Gençler geleceğimizdir, yarının büyükleri, geleceğe yön verecek bireylerdir.
Hadis-i Şerif'te Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyuruyor;
“Çocuğunuza bırakacağınız en güzel miras, onu hem dünya, hem de ahiret mutluluğuna eriştirecek bir terbiyedir.”
Peygamberimizin eniştesi ve son halife Hz. Ali ise bu meseleye şöyle yaklaşıyor;
“Her şey zeval bulmaya (yok olmaya) mahkumdur. Bunun yalnız bir istisnası vardır; o da fazilettir.”
Ünlü bestekar Beethowen ise;
“Çocuklarınıza erdemli olmayı öğretin. Onları mutlu edecek olan, para değil, erdemdir.”
Evet terbiye, fazilet ve erdem üç çok değerli kavram. Gençlerimizi bu ulvi kavramlarla buluşturmak gerekir.
Gençler, milletlerin geleceklerinin teminatıdır. Gençlerinin yetiştirilmesine, karakter ve ahlak eğitimine, milli ve manevi değerlerle donanmasına önem veren toplumlar ileriye dönük yatırım yapmış olurlar.
Gençlere nasihat etmek yerine güzel örnek olmalıyız. Zira nasihatler adresine varmayan mektuplar gibidir.
Gençlerin ahlaklı ve karakterlerinin sağlam olması, öncelikli olarak yetiştiği aileye bağlıdır. Anne ve babanın nasihat ve telkinlerden ziyade davranışlarıyla gençlere güzel örnek olmaları gerekmektedir. Genç kendisine söylenen sözlerden değil, yapılan hareketlerden etkilenir.
Arkadaş çevresi, bir guruba aidiyetin önem arz ettiği gençlik döneminde, onların davranışlarını etkileyen diğer bir etmendir. İyi bir arkadaş çevresi genci olumlu etkiler. Kötü arkadaş çevresi de olumsuz.
Gençlerin aldığı eğitimin ve öğretmenlerinin milli ve manevi yönlerini güçlendirmesi beklenir. Sevgi, saygı, yardımseverlik, fedakarlık, doğruluk, güvenilirlik, çalışkanlık, sorumluluk gençlere öncelikli olarak verilmesi gereken değerlerdir.
Vatan sevgisi, bayrak sevgisi mutlaka aşılanmalıdır. Gençlerimize tarihimiz öğretilmeli, geçmişinden örnek alarak ülkesini daha da ilerilere götürme hedefi kazandırılmalıdır.
Gençlerin örnek aldığı şahsiyetler önemlidir. Kültür erozyonuna uğramış, yaşayışı ve davranışlarıyla genci olumsuz etkileyecek ünlü kişiler konusunda genç bilgilendirilmelidir. Örf ve adetlerimizi öğretmek, milli kültürümüzü ve değerlerimizi benimsetmek elzemdir.
Şu konuya da özellikle dikkat çekmek gerekir: Meslek tercihinde ne kadar maddi getirisi olduğuna öncelikli olarak dikkat edilmesini ya da kolay yoldan çok para kazanmaya gencin teşvik edilmesini doğru bulmuyoruz. Maddiyattan ziyade maneviyat çok daha önemlidir. Maddi yönden doyan ama manevi yönden doymayan bir nefis her zaman açtır.
Hayatını sadece maddiyatla donatmış genç, mutluluğu yakalayamaz. Seçilen meslek sevilmeli, gencin yetenek ve ilgisine uygun bir meslek olmalıdır. Ve bazen de genç karşılıksız olarak çevresine bir şeyler verebilmeli, hiçbir karşılık almadan da çevresine yardım edebilmeli, bunun zevkini tatmalıdır. Sonuç olarak, çocuklarımız ve gençlerimizi milli manevi değerlerle teçhiz etmeliyiz..