri”Kutadgu Bilig”dir. 1069 yılında yazılan ve Tabgaç Buğra Han'a sunulan bu eser, Türk-İslam edebiyatının bilinen ilk siyasetnamesi olma özelliği taşır. Kaşgarlı Mahmud'un Divânu Lügati't-Türk (Büyük Türk Sözlüğü), İmam-ı Ebü'l-Fütuh Abdülgafur'un Tarih-i Kaşgar (Kaşgar'ın Tarihi), Ahmet Yesevi'nin Divan-ı Hikmet ile Edip Ahmet Yükneki'nin Atabet'ül Hakayık (Hakikatlerin Eşiği) adlı eserleri bu dönemin en önemli eserleridir. Bunun yanısıra Karahanlılar döneminde yazılan ve elimizde bulunan birkaç Kur’an tercümesi ile Kaşgarlı Mecdüddîn Mehmed'in İbrahim Han'a takdim ettiği (şu an kayıp olan) Târîh-i Türkistan ve Hıtây ile yazarı bilinmeyen Mücmilü’t-Tevârih ve’l-Kısâs adlı eserleri yine bu dönemde yazılmış olan  eserlerdir.

Satuk Buğra Han  

903 yılında doğmuştur. Satuk altı yaşına gelince, babası Bezir Arslan HanBuhara'ya karşı yaptığı bir seferde öldü. Karahanlıların 920-955 yılları arasındaki hükümdarıdır. 920 yılında İslam'ı kabul ederek, Karahanlı Devleti'nin ilk Müslüman hükümdarı olmuştur. Bu yüzden Türk tarihi için önemlidir ve hakkında Satuk Buğra Han Destanı anlatılır. Babası Karahanlı hükümdar ailesinden Tengri Kadir Buğra Han idi. Babasının ölümü üzerine amcası ve üvey babası Oğulcak Kadır Han'ın himayesinde büyüdü. Satuk Buğra on iki yaşlarında iken Maveraünnehir ve Horasan bölgesine hâkim olan Müslüman Samani Devleti şehzadeleri arasında anlaşmazlık çıktı. Bunlardan Nasır bin Ahmed, Oğulcak Kadır Han'ın ülkesine sığındı. Ona iyi muamele edip Artuç nahiyesinin idaresini verdi. Artuç Nasır bin Ahmed'in gayretleri ve gelip giden Müslüman tüccarlar sayesinde bir ticaret merkezi oldu. Satuk Buğra da Artuç'un ziyaretçileri arasındaydı. Nasır bin Ahmed'le tanışıp ondan İslamiyeti öğrenerek Türkistan'da, Hazreti Muhammed’in vefatından 283 yıl sonra 12 yaşında iken Müslüman oldu ve hemen Abdülkerim ismini almıştır  Böylelikle de tam ismi Abdülkerim Satuk Buğra Han olmuştur.

10. yüzyılda yaşayan Arap gezgin ve bilgin İbn Fadlan miladi 960 yılında yaklaşık 200.000 çadırlı Türkler (Karahanlılar) İslam dinini benimsemiştir diye aktarmıştır. 

Satuk Buğra, 25 yaşına gelince Müslüman olduğunu açıklayıp, amcası ile mücadeleye başladı. Onunla Fergana Muharebesini yaptı. İlk olarak Atbaşı Kalesini zaptetti. Daha sonra üç bin kişilik bir orduyla Kaşgar üzerine yürüyüp fethetti. Amcası Oğulçak Han'ı öldürdü. Ülkede hakimiyeti sağlayıp birliği temin etti. Türk ülkelerinde İslamiyeti hızla yaydı. Ebü'l-Hasan Muhammed gibi İslam alimleri, Satuk Buğra Han'a yol gösterip teşvik ettiler.

Satuk Buğra Han, daha sonra yaptığı savaşlarda; YağmaÇiğilOğuz boylarının yerleşmiş bulunduğu Türkistan şehirlerini birer birer ele geçirdi. Bu sırada Karahanlılar Devletinin doğu kısmına hakim olan Büyük Kağan Bazır Arslan Han Çinlilerden yardım alarak 924 yılında Abdülkerim Satuk Buğra Han'a karşı savaş açtı. Satuk Buğra Han Müslümanların yardım ve desteğiyle, onunla Balasagun Muharebesini yaptı ve galip geldi.

Buğra Hasan Han, Hüseyin Buğra Han, Yusuf Kadir Han adlı oğulları ile Nasab Türkan, Hadya Türkan ve Ala Nur adlı kızları dünyaya gelmiş olan Satuk Buğra Han 31 yıl sultan olarak hüküm sürmüştür. Saltanatının sonuna doğru Satuk Buğra Han, Çin  sınırına bir sefer yapar ve Turfan'a kadar bütün ülkenin tamamında İslâm egemenliğini genişletmiştir. Burada hastalanarak Kaşgar'a geri getirilir ama ne yazık ki, bütün bir yıl hasta yatar ve nihayet ruhu teslim eder!...

Satuk Buğra Han, son saatlerinde arkadaşlarını, çocuklarını, Abú Nasrın oğlu Abbúl Fattáh’ı yanına çağırır ve onlara nasihatta bulunur, bilgiler verir.

Kaşgarlı Mahmud'un Divân-ı Lügati't-Türk adlı eserinde de adı geçen Altın Artuç mezarlığına defnedilirken iki vali, yedi bin alim "din adamları yirmiiki bin gazi ve halktan on beş bin kişi cenaze törenine katılır... Hasan Buğra Sultan Han, "Padişah Gazi" unvanını alıp Kaşgar'da babasının yerine geçmiştir, 

 

Kırgızistan seyahatimde, Karahanlı yapımı ilk minare (Burana)

 önünde, Kırgız rehberlerimle.

Yazarın Diğer Yazıları