İrfan Ünver Nasrattınoğlu

SOYOT TÜRKLERİ

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Devlet nezdinde Türk Dünyası kavramının yer etmiş olması, Üniversitelerimizde de Dünyanın neresinde yaşıyor olurlarsa olsunlar, Türkoloji araştırmaları yoğunluk kazanmıştır. Bu cümleden olarak, kıyıda köşede kalmış, hatta adı sanı unutulmuş soydaşlarımız saptanmakta ve haklarında araştırma ve derleme çalışmaları yapılır olmuştur.

Rusya içinde yaşayan ve dilleri ile kültürleri yok olma tehlikesine maruz kalan Türk kökenli insanlardan birisi de “Soyotlar”dır. Soyotlar, Türkler’dir ama bunların kesin nüfusları hakkında rakam saptayabilmek mümkün değildir. Çünkü birçok Türk toplulukları gibi onlar da acımasız bir soykırımına tabi tutulmuşlar, ya adları sanları silinmiş, ya da öteki Türk toplulukları ve hatta başta unsurlar arasında yok olmuşlardır!...

Bugünkü Rusya Federasyonunun Buryatya Bölgesinde yaşamış olan bu Türk topluluğu, fizyonomik olarak Tuva Türkleri’ne benziyorlar. Onlar uzun yıllar önceden bugüne. Buryatya'nin Ahın rayonunda yaşamaktadırlar. 

Soyot Türklerinin yerel dili yeniden düzenlenmiş ve bir ders kitabı haline getirilerek Oka'da bazı okullarda bu dilde öğretim yapılmaya çalışılmıştır. Sayan dilleri grubuna giren dilleri ve kültürleri UNESCO'ya göre yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Buryatlar arasında dağınık şekilde yaşamakta olup Rusça ve Moğol dillerinden Buryat dili yaygınlık kazandığından son zamanlarda bu diller ile konuşmakta, bir Türk dili olan öz dilleri ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Kültür ve dillerini korumak için gerek Türkiye, gerekse Türk Dünyası'ndan hiçbir destek görmemektedirler. Bu böyle devam ederse bir süre sonra asimile olacakları muhakkaktır.

Orjan Olsen, H. Printz, Anders K. Olsen, Fritz Jensen (Norveçli) ve J. E. Gustschin tarafından gerçekleşen Norveçli bilim insanlarının bilimsel bir seferinde, (Rusya)'ya 1910'lardan önce gerçekleşen araştırma seferinde Soyotların henüz Buryatlar ve Ruslar arasında asimile olmadığını görmekteyiz. Çok sayıda kültürel veri toplanmıştır. Bu etnografik veri ve fotoğraflar bilim insanları tarafından yayınlanmıştır. Olsen bu kitapta Soyot Türkçesinden kelimelerin kısa bir dizimini yapmakta, ayrıca onlarca fotoğraf yayımlamıştır. Ayrıca Şamanist inancı doğrultusunda bazı dinsel Soyot kehanetleri  anlatılmaktadır. Dini ritüeller olarak ise hem Şamanist hem de Budist öğretiler, bilgiler birlikte yer almaktadır.

Soyot Türkleri Buryatya'da Oka bölgesinde azınlık olarak yaşayan yerli halktır. Bu Bölgenin Sorok  yeri, Örlög  köyü. HujirUlaan Üde  şehrinde, Hurga ilçesinin, Bokson köyünde,  Alag Şulun yerleşiminde, ayrıca Rusya Federasyonu'nun İrkutsk bölgesinde de yaşıyorlar.

Bizim dil uzmanlarının da belirttikleri gibi, Soyot Türkçesi halis muhlis bir Türk dilidir. Bünyesine çeşitli yüzyıllarda irtibata geçtiği çeşitli dillerden de kelime alarak farklı bir görünüme bürünmüştür. Kuzeybatıdan ticari sebeplerle Fin dillerinden, güneydoğudan Moğol dillerinden, sonra Rusçadan çok sayıda kelime alsa da Türk dili özelliği bozulmamıştır. 

2003 yılında «Soyotça-Buryatça-Rusça Sözlük». Yayınlanmış olup, Oka Bölgesinde 2005 yılından itibaren Soyot Türkçesi örnek olarak bazı okullarda ders olarak okutulmaktadır.

Soyotklar, gelenek ve göreneklere bağlı insanlardır. Geleneksel sosyal organizasyon  birkaç ailenin büyüklerinin (aksakallar heyeti) oluşturduğu konseye dayanır. Bilinen temel boylar ise İrkitHaasuut ve Onhot sülaleleridir. Bunlar arasında özellikle İrkit kelimesi Tuva'da soyad olarak da kullanılmakta olup İrkutsk adı da buradan gelmektedir. Eski devirlerde İrkutsk bölgesi tamamen Tuva Türklerinin idi ve burada Ruslar yerleşmeye başlayınca Tuva Türkleri'nden İrkit boyu Tuva'ya, Soyot Türkleri'nden İrkit boyu da Buryat'yaya göçmüş olabileceği düşünülmektedir. Büyük ihtimalle İrkit bölgesi Türk toplulukları büyük bir soykırıma maruz kalmışlar ve günümüze İrkutsk'taki İrkut veya İrkit Türkleri ulaşmamıştır.

Soyotlar, Ren geyiğiYakAvcılıkHayvancılık ile meşgul olmaktadırlar. Yüzyıllardır öz topraklarında yaşayan Soyot Türklerinin toprakları Moğol toplulukları ve Ruslar tarafından işgale uğramıştır, çok sayıda insan bu topluluklar arasında asimile olup gitmişlerdir.

***

Rusya Federasyonu’nun Sibirya bölgesi bünyesinde pek çok etnik grubu barındırmaktadır. Buryatya Özerk Cumhuriyeti’nin kuzeyinde bulunan ve iki etnik grup içerisinde sayılan Soyot Türkleri de bu etnik gruplar arasında yer almaktadır. Yaşadıkları Oka bölgesine 16. Yüzyılda göç ettikleri düşünülmekte ve bölge bayrağında bulunan kar leoparı Soyotların sembolü olarak kabul edilmektedir. 

Sovyetlerin ortaya çıktığı döneme kadar kültürlerini ve dillerini çok iyi seviyede korumalarına rağmen özellikle özerklik isteğinin Sovyet çıkarlarına uygun olmadığı gerekçesiyle baskıya maruz kalmışlardır. Soyotların büyük bir kısmı Buryat olarak kayıtlara geçirilirken liderleri kurşuna dizilmiştir. 

Ekonomileri genel itibarıyla Ren geyiği yetiştiriciliğine dayanan Soyotların sürüleri 1960’lı yıllarda Sovyet yetkililer tarafından itlaf edilmiştir. Sovyetlerin yıkılmasından sonra pek çok yerde görülen öze dönüş hareketi Soyotlarda da görülmüş ve Ren Geyiği yetiştiriciliği yeniden canlandırılmaya başlanmıştır. Soyotların kültürlerinin ve dillerinin yaşatılmasında en önemli katkının Finli araştırmacı Rassadin tarafından yapıldığını söylemek mümkündür. Yaklaşık 30 yıl boyunca bölgede yaşayan insanlarla görüşmüş ve aldığı kayıtlarla 2003 yılında bir sözlük yazmıştır. 

Günlük hayatın bir parçası olan Ren Geyikleri, inanışlarına da yansımış ve şamanik ritüellerde geyiklerle ilgili unsurlara yer verilmiştir. Ritüellerinde çeşitli enstrümanlar da kullanan Soyotlara göre bu enstrümanlar vasıtasıyla büyülü, müzikal bir uçuş yapılmaktadır. Bölgede yaygın şekilde görülen Budist inanışlarıyla geleneksel inanışlar birleşerek senkretik bir yapı oluşturmuştur. 

Soyotlarda toprağa dayalı dağ kültü olduğunu söylemek mümkündür. Onlara göre Munku-Saridak adı verilen dağda yaşayan iyenin adı Buren Han’dır. Bu sebeple yüce, ulu olan dağa nispet edilerek en kutsal bayramlarının adı Ulugdag (Uludağ) şeklinde adlandırılmıştır. Kutsal dağların eteklerinde murgel adı verilen ağaçlar ya da taşlar bulunmaktadır. Oradan geçen Soyot, murgellere tazimde bulunur. Bazen de yiyecek ve içeceklerden oluşan çeşitli sunular sunar. Onlara göre evrende bulunan her şeyin bir ruhu vardır ve her şey birbiriyle görünmez bir iplik vasıtasıyla bağlanmıştır. Ruhların bazıları yardımcıları bazıları ise kötülük kaynağı olmakla birlikte şamanlar kötü ruhlarla başa çıkmak üzere yüce ruhlara başvurmuştur. 

Avcılık ile ilgili çeşitli inanışları bulunan Soyotlar, bazı hayvanları avlamanın lanetlenme sebebi olacağına inanmaktadır. Mevsimi dışında avlanmanın, demir tuzak kurmanın, bir hayvanın yavrusunu avlamanın kesinlikle yasak olduğu görülmüştür. Özellikle kuşların uçmalarından dolayı yüce ruhlarla iletişimde olabilecekleri düşüncesi bu inanca kaynaklık etmektedir. Temelde üst, orta ve alt dünya olmak üzere üç katmanlı bir evren tasavvuruna sahip olmakla birlikte geleneksel inanışlardan farklı olarak üst dünyada 33 katmanlı, alt dünyada ise 3 katmanlı bir evren tasavvuruna sahip oldukları söylenmektedir. 

Yazarın Diğer Yazıları