Ulusal kahramanlarımız ve önemli tarihsel olaylarımız için yakılan önemli türkülerden birisi de,Yörük Ali Efe’den mülhem olan türküdür. Öncelikle, YÖRÜK ALİ DESTANI olarak da tanımlanan bu uzun soluklu türkünün başlangıç bölümünden kısa bir alıntıyı sunmak isterim.
Şu Dalma’dan geçtin mi
Soğuk sular içtin mi
Efelerin içinde
Yörük Ali’yi seçtin mi
Şu Dalma’nın çeşmesi
Ne hoş olur içmesi
Yörük Ali’yi sorarsan
Efelerin seçmesi
Cepkenimin kolları
Parıldıyor pulları
Yörük Ali Efe de geliyor
Açıl Aydın yolları
Aydın dağını oydular
Ardında yar koydular
Yörük Ali’nin ismini
Hazreti Ali koydular
Malkoç çayında durdun
Binlerce Yunanlıyı vurdun
Yüz tane efe ile
Aydın’ı, Yunan’dan aldın…
***
Yörük Ali Efe 1895 yılında Sultanhisar’da Çakırcalı Mehmet Efe’nin zeybeklerinden Abdi Efe ile Yörüklerin Atmaca Aşireti'nden Fatma Hanımın oğlu olarak Dünyaya geldi. 19 yaşına geldiğinde, Aydın dağlarında dolaşan Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin grubuna katılmak istedi. Sınavdan geçirilerek gruba alındı. Kısa zamanda Efe'nin ve tüm zeybeklerin güven ve sevgisini kazanarak grupta ikinci adam konumuna yükseldi. Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin Bozdoğan Kavaklıdere baskınında ölmesi üzerine Yörük Ali Efe olarak grubun başına geçti Dört yıldan fazla dağlarda dolaştı.
1919 yılında grubu ile birlikte dağdan indi. O sıralar Yunan Ordusu İzmir'in ardından Aydın ve Nazilli'yi de işgal etmişti.
Yörük Ali Efe, Kıllıoğlu Hüseyin Efe ve bazı arkadaşları ile birlikte Aydın ilinin Çine ilçesi Yağcılar köyünde toplanarak 16 Haziran 1919 tarihinde Sultanhisar ve Atça arasındaki Malgaç deresinin üstünden geçen Malgaç demiryolu köprüsü yanındaki Yunan karakoluna baskın yaptı. Baskın sonunda karakol tümüyle imha edildi, cephane ve erzak ele geçirildi. Bu baskın Batı ve Güney Anadolu'da düzenli, bilinçli ve millî şuurla işgalcilere yapılan ilk baskın olarak kabul edilmektedir. Yunan Ordusu ise bu baskın karşısında Nazilli'deki kuvvetlerini yakıp yıkarak Aydın istikametine geri çekti.
Yörük Ali Efe Türk Kurtuluş Savaşı sırasında 16 Haziran 1919'da gerçekleştirilen bu Malgaç Baskını ile Aydın yöresindeki Yunan düşman kuvvetlerinin ilerlemesini durdurmuştur.
Daha sonra 7. Tümen kumandanı Miralay Şefik Aker'in başkanlığında kurulan halk meclisinde oy birliğince alınan karar uyarınca Yörük Ali Efe'ye Aydın'ın kurtarılması emredildi. Efe de emrindeki kuvvetlerle birlikte Aydın'ı geri aldı. Ancak takviye kuvvetlerle güçlenen Yunan ordusu Aydın’ı ikinci kez işgal etti. Köşk, Umurlu ve Dörtyol cephesi kurularak düşman kuvvetleri kayba uğratıldı. Böylece düzenli ordu kurulana kadar yirmi aylık bir süre düşman kuvvetlerinin Aydın kanadından Anadolu içlerine ilerlemesi engellendi.
Düzenli ordunun kurulması üzerine Yörük Ali Efe, emrindeki savaş deneyimi çok iyi olan büyük bir grubu ile birlikte TBMM Ordusu'na katıldı. Milis Miralay rütbesiyle Millî Aydın Cephesi Komutanı olarak atandı. Savaş sonunda başarılarından dolayı TBMM tarafından Kırmızı şeritli İstiklâl Madalyası ile ödüllendirildi
Türk Kurtuluş Savaşı'ndaki rolü ile ilgili olarak yapılan övgülere Yörük Ali efe şu cevabı verdi:
Bazı kimseler savaş zamanında yapılan işlerin bir çoğunu bana ve başkalarına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? Gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. Millî mukavemette aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin sesi olur mu ki?...
Ali Efe, Türk Kurtuluş Savaşı'ndan sonra İzmir'e yerleşti. 1928 yılında, Kurtuluş Savaşı'nda bir süre karargahı olan Yenipazar'a taşındı. 1934 yılında Soyadı Kanunu'nun çıkmasından sonra "Yörük" soyadını aldı. 1951 yılında, İzmir'de geçirdiği bir tramvay kazasında bacaklarını kaybetti. O yıl tedavi için gittiği Bursa'da vefat etti..
Yörük Ali Efe vasiyetinde Yenipazar'da toprağa verilmesini istemişti. Ayrıca "Halkı iyidir, toprağı sever, toprağı seven insan sever. Ben orada rahat ederim." dedi.
Kurtuluş Savaşı'ndaki mücadelesi, Türk halkı tarafından adına türkü yakılmasına vesile oldu. Yenipazar'daki evi Kültür Bakanlığı tarafından müze olarak düzenlenerek 2001 yılında Yörük Ali Efe Müzesi adıyla ziyarete açıldı.