İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Şair-Yazar-Editör Necdet Evliyagil

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Ankara’da “Ajan Türk” adlı bir dergi yayımlanırdı. Gazeteci akadaşım Necdet Buluz, bir gün, “Ajans Türk Matbaasına gideceğim, istersen sen de gel” demiş, birlikte giderek, yüz yüze görüşebilmeyi çok arzu ettiğim Necdet Evliyagil ile tanışma olanağını bulmuştum. Evliyagil’in çok sıcak karşılaması ve sohbetteki konuşmaları beni mutlu etmekten de öte, hayran bırakmıştı. Muhabirlikten gelen gazeteci, şair, yazar Evliyagil, “Yaşantı” adlı kitabını imzalayıp vermiş, ben de bu kitap üzerine şu yazıyı kaleme alarak, Gündem Gazetesinde yayımlamıştım:

NECDET EVLİYAGİL’İN “YAŞANTI”SI

Gazeteci, yazar, şair ve Milletvekili Necdet Evliyagil, daha önce yayımlamış olduğu 11 yapıtına “Yaşantı”yı da ekledi.

AJANS TÜRK Basımevi’nin ideal baskı örneğini yansıtan “Yaşantı”, “Duymak ve Yanmak” ve “İstanbul’a Özlem” başlıklı üç bölümde sunuluyor.

Necdet Evliyagil,  eskilerin nev’i şahsına münhasır dedikleri, yapmacıksız, sade ve kısa dizelerle kurmaktadır, şiirlerini. Örneğin;

“Bir kayaya

Kanadı kırılmış konmak;

Dalgaların

Sahile vuruşuyla avunmak,

Hülyaların derinliklerinde

Kendimi unutmak istiyorum.”(His ve Düşünce,s.60)

Dizeleriyle duygu ve düşüncelerini özetleyebiliyor…

Evliyagil’in üzerinde durmak istediğimiz en önemli yönü “İstanbul Sevgisi”dir. AJANS TÜRK Dergisinde de sık sık okuduğumuz gibi, şairin iki şiirinden birisi mutlaka İstanbul üzerine yazılmıştır. Nitekim “Yaşantı”nın üçüncü bölümünü oluşturan “İstanbul’a Özlem” bölümündeki şiirler, şairin 1950-1972 yılları arasında,İstanbul için yazdığı şiirlerden sadece birkaçıdır. Bunlardan birisi şöyledir:

İstanbul

Bir sevgiliye

Kavuşur gibi koşmak,

O’nu sindire sindire

Okşamak için koşmak

Ve de İstanbul’da olmak

Sihirli güzellikleriyle

Dolup taşmak

Eski ve yeni yalılariyle

Boğaziçi’ni

Hiç bırakmamak isteğiyle

Kucaklamak, sarmak,

Arkasından mavi sularına

Demir atmak

Ve de ağlamak.

 

Necdet Evliyagil’in, oğulları Mert ve Sarp’a ithaf ettiği “Yaşantı”nın “Önsöz”ü, merhum Behçet Kemal Çağlar tarafından yazılmış. Çağlar’ın “Önsöz”ü, Evliyagil’in 1955 yılında yayımlanan “Eski Yalı” betiğine yazmış olduğunu, kitaptaki nottan öğreniyoruz.

           Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\Desktop\Documents\N A S R A T T I N O Ğ L U\Ö Z E L FOTO\ETKİNLİK FOTOĞRAFLARI (Yurt içi-dışı)\YURT İÇİ Foto-Etkinlik\ESKİŞEHİR\1985, Ustalar.jpg

    Eskişehir’deki bir etkinlikle Necdet Evliyagil ve dostlarla. (soldan)Güven Tanyeri, Mehmet Önder, Necdet Evliyagil, Orhan Şaik Gökyay, Ben ve Nail Tan

 

 

Bu yazının yayımlandığı gazeteyi, o tarihte Ankara Milletvekili olarak TBMM’nde yer alan Evliyagil’e postayla göndermiş, ondan şu kısa mektubu almıştım:

“Sayın Nasrattınoğlu,

Lûtfettiğiniz kıymetli yazınızı okudum. Yakın ilginize sonsuz teşekkürlerimi sunar, gözlerinizden öperim.”

Sözünü ettiğim yazımın yayımlanmasından sonra Evliyagil peşpeşe yayımlanmakta olan ve daha önce yayınlanan kitaplarını da göndermiş, ben de gerekeni yapmıştım. Değerli şairin olumlu özelliklerinden birisi de, kendisine gönderilen her iletiye hemen yanıt vermesiydi. Örneğin “Altınkum” adlı eseri hakkındaki yazımı alır almaz gönderdiği mektupta şöyle yazmıştı:

“Aziz dost Nasrattınoğlu,

Lûtfettiğiniz Gündem gazetesini sonsuz teşekkürlerimle aldım. Altınkum’u çok güzel anlatmışsınız. Halen Arabalı Vapur üzerinde çalışıyorum. Toplumsal içeriği olan şiirleri bu kitapta bulacaksınız. Haklı görüşünüze katılır, gözlerinizden öperim. Sevgi ve saygılarımla.”

Saygın dost Evliyagil, sonraki kitaplarını da, zarif mektuplar ekleyerek göndermiş, ben de kitabın tanıtımı ve eleştirisi hususunda gerekeni yapmıştım.

 

***

Necdet Evliyagil, 15 Ekim 1927 tarihinde İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra girdiği İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden başarıyla mezun oldu. Yazı hayatına, gazete muhabiri olarak başladı. Ağabeyi Şevket Evliyagil ile birlikte Ajans-Türk Basın Yayın tesisini kurdu. Ankara Milletvekili iken Avrupa konseyi Üyeliği görevinde bulundu. İstanbul radyosunda ve TRT televizyonunda "Şiir Saatleri" ve "Şiir Sohbetleri" programları hazırladı ve sundu. Çok değişik gazete ve dergilerde çok sayıda şiir ve yazılar yayımladı. Kitap bütünlüğünde yayımlanan eserlerinden bazıları şunlardır:

Asya Baharı (1950), Eski Yalı (1956), Duyabildiğine (1960), Değişim (1967), Gökağrı (1971), Yaşantı (1972), Zamanların Dili (1974), Altınkum Vapuru (1975), Düş ve Gerçek (1978), Çocukların Görkemli Düşü ve Acı Gülüşü (1979), İstanbul Düşü (1982). 

***

1980 askeri darbesi, bütün milletvekilleri gibi, Evliyagil’in milletvekilliğini de sonlandırmıştı. Bilindiği üzere darbe ile birlikte, siyasi partiler de kapatılmış, daha sonraki süreçte, yeni partiler kurulmuştu. Bu partilerden birisi Emekli Orgeneral ve Büyükelçi Turgut Sunalp başkanlığında kurulan Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) idi. Necdet Evliyagil de bu partinin kurucuları arasında yer aldı. Darbeci generallerden Kenan Evren Cumhurbaşkanı idi ve MDP onun da desteklediği partiydi. Keza Başbakan Emekli Oramiral Bülent Ulusu da her vesileyle yaptığı konuşmalarda MDP’yi destekliyordu. Buna rağmen, Turgut Özal liderliğinde kurulan Anavatan Partisi (ANAP), seçimlerde başarı elde ederek, hükümeti kurmuştu. Şayet MDP iktidara gelseydi, Necdet Evliyagil’in Kültür Bakanı olması kesindi. Çünkü seçimlerde MDP’nin tüm baskı işlerini Ajans Türk yapmış ve Necdet Bey, Sunalp Paşa’nın gözde elemanı olmuştu…Necdet Evliyagil milletvekili ve bakan olamamıştı ama, Ulusu başkanlığındaki hükümetin Kültür Bakanı, Necdet Beyin amcazadesi İlhan Evliyagil idi.

 

Ben yıllardır Makedonya’ya gidiyor, oradaki kültür,sanat, folklore konularındaki düzenlemelere katılıyordum. Makedonya seyahatlerimden birisinden dönüşte, Necdet Evliyagil’i ziyaret ederek, ona Struga kentinde düzenlenen, “Uluslararası Şiir Akşamları”ndan söz etmiş ve bu festivale katılması için ne yapması gerektiği hususunda taktik vermiştim. O da amcazadesi İlhan Evliyagil’i ziyaret ederek hem kendisinin, hem de Kerim Aydın Erdem’in Struga şiir şölenine katılmalarını sağlamıştı. Onların katıldıkları şölene ben de Makedonya hükümetinin konuğu olarak katılmış ve daha önce giderek, onları hava alanında karşılamıştım.

Evliyagil Struga’ya muhterem eşiyle birlikte gelmişti.

***

Türk Kooperatifçilik Kurumu Yönetim Kurulu üyesiydim. Kurum ile Ajans Türk Matbaası arasındaki uzaklık, en çok yüz metredir. Bu yüzden Necdet Evliyagil’i sık sık ziyaret eder; kitap alış verişi yapar, Ajans Türk Dergisinin yeni çıkan sayılarını alırdım. Bu dergide de zaman zaman yazılarım yayımlanırdı.

Seçimlerde MDP’nin iktidar olması için çok çaba harcamış, maddi ve manevi olarak, büyük ölçüde yıpranmıştı. Sonra birden amansız bir hastalığı ortaya çıkmış ve 3 Nisan 1992 tarihinde hayata veda etmişti.

Yaşasıydı 99 yaşında olacaktı. Değerli dostuma bu vesileyle bir kez daha Allah’tan Rahmet diliyorum.

Yazarın Diğer Yazıları