İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Türk Sinemasının Efsanelerinden Hulusi Kentmen

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Türk sinemasının müstesna sanatçılarından birisi olan Hulusi Kentmen, Bulgaristan’ın Tırnova kentinde 20 Ocak 1912 tarihinde Dünyaya geldi. Küçük bir çocuk iken, ailesiyle birlikte Türkiye’ye göç etti. Çocukluğunu İzmit Körfez'de geçirirken, Deniz Astsubay Okulu'na girdi. Mezuniyeti müteakip Deniz Kuvvetleri emrinde denizaltıcı Astsubay olarak görev yaptı.

Deniz Kuvvetleri'nde görev yapmakta iken 1937 yılında Kadıköy Halkevi'nde bir arkadaşının rol aldığı tiyatro oyununun provalarını izlemeye gittiğinde oyuncu eksikliği nedeniyle sahneye çıkması teklif edilince oyunculuğa başladı. Sahneye ilk defa Reşit Baran'ın yönettiği "Hisse-i Şayia" adlı oyununda çıktı ve ''Tahir'' rolünü canlandırdı. Üstlerinin hoşgörüsüyle askerlik mesleğini sona erdirene kadar askerlikle tiyatroyu bir arada yürüttü. 

1938 yılında Refika hanımla evlenen sanatçının Volkan adını verdiği bir oğlu Dünyaya geldi. Oğlunun da evlenmesi ile iki torun sahibi oldu.

1961 yılında Ordudan Emekliye ayrıldıktan sonra kendisini sahnelere ve sinemaya veren Kentmen, Halk Evlerinde, Ses Tiyatrosu'nda ve Şehir Tiyatroları'nda sahneye çıktı. 

Aynı yıl kurduğu Hulusi Kentmen Tiyatro Topluluğu ile çeşitli oyunları sahneye koydu, turneye çıktı. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle bir süre sonra tiyatrosunu kapattı. 

Şehir Tiyatroları'nda sahnelenen Çatallı Köy oyununda rol aldıktan sonra 1965 yılında bu oyunu, oyuna konu olan köyde, yani Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinin Çatallı köyünde, Hüseyin BaradanŞahin Tek ve diğer oyuncularla birlikte sahneledi. 

Bazı televizyon reklamlarında rol aldı. Sinema oyunculuğuna, 1942 yapımı Sürtük filmiyle başladı. 1945 yapımı Köroğlu filmi, rol aldığı ikinci filmdi. Ferdi Tayfur'un Senede Bir Gün (1946) adlı filmiyle yükselişi başladı. 

1980 yılında İzmir Fuarı'nda Akasyalar Gazinosu'nda solist ses sanatçısı olan, Hülya Koçyiğit'in saz kadrosunda sahneye çıktı; keman çalıp parodiler yaptı. 

Türk sinema tarihinin dram ve komedi filmlerinde yan karakter olarak "babacan patron" figürü ile özdeşleşmiş oyuncusudur. 1932-1992 yılları arasındaki elli yıllık sanat hayatı boyunca 500'e yakın sinema filmi ve dizide rol aldı.

Oyunculuğa tiyatro ile başlayan Kentmen, Halk Evleri'nde, Burhanettin Tepsi Kumpanyası'nda, Ses veŞehir Tiyatrolarında oyunculuk yaptı.

Filmlerinde onun karakterine karakter katan babacan seslerin sahipleri ise seslendirme sanatçıları Kemal Ergüvenç ve Rıza Tüzün oldu.

Kentmen, komiser, esnaf, hakim ve fabrikatör rollerinin aranan yüzü olurken, kariyeri boyunca Adile Naşit, Münir Özkul, Kemal Sunal ve Tarık Akan gibi isimlerle birçok filmde kamera karşısına geçti.

İyi filmin iyi senaryo ile mümkün olacağını savunan Kentmen, neden "iyi" rollerde yer aldığını bir röportajında, "Hem komediye hem drama uyum sağlayabiliyorum, yalnız kötü adam oynayamıyorum. Çünkü tipim kötü adama müsait değil. Bir defa oynamaya kalktım, bir şeye benzemedi." sözleriyle açıkladı.

Pala bıyıkları kadar tatlı sert ve babacan yapısıyla seyircinin gönlünü kazanan Hulusi Kentmen, Aynı zamanda keman sanatçısı ve fotoğrafçıdır.

1941-1988 yılları arasında Kentmen’in rol aldığı 278 sinema filminden bazıları şunlardır:

"Paranın gücü", "Acı Su", "Donanmanın Gülü", "Şabancık", "Taşı Toprağı Altın Şehir", "Ah Bu Ne Dünya", "Bıktım Her Gün Ölmekten", "Meraklı Köfteci", "Ah Bu Gençlik", "Minik Cadı", "Ateş Böceği", "Ah Nerede", "Üçkağıtçılar", "Baba Bizi Eversene", "Kara Murat Ölüm Emri", "Yumurcak", "Uyanık Kardeşler", "Yalancı Yarim", "Vurgun", "Keloğlan ile Cankız", "Öksüzler", "Sev Kardeşim", "Yumurcağın Tatlı Rüyaları", "Ali Baba Kırk Haramiler", "Sezercik Yavrum Benim", "Ayşecik Yuvanın Bekçileri", "Bir Katil Sevdim", "Denizciler Geliyor", "Sevgili Öğretmenim", "Şoförün Kızı", "Çanakkale Aslanları", "Kendini Arayan Adam", "Gönül Avcısı", "Sevimli Haydut", "Vatan Uğruna", "Meçhul Kahramanlar", "Efelerin Efesi", "İstiklal Madalyası", “Acımak”, “Yorgun Savaşçı”.

            Hulusi Kentmen’in rol aldığı iki tiyatro  eseri:

            *1943 – “O Adam” (İstanbul Ses Tiyatrosu)

            *1965 – “Çatallı Köy” (İstanbul Şehir Tiyatrosu)

1993 yılı Kasım ayında kalp ve böbrek yetmezliği teşhisi ile Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Kentmen, 81 yaşında iken 20 Aralık 1993 tarihinde vefat etti. 22 Aralık 1993'te Marmara İlahiyat Camii'nde kılınan cenaze namazını müteakip İstanbul’da Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.

Ölümünün 21. yıl dönümünde İstanbul Klasik Otomobilciler Derneği'nin düzenlediği bir etkinlikle anıldı. 

Sanatçının aslına oldukça benzeyen balmumu heykeli yapıldı. 

1956 model otomobili de bu etkinlikte sergilendi.

2020 yılı Ekim ayında İzmit'te hayatının bir bölümünün geçtiği evin müze yapılması kararlaştırıldı. 

1 Kasım 2022 tarihinde Google ana sayfasında Hulusi Kentmen için özel bir bölüm hazırlandı. Bu bölüm ile ilgili açıklamada, Kentmen için, "Türk sinemasının Yeşilçam döneminin en sevilen ve en üretken oyuncularından biriydi" ifadelerine yer verildi. 

Torunu Melek Kentmen, dedesinin adını yaşatmak için 2023'te Hulusi Kentmen Tiyatrosu'nu yeniden kurdu; ayrıca  Hulusi Baba adlı kitapla dedesinin hayat hikayesini anlattı. 

Yazarın Diğer Yazıları