Cuma günü itibariyle okullar tatile girecek, girdi. Milyonlarca öğrenci, öğretmen hak ettikleri tatili yaşayacaklar. Haziran’da daha erken okulların kapanmasına alışmıştık, okulların kapanması bu sene Haziran sonunu buldu. Ara tatiller nedeniyle toplam iş gününü eğitim öğretim açısından doldurmak gerekiyor, ondan dolayı 26 Haziran okulların son iş günü oldu. Acısıyla tatlısıyla, sevinciyle hüznüyle bir eğitim-öğretim yılı daha geride kaldı. Başarılarla, sevinçlerle geçen bir yıl olması yanında, hepimizin hayatında derin izler bırakan elim olaylar da yaşandı. Urfa Siverek ve Kahramanmaraş okul saldırıları hepimizi derinden yaraladı. Ortaokul çağındaki bazı öğrencilerimiz, evlatlarımız hayatını kaybederken, lise çağındaki bazı öğrencilerimiz evlatlarımız da eski bir öğrenci tarafından yaralandılar. Tekrar başımız sağ olsun, yaraların da hızla sarılması dileğiyle.. İstanbul'da Fatma öğretmenimiz görevi başında öğrencilerini korumaya çalışırken eğitim şehit oldu, kendisine de tekrar rahmet diliyorum. Bu tarz olayların tekrar yaşanmaması en büyük dileğimiz. Güvenlik tedbirleri yanında her şeyden önce ebeveynlere büyük sorumluluk düşüyor. Kahramanmaraş olayında olduğu gib, çocuk ilgisiz bırakılır, kendisini odasına hapseder, kimseyle muhatap olmayıp sanal ortamda nerelere girdiği, kimlerle orada sohbet ettiği, belki de talimat aldığı bilinmiyorsa orada tehlike büyüktür. Bazı uygulamalar üzerinden, çocuklar öğrenciler tehdit altına alınıyor. Anne baba çocuğunun ne yaptığından kimlerle görüştüğünden, hangi sitelere girdiğinden sorumludur, ne yapıyorsa yapsın anlayışı doğru değildir. Okullardaki durumları da yakından takip edilmeli, gerekli rehberlik ve üst düzey danışmanlık, yönlendirme gerekiyorsa üst düzey tedavi ve rehberlik ilgili kuruluşlar, uzmanlar tarafından sağlanmalıdır.
Sene sonu merkezi sınavlar ekseriyetle yapıldı. Bu yazıyı AYT sınavının olduğu gün yazmıştım, 2 milyonun üzerinde öğrenci ve mezun iyi bir gelecek, iyi bir eğitim ümidiyle sınava girdiler . Hepsine hayırlı sonuçlar diliyorum, gönüllerine göre olsun. Gençlerimizin geleceğe daha büyük ümitlerle baktığı bir ülke hepimizin hayali ve hedefi. Bu da devlet- millet işbirliği ile olacak. Çok çalışmamız, gençlerimize yeni iş sahaları açmamız gerekiyor. Ülkemizdeki işsizlik oranını minimuma indirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı, gençlerimizi yaşayacakları gelecek üzerine yetiştirmeliyiz. Devir; bilim teknik, teknoloji ve ileri düzeyde sanayi düzeni. Hz Ali radıyallahu anh ‘’Çocuklarınızı kendi zamanınız değil, onların yaşayacağı devir üzerine yetiştiriniz’’ diyerek bize bu konunun ne kadar önemli olduğunu söylemiş asırlar önce. Klasikten geleneksellikten ziyade, modern çağın gereksinimlerine uygun bir şekilde yetiştirilmelidir çocuklar. Elbette ki milli ve manevi değerler, ahlaki kriterler ihmal edilmeden yapılmalıdır.
Ben hayatımı yaşayamadım, çocuğum gönlünce yaşasın deyip, gayrimeşru ortamlara özendirmek veya tepkisiz kalmak ve onları bu yönde serbest bırakmak da doğru değildir. Sorumlu bir şekilde, legal ortamlarda, legal insanlarla birlikte olmalıdır gençler. Sorunlu insanların tuzaklarına düşürülmemelidir. Madde kullanımından gerekli bilgilendirmelerle uzak tutulmalıdır.
Cuma günü karneler belgeler öğrencilere verilecek, verildi. Sevincini ailesiyle arkadaşlarıyla paylaşanlar, bunun yanında hayal kırıklığı yaşayanlar, beklediklerini bulamayan ve daha çok gayret göstermesi gereken öğrenciler var. Karnesinde kırık var diyerek hiçbir öğrencimizi üzmeyelim, belge alamadı diye çocuklarımızı gençlerimizi kırmayalım, aksine onları motive edelim, birbirleriyle kıyaslama yapmayalım, falanın çocuğu öyleyken sen niye böylesin deyip onları rencide etmeyelim. Hiçbir şey çocuğumuzdan, evladınızdan değerli değildir. Herkes kapasitesine göre hareket eder, teşbihte hata olmaz denir, yük çeken bir attan yarış atı olmasını bekleyemezsiniz, bu minvalde çocuklarımızı da yarış atına çevirmek doğru değildir. Devamlı çocuklarımızı deneme sınavları ile meşgul etmek (ölçüsünde iyidir) ve onları sınav stresine sokmak çok da doğru değildir. Ebeveynler olarak öğrencilerin sınavlardaki veya kendini denedikleri sınavlardaki net beklentileri ile onları baskı altına almak da doğru değil. Teşvik edilebilir olumlu anlamda ama üzerlerinde baskı kurmak, beklentileri uç noktalara taşımak da doğru değildir.
Bütün öğrencilerimize ve öğretmenlerimize güzel bir tatil diliyorum, yeni eğitim-öğretim yılının da şimdiden hayırlı olması dileklerimle..