İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Pakistan Afganistan Savaşını Başlatan Taliban

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

2025 yılının 9 Ekim sabahının erken saatlerinde Pakistan’ın, Pakistan Talibanı (TTP)’nı hedef alarak KabilHostCelalabad ve Paktika şehirlerinde hava saldırıları düzenlediği bildirildi. Örgütün lideri ve uluslararası düzeyde terörist olarak tanınan Nur Veli Mehsud, Kabil’deki Abdul Hak Meydanı’nda gerçekleşen saldırının ana hedefi oldu. Ancak TTP, Mehsud’a ait olduğu iddia edilen ve doğrulanmamış bir ses kaydı yayımlayarak, liderlerinin hayatta olduğunu öne sürdü. 

11 Ekim’i 12 Ekim’e bağlayan gece, Afgan Talibanı’nın, Afganistan-Pakistan sınırı boyunca bulunan birçok Pakistan askeri noktasına saldırı düzenlediği bildirildi. Bu saldırının, Pakistan’ın düzenlediği iddia edilen hava saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiği öne sürüldü. Saldırının ardından Taliban’ın Savunma Bakanlığı, operasyonun tamamlandığını duyurdu. Ancak Pakistanlı yetkililer, Taliban’ın ateşkes ilanını reddederek saldırılarına devam etti. Taliban sözcüsü de bu bilgiyi doğrulayarak, çatışmaların 12 Ekim sabahına kadar sürdüğünü  belirtti…Pakistan’a ait insansız bir  hava aracının Afganistan Kandehar ve Helmend vilayetlerinde aynı gün düzenlediği saldırıda 19 Taliban mensubunun öldüğü yönünde haberler çıktı; ancak bu kayıplar Taliban yetkilileri tarafından doğrulanmadı. 

Formun Üstü

***

Afganistan-Pakistan Savaşı, 21 Şubat 2026'da Pakistan Hava Kuvvetleri'nin Afganistan'ın NengreharPaktika ve Host vilayetlerinde bulunan hedeflere yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarının ardından Taliban'dan gelen karşılıkla başlayan savaştır. Pakistan bu saldırıların Pakistan Talibanı (TTP) ve IŞİD-Horasan'a ait yedi militan kampını hedef almak amacıyla düzenlendiğini açıklamıştır. Bu saldırılar Pakistan'ın İslamabadBajaur ve Bannu'daki son terör saldırılarına misillemesi olarak gerçekleşmiştir.

Taliban yetkilileri hava saldırılarının sivilleri ve dini merkezleri hedef aldığını; Nangarhar vilayetinde 18 sivilin ölümüne neden olduğunu duyurdu. Pakistan yetkilileri, Afganistan'da sivil hedeflerin vurulduğunu yalanlarken, askeri kaynaklara dayanan The Express Tribune gazetesi, 80 militanın öldürüldüğünü bildirdi. Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA) sivil kayıpları doğrularken, Afganistan yetkilileri saldırıları kınadı ve saldırıya  ölçülü bir misilleme yapılacağını açıkladı. 

Ve 26 Şubat 2026'da Afganistan, Pakistan'a karşı misilleme harekatını başlattı. Buna karşılık Pakistan, Taliban'a karşı "Gazab-ul-Haq" yani Hakkın Gazabı Operasyonu yaptı. 

Çatışma, Pakistan ve Afganistan'daki Taliban hükûmeti arasındaki uzun süren anlaşmazlıkların bir sonucu olarak ortaya çıktı. Pakistanlılar Afganistan topraklarının Tehrik-i Taliban Pakistan (TTP) ve IŞİD Horasan gibi örgütler tarafından kullanıldığını ve bu örgütlerin Pakistan'da saldırılar gerçekleştirdiğini iddia ediyordu. Ekim 2025'te taraflar arasında yaşanan çatışmalarının ardından Katar ve Türkiye arabuluculuğunda bir ateşkes sağlanmış olsa da, İstanbul'da yapılan sonraki görüşmelerde kalıcı bir anlaşma sağlanamadı ve düşük yoğunluklu çatışmalar devam etti. Pakistan'ın operasyonu Ekim 2025'de gerçekleşen çatışmalar sırasında esir alınan üç Pakistan askerinin Suudi Arabistan arabuluculuğunda Pakistan'a teslim edilmesinden kısa süre sonra başladı. 

11 Şubat 2026'da Pakistan Savunma Bakanı Havace Asıf; Taliban'ın, topraklarındaki militan faaliyetlerini engellememesi durumunda Ramazan öncesinde Afganistan'daki militanlara karşı harekete geçilebileceği uyarısında bulundu. Şubat ayında Pakistan'da, başkent İslamabad'da bir Şii camisine düzenlenen ve 36 kişinin ölümüne yol açan intihar saldırısı ile Bajaur'da bir kontrol noktasına yapılan ve 11 asker ile bir çocuğun ölümüne neden olan saldırılar dahil çok sayıda saldırı gerçekleşti. Bajaur saldırısına karşılık Pakistan hükûmeti 19 Şubat'ta Afgan büyükelçisine bir nota verdi. Bu notada Taliban'ın Afganistan toprağını kullanan devlet dışı aktörlere karşı harekete geçmemesi durumunda Pakistan'ın Afganistan içinde hava operasyonları başlatmaktan "çekinmeyeceği" uyarısı yapıldı. 

21 Şubat'ta Afganistan'daki yerel kaynaklar Nangarhar, Paktika ve Host vilayetlerine yönelik hava harekâtları gerçekleştirildiğini açıkladı. Nangarhar'da saldırıların Bihsud ve Hogyani ilçelerinde, Paktika'da ise Bermal ve Urgun ilçelerinde gerçekleştiği bildirildi. Yerel kaynaklar, Nangarhar ilinin Bihsud ilçesinde gerçekleşen hava saldırılarında bir binanın vurulduğunu ve 23 sivilin enkaz altında kaldığını duyurdu. 

Pakistan yetkilileri, Pakistan Hava Kuvvetleri'nin Afganistan'da hava saldırıları düzenlediğini doğruladı. Yetkililer, saldırıların seçici ve istihbarat temelli olduğunu ve Pakistan-Afganistan sınırı yakınlarında Pakistan Talibanı ve IŞİD-Horasan ile bağlantılı yedi militan kampını ve sığınağı hedef aldığını belirtti. 

Pakistan yetkilileri ayrıca saldırıların İslamabadBajaur ve Bannu'daki son saldırılara misilleme olduğunu ekledi. 

Bir Pakistan gazetesi, askeri kaynaklara dayandırdığı haberde Nangarhar, Paktika ve Host illerindeki yedi TTP sığınağının imha edildiğini ve 80'den fazla militanın öldürüldüğünü yazdı. Ancak Taliban yetkilileri hava saldırıları neticesinde Nangarhar'ın Bihsud ilçesindeki saldırıda 11 çocuk dahil 18 sivilin öldüğünü açıkladı. Afgan Taliban yetkilileri hava saldırılarını kınayarak doğru zaman ölçülü bir misilleme yapılacağını açıkladı. 

Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), Pakistan'ın 21 Şubat saat 23:45 ile 22 Şubat saat 00:15 arasında hava saldırıları düzenlediğini bildirdi. UNAMA ayrıca Paktika ilindeki saldırıların altyapıya zarar verdiğini bildirdi. 23 Şubat'ta UNAMA, Pakistan hava saldırılarında 13 sivilin öldüğünü ve 7 kişinin yaralandığını teyit etti. 

26 Şubat'ta Taliban askeri sözcüsü Mevlevi Vahidullah Muhammedi, "misilleme operasyonunun" Perşembe günü yerel saatle 20.00 civarında başlatıldığını söyledi. Grubun baş sözcüsü Zabihullah Mücahid, saldırıda "çok sayıda" Pakistan askerinin öldürüldüğünü ve bazılarının esir alındığını iddia etti. Bu iddiaları Pakistan başbakanının bir sözcüsü yalanladı ve Mücahid'in 15 askeri karakolun ele geçirildiği iddiasının da asılsız olduğunu duyurdu. 

Pakistan 27 Taliban sınır karakolunu imha ettiğini, dokuzunu ele geçirdiğini ve tanklar, topçular ve çok sayıda silah ve mühimmat imha ettiğini bildirdi. Ayrıca Pakistan Başbakanlık Sözcüsü Müşerref Zaidi, yaşanan çatışmalar sonucu en az 300 Taliban mensubunun öldürüldüğünü, 18 Afgan askerin esir alındığını ve imha edilen Afganistan mevzilerinin sayısının 89'a yükseldiğini vurguladı.

***

            Taliban: Peştu dilinde öğrenciler veya bilgi talep edenler demektir. Afganistan'da yönetimi elinde bulunduran Diyubendi İslamcı hareket ve askeri organizasyondur. 

            Talibanlar kendilerine Afganistan İslam Emirliği demektedir. Örgüt İslam şeriatını yayma amacıyla Molla Muhammed Ömer tarafından 1994 yılında kurulmuş olup, 2016 yılından bu yana örgütün lideri Mevlevi Hibetullah Ahundzade'dir. 

Grup; uyuşturucu ticaretinin yanı sıra haraç toplama, fidye ve alıkoyma gibi faaliyetlerle finanse edilmektedir. Ayrıca 2010'ların ortalarında, önceki hükûmetin yönetiminde yasadışı olan madencilik faaliyetlerinin kontrolünü de ele geçirmiştir. 

Taliban, 1996'dan 2001'e kadar, Afganistan'ın kabaca dörtte üçüne hükmetmiş ve kendilerine göre yorumladıkları şeriatı uygulamıştır. 1994 yılında Afgan İç Savaşı'nın önde gelen gruplarından biri olarak ortaya çıkmıştı ve büyük ölçüde Afganistan'ın doğu ve güneyindeki Peştun bölgelerindeki geleneksel İslami okullarda (medreselerde) eğitim görmüş ve Sovyet-Afgan Savaşı'nda savaşmış öğrencilerden  oluşmaktaydı. 

Muhammed Ömer'in önderliğindeki hareket, Mücahid liderlerinden aldığı güçle Afganistan'ın çoğu bölgesine yayıldı. 1996'da totaliter Afganistan İslam Emirliği kuruldu ve Afganistan'ın başkenti Kandahar'a transfer edildi. 11 Eylül saldırılarının ardından Aralık 2001'de Amerikan liderliğindeki Afganistan işgaliyle devrilene kadar ülkenin çoğunu kontrol etti. En etkin dönemlerinde, Taliban hükûmeti diplomatik olarak yalnızca PakistanSuudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri tarafından tanındı. Grup daha sonra Afganistan Savaşı'nda Amerikan destekli Hamid Karzai yönetimine ve NATO liderliğindeki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü'ne karşı bir direniş hareketi olarak yeniden bir araya geldi.

Taliban, birçok Afgan'a uygulanan sert muameleyle sonuçlanan şeriat yorumu nedeniyle uluslararası alanda kınandı. 1996'dan 2001'e kadar olan iktidarları sırasında, Taliban ve müttefikleri Afgan sivillere karşı katliamlar gerçekleştirdi, açlıktan ölmek üzere olan 160.000 sivile Birleşmiş Milletler'in gıda tedarikini engelledi ve yakıp yıkma taktiği uyarınca geniş ve verimli toprakları yakarak on binlerce evi yok etti. Taliban, Afganistan'ı kontrol ederken, insanları veya diğer canlıları tasvir eden resimler ve filmler ile def haricinde bir enstrümanın kullanıldığı müziği yasakladı, kadınların okula gitmesini engelledi, kadınların sağlık hizmetleri dışındaki işlerde çalışmasını yasakladı (erkek doktorların kadınları görmesi de yasaklandığı için) ve kadınların dışarıda bir erkek akraba ile dolaşmalarını ve burka giymelerini zorunlu kıldı. Belirli kuralları çiğneyen kadınlar alenen kırbaçlandı veya idam edildi. Dini ve etnik azınlıklar, Taliban yönetimi altında ağır bir şekilde ayrımcılığa uğradı. Birleşmiş Milletler'e göre, 2010'da Afgan sivil ölümlerinin %76'sından, 2011 ve 2012'de ise %80'inden Taliban ve müttefikleri sorumluydu. 

Kültürel soykırıma da girişen Taliban, Bamyan'ın 1500 yıllık Buda heykelleri de dahil olmak üzere çok sayıda anıtı yok etmiştir. 

Taliban'ın ideolojisi; Diyubendi köktendinciliği ve militan İslamcılığın Peştunvali olarak bilinen Peştun sosyal ve kültürel normlarıyla birleştirilmesine dayanan "yeni" bir şeriat hukuku biçimi olarak tanımlanmıştır. 

Kısaca, Taliban’ın kötü bir örgüt olduğu gerçeği ortadadır. Ama bunlar, ellerindeki silahlar ve acımasız uygulamalarıyla halkı iyice sindirmişler, korkutmuşlardır…

Yazarın Diğer Yazıları