İrfan Ünver Nasrattınoğlu

Unutulmayan Şairler

İrfan Ünver Nasrattınoğlu

“Türk Milleti Şair Millettir…” denilir. Öyledir. Kimimiz şiir yazar, kimimiz ezberimize alır, şiir söyleriz. Şarkılarımız, türkülerimiz şiirdir…Doğduğumuzda kulağımızdan yüreğimize akıp giden ninniler,şiirdir…Yaşadığımız süre şiirler dinler, şiirler çığırırız…Öldüğümüz zaman da ardımızdan okunanlar da , şiirsel dualardır…

Bizim geleneksel şiirimizde, özellikle hece ölçüsü ve aruz ölçüsü gibi belirli ölçüler kullanılır. Geleneksel şiirlerde biçimsel olarak gazel, koşma ve kaside gibi türler öne çıkar. Anlam açısından ise genellikle aşk, doğa, kahramanlık, tasavvuf gibi evrensel temalar işlenir ve duygular açık bir şekilde ifade edilir.

Türk şiirinde estetik anlayışları ve dil kullanımları, edebiyatın evrimiyle birlikte sürekli olarak değişmiş ve çeşitlenmiştir. Bu değişimin en belirgin örneklerinden biri, İkinci Yeni Şiiri ile geleneksel şiir anlayışı arasındaki farklardır. Geleneksel şiir, belirli kurallar ve biçimler etrafında şekillenirken, İkinci Yeni 1950’li yıllarda Türk Edebiyatına kazandırılan bir akım olarak, daha soyut, deneysel ve bireysel bir dil anlayışını benimsemiştir. Bu iki şiir anlayışı arasındaki farklar, dilin kullanımından biçemlere, anlam derinliğinden temaların işlenişine kadar geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Geleneksel şiir, ahenkli ve açık bir anlatımı tercih ederken, İkinci Yeni şiiri daha özgür ve deneysel bir dil ile anlam yapısına sahiptir.

İki şiirin arasındaki bu farklar, dilin kullanımından temaların işlenişine, şiirsel biçimlerden anlamın aktarılma biçimine kadar geniş bir yelpazede kendini gösterir. Bu farklılıklar, şiiri yeni bir boyuta taşımış ve Türk Edebiyatına önemli bir yenilik kazandırmıştır.

İkinci Yeni, şiirin anlamını ve biçimini yeniden sorgular; görsel imgeler ve soyut anlatımlar ile ön plana çıkar. Şairler, kelimelerle oyun yaparak geleneksel ölçü ve uyak kurallarını reddetmiş, daha özgür bir dil kullanmışlardır. Şiirlerde genellikle anlam belirsizliği, kapalı dil ve içsel dünyaya dair derinlikli anlatımlar öne çıkar.

Ben burada öncelikle, iki Cemal Safi şiiri sunacağım. Merhum dostum Cemal geleneksel şiirin ustası olup, pek çok şiiri, ünlü-ünsüz bestekârlar tarafından bestelenerek halka mal olmuştur.

 

    SENSİZ OLMADI

Kaybolan neşemi şarkıda, sazda,

Bulmayı denedim, sensiz olmadı,

Felekten bir gece çalıp biraz da,

Gülmeyi denedim, sensiz olmadı..

 

Hasreti herkesten çok tanıyorum, 

Bu zehrin üstüne yok sanıyorum,

Yaşlı gözlerimden utanıyorum,

Silmeyi denedim, sensiz olmadı..

   

Doğmanı bekledim battığın yerden,

Dönmeyi bilmedin gittiğin yerden,

Beni sarhoş diye sattığın yerden,

Gelmeyi denedim, sensiz olmadı..

   

Evlenmiş dediler, çıldıracaktım!

Resim, mektup, şiir, ne varsa yaktım,

İlmeği kaç defa boynuma taktım!

Ölmeyi denedim, sensiz olmadı... 

 

Açıklama: C:\Users\İrfan Ünver\Desktop\Documents\N A S R A T T I N O Ğ L U\Ö Z E L FOTO\EDEBİYATÇI HALKBİLİMCİ\Cemal Safi.jpg

Cemal Safi şiir okurken

 

VURGUN

Gözlerim uykuyla barıştı sanma
Sen gittin gideli dargın sayılır
Ben de bir zamanlar sevildim amma
Seninki düpedüz vurgun sayılır

 

Yalan mı söyledin göz göre göre
Ne zaman dolacak verdiğin süre
Gönülden gördüğüm takvime göre
Aldığım her nefes bir gün sayılır

 

Armağan ettiğin kutsal mendile
Akarken içimi dağlayan çile
Manavgat denilen çağlayan bile
Benim gözyaşımdan durgun sayılır

 

Ne kadar zulmetsen ah etmem sana
Her iki cihanda gül kana kana
Seninle cehennem ödüldür bana
Sensiz cennet bile sürgün sayılır

 

İkinci Yeni şiirine de, Afyonkarahisarlı Şaire Fatma Süzme hanımın bir şiirini örnek olarak sunacağım. Fatma Hanım 1928 yılında Afyonkarahisar’da doğmuş, İstanbul’da vefat etmiş olan son derece değerli bir hemşehrimiz idi. Şiirlerinde adının yanına “Afyonlu” da yazardı ve Edebiyat Dünyamız onu Fatma Süzme Afyonlu olarak tanır ve bilirdi. Güzel Sanatlar Akademisini bitirmiş, Resim-Sanat Tarihi Öğretmeni olarak uzun yıllar görev yapmıştı. Şiirleri Varlık, Türk Dili gibi önemli dergilerde yayımlanırdı. Varlık Dergisi yayınları arasında çıkan “Yeni Türk Şiiri Antolojisi”nde yayımlanmış olan bir şiirini sunmak istiyorum…

 

KEMERLERİM BOL

Belim sığdı ellerine adamın

Günden güne ireldim

Oğullandım gün gelince..

 

Şiirler yazıyorum al baştan

-Şiir sayın saymayın-

Ben beni vermeğe çalışıyorum yazdıklarıma

Bendeki seni, size, sizleri çalışıyorum

Benden size güreldim günülemeyin

Adamın elleri yazıklarıma.

 

Kuşanasım gelmiyor kemerlerim bol

Belim bilinenden ince

Daraldım.

 

Sizleri çalışıyorum kadıncıklarım..

 

Afyonkarahisar’ımızda şairlerin sayıları giderek artıyor. Kimileri geleneksel kimileri yeni şiir yazıyorlar…Benim örnek olarak sunduğum şiirler, edebiyat otoritelerinin de onayladıkları şiirlerdir.

 Benim edebiyatı, şiiri çok seven, şiirler yazıp yayımlayan, değerli dostlarım, ister geleneksel, ister yeni türde yazacakları şiirlerde mutlaka ahenge önem vermelidirler. Aksi halde eserlerinin ileriye taşınması mümkün olamaz. 

Yukarıda Eserlerinden örnekler sunduğum şair-şaire dostlarıma bu vesileyle Allah’tan Rahmet diliyorum.

Yazarın Diğer Yazıları